ÖSS adaylarına tüyolar

ÖSS adaylarına tüyolar

Sınavlara hazırlık sürecinin son döneminde, en çok karşılaşılan sorunlar:

Sınavlara hazırlık sürecinin son döneminde, en çok karşılaşılan sorunlar:

Uyuyamama, olumsuz düşünceler ve rahatlayamama yani strestir. Uyku konusunu bir önceki yazımda ele almıştım. Bu yazımda olumsuz düşünceleri nasıl etkisiz hale getirebiliriz ve olumlu düşünceleri nasıl güçlendirebiliriz konusunda faydalanacağınızı ümit ettiğim etkili teknikler aktaracağım. Bir sonraki yazımda ise stres yönetimi ve etkili rahatlama tekniklerini ele alacağım.

Bu dönem içerisinde bizi en çok etkisi altına alan olumsuz düşünceler, hem etkili bir şekilde ders çalışmamızı engeller hem de olumsuz duygularla boğuşmamıza neden olur, kendi kendimizin enerji vampiri olur, enerjimizi tüketirsiniz.. Bu nedenle çok agresif oluruz, deyim yerindeyse “pat diyene güm” der hale gelir, küçücük olumsuz şeyleri büyültür, hatta olumlu olan şeyleri bile neredeyse olumsuz algılar duruma geliriz.

Sevgili dostlarım, olumsuz düşünceleri silmenin en iyi yolu, aktif bir zihinsel çaba göstererek olumlularını oluşturmaktır.



Olumlu olmanın anahtarı



Olumlu düşünmek, olumlu bir tutma sahip olmak ve olumlu bir yaşam sürmenin birinci şartıdır. Çünkü düşüncelerimiz, duygularımızın, davranışlarımızın, inançlarımızın, enerjimizin, yani hayatımızın yönünü belirler.

Bu dönemi olumlu, mutlu, umutlu, neşeli bir ruh haliyle mi geçireceğiz yoksa karamsar, stresli bir ruh haliyle mi? Bunu yönlendiren en temel ekten düşüncelerimizdir. Yani nasıl düşündüğümüzdür.

Aynen Mevlana"nın dediği gibi



Kardeşim sen düşüncelerinden ibaretsin

Gerisi et ve kemik

Gül düşünürsen gülistan olursun

Diken düşünürsen dikenlik olursun

Olumlu olmanın iki temel şartı vardır.

1- Olumlu telkinde bulunmak.

2- Olumlu düşünmek.


Olumlu telkinde bulunmak

Bir arakalaşınız size, “Lütfen beyaz bir ayı düşünmeyin” derse, sizi gerçekten bir oyuna getiriyor demektir. Normal standartlarda bir insan, bunu yapamaz. Çünkü beyin, negatif talimatları algılayamaz ve "ne kastettiğinize" değil, "ne söylediğinize" göre hareket eder. Yani üzülen bir arkadaşınıza “Üzülme” dediğinizde onu daha fazla üzmüş oluyor, kendiniz endişelendiğinizde, “Endişelenme, endişelenecek bir şey yok” dediğinizde daha fazla endişeleniyor, ağlayan kardeşinize “Ağlama tatlım” dediğinizde onu daha fazla ağlatıyorsunuz demektir.

Başkalarına ya da kendimize ne istemediğimizi değil, ne istediğimizi söylemek çok daha etkili bir yöntemdir. Üzülme yerine rahat ol, endişelenme yerine sakin ol, korkma yerine cesur ol, kendine güven demek, hem olumlu kelimelerin insan üzerindeki etkisi hem de zihinde meydana getirdiği yönlendirme açısından son derece etkilidir.

Kelimeler insanlar üzerinde ilaçlardan daha etkilidir, özellikle de insanların kendi kendilerine yaptığı iç diyaloglar.

Hangi kelimeyi kullanırsak, beynimiz o kelimenin bizde sahip olduğu anlamla ilgili bir uyarı sinyali oluşturur.

Bu kelimeler olumlu, canlı, neşeli, enerjik, ateşleyen kelimelerse bizler de o duygu durumuna girmeye başlarız.

Özetle sizin kendi kendinize neler söylediğiniz veya başkalarından neler duyduğunuz hangi duygu durumunu yaşayacağınızı belirleyen sihirli bir değnektir.

Bu nedenle “Rahat ol, sakin ol, kendine güven, neşeli, canlı ol” gibi olumlu ifadelerle telkinde bulunmak zihninizi bu olumlu yönde tetiklemenizi sağlayacaktır.

Olumlu düşünmek: Olumlu ihtimale odaklanmak

Hangi işi yapıyorsak yapalım; ister bir sınava girecek olalım, ister topluluk karşısında bir konuşma yapacak olalım, ister önemli bir görüşme yapacak olalım, beynimizin gücünü olumlu yöne tetiklemek için o işin sonundaki en iyi ihtimale odaklamalıyız ve zihnimizde o işin sonucuyla ilgili en iyi senaryonun filmini oynatmalıyız. Çünkü bu filmin hem senaristi hem de yönetmeni biziz.

Öyleyse beynimizi usta bir yönetmen gibi yönetmeliyiz. Oradaki sesleri, kelimeleri, görüntüleri, resimleri bize faydalı olacak şekilde yönetmeli ve kontrolü elimize almalıyız. Biz onu istediğimiz gibi yönetmezsek, kontrolü elimize almazsak o bizi yönetir ve kontrol eder.

En kötü ihtimale odaklandığımızda da zihnimizde oynayan filmin senaristi ve yönetmeni biz değil miyiz?

Zihninizde yaptığınız işle ile ilgili hangi filmi oynatırsanız bütün kaynaklarınızı onu gerçekleştirmek için harekete geçirmiş olursunuz.

Sınavı kazanacağınıza dair zihninizde bir görüntü veya film oluşturursanız beyniniz o sınavı kazanmak için bütün potansiyelinizi harekete geçirir ve başaramayacağınızla ilgili bütün yolları da kapatmaya çalışır.

Zaten özgüvende bu değil midir?

Özgüven kişinin “yapabileceğini görmesi ve yapabilirim” demesidir.

Eğer başaramayacağınızla ilgili bir düşünce oluşturur onun görüntüsünü veya filmini zihninizde görürseniz kendinizi başarısızlık yönünde kilitlemiş olursunuz ve potansiyelinizi kullanamaz hale gelirsiniz. Bu durum, “ Ya başaramazsam, zaten başaramayacağım, bu sefer olmayacak” gibi düşünceleri beraberinde getirir. Bu düşünceler de sizi donuklaştırır ve eylemsiz hale getirir. Ne gidip gönlünüz rahat televizyon seyredebilirsiniz ne de oturup ders çalışabilirsiz.

İşte tam bu dönemde ÖSS ve OKS"ye hazırlanan arkadaşlarda, “Ya olmazsa” düşüncesi oluşur. Bu düşünceyi etkisiz hale getirmenin en iyi yolu ertelemektir ve kendinizi şimdiye, şu an yapmanız gerekenlere odaklamanızdır.

“Ya olmazsa” düşüncesini sınavdan sonrasını atın gitsin ve onu olmadığı zaman düşünün.

Şimdi sınavında, elinizden gelinin eni iyisi yapabileceğinizi, yapabileceğinizin en iyisini yapabileciğinizi düşünün ve olması için ne gerekiyorsa onu yapmaya konsantre olun. Çünkü sizin üzerinize düşün tek bir görev var. O da; elinizden gelinin en iyisini yapmak.

Bunun için zihniniz hep şimdide ve burada olun ve önünüze bakın…

Ayrıca saat saat yaşayın. Bir saat öncesi ya da sonrası sizi ilgilendirmiyor. Çünkü insanlar bu dönemde saatlik değişirler. Bir saat önce kendinizi iyi hissedersiniz, bir saat sonra bir bakmışınız tam tersine depresif olmuşunuz. Asloloan içinde bulunduğunuz anı iyi değerlendirmektir.

Ayrıca önemli bir uyarı: Kesinlikle kendinize etiket vurmayın.

Yani herhangi bir olumsuz duygu yaşadığınızda, “Eyvah, paniklemeye başladım, strese girdim” gibi etiketlemelerde bulunmayın. Bu durumun sadece o anlık bir durum olduğunu ve geçici olduğunu bilin. Bu tür olumsuz durumlar, yoğunluktan, yorgunluktan, uyku düzenin bozulmasından kaynaklanır. Biraz dinlenip kendinizi toparladığınızda ve kendinize olumlu telkinlerde bulunduğunuzda kontrolü tekrar ele alırsınız.

Kalan bu zamanı elinizden gelinin en iyisini yaparak değerlendirin. En kötü ihtimalde bile bu sizin faydanıza değil mi?

Son olarak bu süreç için en iyi düşünce tarzı “Bu benim en iyi sınavım olacak ve elimden gelinin en iyisini yapacağım diye düşünmektir. Neden olmasın ki? Zihninizi neden olmayacağı ile değil, nasıl olabileceği ile meşgul edin..

Bu düşünce bütün olumsuz düşüncelerinizi siler. Bu cümleleri yazıp çalışma masanıza asabilirsiniz.

Bu nedenle, gözünüz daima hedefinizde olsun, çünkü, gözünüzü hedefinizden ayırdığınız an engelleri görmeye başlarsınız..

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.