Serhat ÇELEBİOĞLU
Sosyal Belediyecilik Değil, Organize İstismar
Sosyal Belediyecilik Değil, Organize İstismar
Bir çay içelim diyoruz.
İki dakika nefes alalım, bir selam verelim, bir cümle kurup dağılalım diyoruz.
Olmuyor.
Masaya oturur oturmaz mendil uzanıyor.
Ardından kalem.
Sonra “kanser hastasıyım” cümlesi.
Yetmez, “sakat bir çocuğa yardım topluyoruz.”
Peşinden üç-beş yaşı geçkin amca, teyze…
Aynı yüzler, aynı cümleler, aynı senaryo.
Her gün. Her yerde.
ATM önü, çay bahçesi, otopark, kaldırım, park…
Şehrin kamusal alanları artık kamunun değil, dilencilik düzeninin elinde.
Şimdi soruyorum:
Bu vicdanı ben mi organize edeceğim?
Ben mi çocuk işçiliğiyle mücadele edeceğim?
Ben mi sosyal hizmet planı yapacağım?
Ben mi istismar edilen çocuğu koruyacağım?
Ben mi zabıta olacağım, ben mi sosyal hizmet uzmanı olacağım, ben mi belediye başkanı olacağım?
Peki siz ne olacaksınız?
Bu bir yoksulluk meselesi değil artık.
Bu bir yönetememe meselesi.
Bu bir istismar düzeni.
Bu bir sosyal çöküşün normalize edilmesi.
6 ile 15 yaş arasındaki çocukların eline mendil verip sokaklara süren sistemin adı merhamet değildir.
Bu, çocuk istismarıdır.
Ve buna göz yuman herkes, iyi niyet maskesi takmış bir suç ortağıdır.
Zabıta yok.
Denetim yok.
Sosyal hizmet yok.
Koordinasyon yok.
Ama afiş var.
Slogan var.
“Biz sosyal belediyeyiz” cümlesi var.
Hayır değilsiniz.
Sosyal belediyecilik;
çocuğu sokaktan almakla olur,
ailesini tespit etmekle olur,
istismarı bitirmekle olur,
gerçek ihtiyaç sahibini sistem içine çekmekle olur.
Siz ne yapıyorsunuz?
Hiçbir şey.
Çünkü bu görüntü işinize geliyor.
Bu vicdan yükünü bize yıkacağınıza sorumluluk alın.
Bu sorunu çözmek çok mu zor?
Bugün bu çocuklar mendil satıyor.
Yarın ne yapacaklar?
Kimi suça itilecek, kimi kaybolacak, kimi istismar edilecek.
Ve siz yine “toplumsal sorun” diyeceksiniz.
Hayır.
Bu sizin sorununuz.
Bu sizin ayıbınız.
Bu sizin görev ihmaliniz.
Bizim şehrimizde iki belediye var.
İkisi de bu sorunu görüyor.
İkisi de çözmüyor.
Çözmek istememiyorlar demek ki
Artık yeter.
Kamusal alan dilencilikle işgal ediliyorsa,
çocuklar araçsallaştırılıyorsa,
vatandaş nefes alamıyorsa,
ve yönetim hâlâ susuyorsa…
Bu sessizlik acizlik değil, tercihtir.
Ve bu tercihin bedelini
ne çocuklar ödemeli
ne de vatandaşın vicdanı.
Utanç, koltukta oturup görmeyenlerindir.
#OBB
#ALTINORDUBELEDİYESİ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.