Bülent BAŞARAN
BU DA BİZİM HALİMİZ!
Sürekli kendimizi eziyoruz. Melankolik bir şekilde tarihimizin yiğitlerine ağlıyoruz. Ama öte taraftan yeni yiğitler ortaya çıkarabilecek şartları yaratmakta üstümüze düşeni yapmıyoruz.
Kimseye gerek yok, biz kendi kendimizi aşağılıyoruz.
Kendimize inanmıyoruz. "Biz azız, bir avucuz" diyoruz. Çoğalmayı, birleşmeyi ve alternatif oluşturmayı düşünmüyoruz. Sisteme bayrak açıyoruz lakin bir kısmımız bir ucundan, bir kısmımız diğer ucundan sisteme entegre olarak kendimizi var etmeye çalışıyoruz.
Olası tüm kadrolarımızı sistemin kirli siyaset çarkının arasında ezdirip un ufak ediyoruz. İnsanları, kendi yanımızda durmaya ve alternatif bir yapıda örgütlenmeye değil; var olan ilkesiz, çapsız, ne yapacağını bilemeyen ve bir kısmı etik değerlerden yoksun sistem içi bir muhalefetin peşine düşmeye davet ediyoruz. Halka, biricik kurtuluş olarak, tam karşısında durmamız gereken bir burjuva yapıya destek olmayı reçete ediyoruz.
Küçülüyoruz, daralıyoruz, yok oluyoruz... Kendimize olan inancımızla beraber, sınıfın ve halkın da bize olan inancını kaybediyoruz. 1970'li yılların öznel koşullarında ortaya atılmış -bugün için- demode olmuş yaklaşım farklarına kendimizi hapsediyoruz. Nüfusun 79 milyonunun şehirlerde yalnızca 6 milyonunun köylerde yaşadığı bir dağılımda, kent-kır ayrımına dayalı söylemleri birer ayrılık noktası olarak görmeye devam ediyoruz.
Göç olgusunun toplum demografisinde yarattığı değişimi, kentlerin varoşlarına yığılmış insanların oluşturduğu yeni ve karmaşık üretim ilişkilerini, finans kapitalin uluslararası ilerleyiş sürecini, iletişim teknolojilerinin insanlarda yarattığı moral ve ahlaki değişimleri gözden kaçırıyoruz. Kapitalizm artık "insana bile ihtiyaç duymayacak" bir noktaya doğru evriliyor.
Kapitalizmin bir kuantum başarısı ya da bilimsel ilerleme diye her geçen gün güzellediği "yapay zekanın", Marx'ın bahsettiği "yabancılaşma" olgusunun ulaştığı en uç nokta olduğunu görmüyoruz. İnsani yeteneklerimizin teknoloji aracılığıyla tersine bir evrimle yok edildiğini algılamıyoruz. Kapitalizmin giderek insanı ve hatta tüm canlılığı yok ederek, dünyayı sadece küçük bir azınlık için yaşanabilir olan küçük ütobik bir alana çevirmeye çalıştığını fark etmiyoruz. Dünyanın her tarafında kapitalistlerin, doğal kaynakları, ormanları ve suları nasıl onulmaz bir şekilde yok ettiğine bakınız. Çünkü onlar buna ihtiyaç duymayacakları küçük bir dünya modeli inşa ediyorlar. Bizim doğamız ve sağlığımız onların umurunda bile değil!
Özel okul taksitlerine zam yapılmasına, özel hastane katkı paylarına zam yapılmasına yada yurtdışı harç bedellerinin artırılmasına karşı çıkmayı muhalefet kabul ediyoruz. Emlak vergisi, motorlu araç vergisi gibi "servet vergilerine" karşı çıkıyoruz. Yanlış yerde durduğumuzu bile fark etmiyoruz.
Evet Mahir Çayan "herkes faşizmin zindanlarında buluşur" dedi, doğru da dedi ama faşizmin farklı renkleri arasında da eriyip kaybolun demedi. Tüm sınıfsal duruşumuzu kaybedip, burjuva sosyal demokrasinin "sandık demokrasisi" tuzağına çekiliyoruz. Öyle yada böyle kendimizi sistemin içine hapsediyoruz.
Tüm sol, sosyalist partilere ve onların çeperinde bulunan sempatizan insanlara çağrımdır. Bir araya gelmek zorundayız. Bir alternatif oluşturmak zorundayız. Nicel olarak büyük kalabalıkları şu an oluşturamayabiliriz ama nitelik olarak en güçlü muhalif damarı yaratabiliriz. Halkın ve sınıfın karşısına bu birleşik yapı ve dayanışma ile çıkarsak, yarın büyük kalabalıkları yanımıza çekebiliriz. Örgütlerinizi buna zorlayınız. Israr ediniz. Biz kendimize inanmadan ve bir araya gelmeden kimse bize inanmaz ve yanımızda durmaz.
Canım bilinçli, eğitimli, enerji dolu ve gelecek kaygısı nedeniyle çıkış yolu arayan gençleri sosyal demokrasinin kirli siyasetinin arkasına eklemleyerek Türkiye'yi bundan sonraki süreçte AKP/CHP farksızlığına hapsetmeyelim. Eğer şu bir kaç yıl içinde -gerçek- bir muhalif kanal oluşturamazsak tıpkı ABD'deki gibi Demokratlar ve Cumhuriyetçiler seçimi yaparız. Her defasında kazanan sahte burjuva demokrasisi ve kapitalizm olur.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.