Bülent BAŞARAN

Bülent BAŞARAN

ALTAN TAN, LAİKLİK ve ALEVİLER

ALTAN TAN, LAİKLİK ve ALEVİLER

Türkiye'de yanlış bir laiklik tanımı ve yine aynı ölçüde yanlış bir laisizm anlayışı var. Bu anlamda Türkiye Cumhuriyeti Devleti 103 yıllık tarihi boyunca hiç bir zaman laik bir devlet olmamıştır. Ama bu, Altan Tan gibi bir siyasi yanılgı ve enkazın söylemlerini doğrulamaz.

Laiklik; tüm inançların özgürce yaşanabilmesi için devlet tarafından güvence altına alınması, farklı inançlara sahip insanların inanç ve kimliklerine eşitlik / tarafsızlık ilkesine göre yasal güvencenin sağlanmasıdır.

Bizdeki laiklik ise Diyanet İşleri Başkanlığı'nın kurulmasıyla birlikte baştan ölü doğmuştur. Ülkemizde laiklik; Sünni İslam'ın ehlileştirilmiş fıkhi ve itikadi bir kolunun kutsanıp, geri kalanının "öcü ve zararlı" ilan edilişinden başka bir şey değildir. Tekke ve Zaviyelerin Kapatılmasına İlişkin Kanun, bu anlamda "egemen inanç biçiminin" ilanına, diğerlerinin ise tümüyle yasaklanmasına hizmet etmiştir.

img-0706.jpeg

Devlet, farklı inançlara saygı duymak ve onları güvence altına almak yerine, "devlet dini" olarak benimsediği egemen bu inancın, yayılmasını ve gelişmesini finanse etmektedir. Yani Cumhuriyetimiz hiç bir gününde laik olamamıştır. Devletin inşa ettiği ve yine devletin maaşlı personelleri tarafından yürütülen bir itikadın egemen olduğu bir ülke laik olamaz.

Altan Tan ve benzeri "İslamcıların" Türkiye'de gerçek bir laikliğin oluşturulması yönünde bir iradeleri ve talepleri yoktur. Onlar, tam zıt yönde ilerleyerek ülkenin bir inanç bataklığına dönüşerek, yine aynı Sünni İslam'ın başka başka kollarının devlet tarafından finanse edildiği ve devletin ruhuna egemen olduğu bir sistem umut ediyorlar.

Bu bağlamda onlar, Alevileri ve Sosyalistleri buna karşı gelirken, resmi Kemalist ideoloji ile işbirliği yapmakla suçluyorlar. Aleviler, Diyanet İşleri Başkanlığı finansörlüğünde oluşturulan mevcut laikliği değil, gerçek laikliği savunmaktadır. Lakin mevcut laikliği eleştirirken, Türkiye'nin mevcuttan daha beter bir dinsel kuşatma ile çevrelenmesine de müsade etmeyecektir.

Mevcut laiklik tanım ve uygulamasının Altan Tan ve benzerlerinin, kitlenin moral noktalarına temas etmesine ve etkilenmelerine neden olduğu ortadadır. Bunu çözmenin en kestirme yolu, yeni oluşturulacak anayasada gerçek bir laiklik tanımı yapmak ve Diyanet İşleri Başkanlığını kapatmaktır. Zorunlu din derslerini kaldırmak ve İmam Hatip okullarını kapatmaktır. Devletin, herhangi bir inancın finansı, öğretilmesi ve yaşatılmasıyla olan tüm bağı kesilmelidir.
@öne çıkar

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.