Bülent Hakan ALTUNCU
UYGARLIK TARİHİNİN AKIL ALMAZ DİBE VURUŞU
UYGARLIK TARİHİNİN AKIL ALMAZ DİBE VURUŞU
Sera Kadıgil yıllardır ülkenin gerçeklerini herkesin anlayacağı dille ve en üst perdeden halk tellallığı yaparak seslendiriyor ama duyan yok, önemseyen yok… Neden?
Çünkü çeyrek asırdır bu ceberut düzen değişsin de kimin değiştirme ihtimali yüksekse o değiştirsin anlayışıyla oy kullandık. Bıraktık altı altın okun ilkelerini Ekmeleddin’e, İnce’ye ve en önemlisi Kılıçdaroğlu’na bile oy verdirdiler bize. Peki altı okun altısını da savunan bir parti kalmış mıydı ortalıkta: Hayır!
Başta Devletçilik, Halkçılık, Laiklik ve devrimcilik ilkeleri sosyalist, komünist, vatan millet düşmanı ilkeler gibi algılatıldı bizlere. Kendilerini altı okun neferleri sayanlarda bu ilkeleri ağızlarına almaktan imtina ettiler. Neden?
Çünkü halk demokratik, laik, hukuk devleti anlayışını sevmedi, benimsemedi (sözde devrimci, ilerici gerçekte ise Amerikancı askeri vesayet nedeniyle); kapitalizmin dünya çapındaki emperyal değerleriyle uyuşan din tacirliğini sistemini tercih etti ve onların oylarının peşine koştu altı okun sözde neferleri. Onlarla örgütlenmeye çalıştı, onları aday gösterdi…
Dolayısıyla parti içi ilişkileri de, örgütlenmek şekilleri de rakibi oldukları parti gibi despot, üstlerine tapan, karşılıklı hitaplarını bir dava arkadaşlığından, yoldaşlığından ziyade hiyerarşik ilişkiler üzerine kuran tipik bir burjuva partisi oldular.
Peki biz bu ceberut düzenin değişmesi için; ömrümüzü harcadığımız, memleketini seven, yurttaşlarını seven, memleketinin gelirinin yurttaşlarının hepsine adil bir şekilde dağıtılmasını isteyen, yargının herkese eşit davranması gerektiğini söyleyen, üstelik tüm bu iyi niyetli düşüncelerine rağmen bedel ödeyen kesimler ta 25 yıl önceden Sera Kadıgil örneği gibi düşünen insanlarla örgütlenseydik ve iktidara alternatif olsaydık bu karanlık günleri görür müydük?
Asla, çoktan bu düzeni tarihin sayfalarına trajikomik bir hadise, toplumsal bir narkoz hali olarak not ederdik.
Yine de geç değil! Yeter ki bunlar gitsin de kim gelirse gelsin kafasından çıkmalıyız. Aslı astarı ne olduğu belli, üstelik kapitalist düzenin bize demokrasi diye oynattığı sahte tiyatroda alternatif olarak sunduğu, tıkırında giden sömürü düzenleri sarpa sarınca başımıza getirmek üzere yedekte tuttuğu partilerin oyununa gelmemeliyiz.
Altı okun altısı da bağımsız, demokratik, halklarının gerek düşüncede gerek inançta eşit olarak görüldüğü bir devlet için çok değerlidir (Pratikte yaşanmasa da).
Bir 25 yıl daha ve hatta 50 yıl daha aynı düzenin farklı giyim şekli olan ama sözde çok zıtmış gibi görünen, farklı putlara inansa da her ikisi de putperest olan ilkel insan tiplerinin hayal ettiği, temelde aynı olan düzenlerinin maşası olmaktansa kendi özgür irademizi ortaya koyacağımız hepsine pabucu ters giydirecek bir formül bulup hepsini şoke etmek, hepsini tarih sayfalarına uygarlık tarihinin akıl sır almaz dibe vuruşu olarak not etmeliyiz.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.