Necdet TOPÇUOĞLU
ORDU ŞEHİR HASTANESİ
ORDU ŞEHİR HASTANESİ
Necdet Topçuoğlu
Ordu coğrafyasında büyük tesislerin kurulması için uygun arsa bulmak oldukça zordur. Havaalanının denizin doldurulması ile yapıldığı bir bölgede arsa bulmanın ne kadar zor olduğunu anlamak zor değildir. Türkiyede kentler bir mastır plan çerçevesinde kurulmadığından, kentlerin mimari kimliklerini yorumlamak kolay değildir. Mastır plan, hayal edilen kent bütününün ayrıntılarıyla önceden planlanmasıdır. Betonlaşmanın kumaşa dökülen yağ lekesinin yayılması gibi, yayıldığı bir alanda, bilimsel esaslara uygun kentsel imar planı yapıldığından söz etmek mümkün değildir. Dünyada örnek mastır planlar çerçevesinde kurulan ve gelişmesini bu çerçevede sürdüren çok sayıda kent vardır. Bunların başında Viyana gelmektedir.

Bugün Ordu Şehir Hastanesi kardiyoloji polikliniğinde randevum vardı. Randevuyu MRHS'den almıştım. Yeni hizmete giren bu hastaneye ilk defa gideceğim için, uygun saatin öğleden sonra olmasını tercih etmiştim. Ben yinede erken gittim. Güzelyalı Mahallesinde evimin önünden geçen 53A hat numaralı dolmuşa binerek, 35 dakika gibi makul bir sürede Hastaneye ulaştım. Poliklinik sekreterliğinde kayıt yaptırmak üzere kimliğimi verip sıra almak istedim. Görevli personel, amcam sizin randevunuz saat 14:00'de, kaydınızı saat 13:00'den sonra yapabiliriz dedi. Saatime bir baktım daha üç saat zamanım vardı. Bunu fırsat bilerek hastaneyi köşe bucak dolaştım.
Ankarada Etlik ve Bilkent şehir hastanelerine defalarca gitmiş bir yurttaş olarak, Ordu Şehir Hastanesinin onlardan daha mükemmel bir tesis olduğunu gördüm. Özellikle kamu kaynakları ile yapılan bu tesisi İlimize kazandıranlara çok teşekkür ederim. Gerek Ordu Üniversitesi ve stadyumun, gerekse Ordu Şehir Hastanesinin yer seçimlerinin isabetli olmadığını düşünenlerdenim. Ancak gerçekleşmiş yatırımların kuruluş yerlerini sonradan eleştirmenin bir faydası yoktur. Bundan sonra ortaya çıkan sorunların çözülmesine odaklanmak gerekir. Saydığım tesislerin ayni bölgede kurulmuş olmaları, her gün insan yoğunluğunun o yöne akması demektir. Özellikle çevre yolunun tamamlanmamış olnası trafiğin tıkanmasına neden olmaktadır. Ayrıca çeşitli güzergâhlardan alternatif bağlantı yolları da bir an önce açılmalıdır.
Biz, yılın büyük bir kısmını Ankara da yaşayan bir aile olarak, sağlık hizmetlerini Ordu da almayı tercih ediyoruz. Hizmete ulaşmak ve hizmetin kalitesi yönünden oldukça memnunuz. Ordu da yaşayanların bu yönden şanslı olduklarını söylemek mümkündür. Sadece kamu hastaneleri değil, özel sağlık kuruluşları da gayet güzel hizmet vermektedirler. Yeni hizmete açılan Ordu Şehir Hastanesinde himet akışı yönünden bazı aksamaların görülmesi normaldir. Göç yolda düzelir, zaman içinde taşların yerine oturacağını söylemek mümkündür. Ordu'nun farklı semtlerinde bulunan kamu hastanelerinin Şehir hastanesinde toplanması doğru değildir. Hizmetin kentin farklı yerlerine dağıtılmış olması birçok yönden faydalı görülmektedir.
Rahmetli Süleyman Demirel, "en iyi, iyinin düşmanıdır" derdi. Maalesef doğduğum il Ordu da iyi yapılan herşey acımasızca eleştirilmektedir. Yatırımlar gerçekleşmeden önce yapılan eleştirilerin faydalı olduğuna inanırım. Ancak yapıldıktan sonra eleştirmenin bir faydası yoktur. Ordunun göç vermesinin arkasında çok ciddi temel sorunlar bulunmaktadır. Başta fındık olmak üzere tarım başlı başına bir sorundur. Ancak çözüm önerilerini dinleyen de yoktur. Sanayileşme yönünden Ordu yatırım fakiri bir ilimizdir. Bu nedele Yeni istihdam imkânları yaratılması mümkün görülmemektedir. Üretime pek katkısı olmayan hizmetler ve ticaret sektörü ile istihdam sorunu çözülemez.
Söz Ordu Şehir Hastanesi ve diğer sağlık kuruluşlarından açılmışken, sakıncalı gördüğüm bir hususu yetkililerin dikkatlerine sunmak isterim. Hastaneye giderken güzergâhlardaki duraklardan domuşlara binen bir kısım sağlık personeli, iş kıyafetlerini giymiş olarak yolculuk yapmaktadırlar. Bu giysiler steril giysilerdir. Personelin hastane kıyafetlerini hastanede giyinip soyunmaları gerekir. İster kamu, ister özel sağlık kuruluşlarının personeli olsun, bu yanlıştan kurtulmaları gerekir. Bu vesile ile verdikleri fedakâr ve kaliteli sağlık hizmetiyle insanrı memnun eden her kademedeki personele teşekkür ederim.
not:
1983 yılında JAIKA Bursu ile Japonya'ya gitmiştim. Ayni Burs ile gelen Hekim arkadaşlarım da vardı. Onlarla halen görüşüyorum. Zaman zaman onlarla yaptığım sohbetlerde Japonya sağlık sistemi hakkında bilgiler öğreniyordum.
Japonya da hiç kimse doğrudan hastanelere gidemez. Önce her mahallede bulunan Semt Polikliniklerine gider. Tedavileri ve ilk müdahaleleri orada yapılır. Bütün takipleri ile ilgili dosyaları oradadır. Poliklinik gerekli görürse ilgili hastaneye sevk eder.
Uygulama ciddi bir şekilde yürütüldüğü için, hastanelerde hiç kalabalık görülmez. Hastaneler daha ileri tetkik ve tedavilerle ilgilenirler.
Aslında Türkiyedeki Aile Hekimliği uygulaması, Semt Polikliniklerine dönüştürülebilir. Ordu Akyazı Mahsllesinde, Devlet hastanesine bağlı bir Poliklinik var. Ayni standartlara sahip çeşitli semtlerde poliklinikler kurulabilir. Bütün hastaların ilk başvuru tedavileri buralarda karşılanabilir.
Türkiyede Sağlık konusunda Kamu hastanelerinde her imkân var. Uygulamada ciddi eksiklerimiz bulunmaktadır. İmkânlar organize bir şekilde kullanılırsa hastalar yeterli süre tedavi hizmeti alabilirler.
Sağlık hizmetletini sistemleştirmemiz şart. Bu hali ile sistem değildir. Sistem olması için, ünitelerin makine gibi birbirini destekler şekilde çalışması gerekir.
Japonya örneği ile anlattığım bu sistemi uygulayabilirsek, hastanelerdeki kalabalıklar önlenmiş olur. Bu konu da Valilik ve İl Sağlık Müdürlüklerinin sistem eğitimi almaları gerekir.
(24, Ekim, 2026-Ordu)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.