BELEDİYE MECLİS ÜYELERİ, TARİHE HESAP VERECEKSİNİZ; AMA FATURAYI TORUNLARINIZA ÖDETECEKSİNİZ
Bu görevlendirme hangi ölçütlere göre yapılmıştır? Müdür vekilliği ne zamandan beri devam etmektedir? Geçici olması gereken vekâlet neden kalıcı bir görünüm kazanmıştır? Altınordu gibi büyük bir ilçede bu iki müdürlüğü ayrı ayrı yönetecek liyakatli insan
BELEDİYE MECLİS ÜYELERİ, TARİHE HESAP VERECEKSİNİZ; AMA FATURAYI TORUNLARINIZA ÖDETECEKSİNİZ
NEVZAT AKATA*
Yaklaşık çeyrek milyon insanın yaşadığı Altınordu, yalnızca bugünün belediye sınırlarından ibaret değildir. Bu şehir; yüzyılların biriktirdiği tarihi, farklı toplulukların bıraktığı kültürel mirası, sokakları, mahalleleri, türküleri, gelenekleri ve ortak hafızasıyla büyük bir bütündür.
Hiçbir belediye başkanı, hiçbir müdür ve hiçbir siyasi kadro bu birikimin sahibi değildir. Onlar ancak geçici süreyle görev yapan emanetçilerdir. Asıl sahip, Ordu halkıdır.

Altınordu Belediyesinin resmî internet sitesinde Dr. Onur Yılmaz’ın hem Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğünde hem de Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğünde görevli olduğu görülüyor. Kültür müdürlüğündeki görevi “müdür vekilliği” olarak belirtiliyor.
Öncelikle açıkça ifade edeyim: İki ayrı maaş alındığına ilişkin elimde herhangi bir belge yoktur ve böyle bir iddiada bulunmuyorum. Benim eleştirim maaşa değil, belediyenin iki önemli görev alanının aynı kişide toplanmasına yöneliktir.
Basın müdürlüğü, belediyenin yaptıklarını halka anlatır. Kültür müdürlüğü ise şehrin kültür politikasını oluşturur ve uygular. Hem kültürel faaliyeti hazırlayan hem de bu faaliyetin kamuoyuna nasıl anlatılacağını belirleyen yapı aynı kişiye bağlandığında, doğal olarak şu sorular ortaya çıkar:
Bu görevlendirme hangi ölçütlere göre yapılmıştır? Müdür vekilliği ne zamandan beri devam etmektedir? Geçici olması gereken vekâlet neden kalıcı bir görünüm kazanmıştır? Altınordu gibi büyük bir ilçede bu iki müdürlüğü ayrı ayrı yönetecek liyakatli insan mı bulunamamıştır? Görevlerin aynı kişide toplanmasının kurumsal verimliliğe katkısı nedir?
Bu soruları sormak kimseye hakaret değildir. Kamu görevinin nasıl yürütüldüğünü sorgulamak, her yurttaşın demokratik hakkıdır.
Kendisini AKP belediyeciliğinden farklı bir anlayışın temsilcisi olarak halka sunan Başkan Ulaş Tepe’nin de bu sorulara açık biçimde cevap vermesi gerekir. Çünkü siyasal farklılık yalnızca parti amblemiyle, seçim sloganıyla veya “kazandık, aldık, yendik” sözleriyle kanıtlanamaz.

Bir kenti yönetmek güreş müsabakası değildir. Belediye başkanlığı kazanılacak bir kupa, şehir de ele geçirilecek bir ganimet değildir. Halk size şehri vermedi; belirli bir süre için şehre hizmet etme yetkisi verdi.
Dün iktidar partisini görevlerin ve yetkilerin aynı kişilerde toplanması üzerinden eleştirip bugün benzer bir yöntemi kendi belediyenizde uygularsanız, yurttaş doğal olarak şunu sorar:
“İsimler değişti de yönetim anlayışı gerçekten değişti mi?”
Benim temel itirazım tam olarak budur.
## KÜLTÜR, KONSER TAKVİMİNDEN İBARET DEĞİLDİR
Ordu kültürünü birkaç konserden, birkaç şenlikten ve belediye etkinlik alanında toplanan kalabalıktan ibaret göremezsiniz.
Burada sanatçıların emeğini küçümsemiyorum. Sahneye çıkan her sanatçıya ve onu dinlemeye gelen her yurttaşa saygım vardır. Ancak bir belediyenin kültür politikası yalnızca sahne kurmak, sanatçı getirmek ve etkinlik fotoğrafları yayımlamak değildir.
Kültür dediğimiz şey; bir şehrin hafızasını korumak, geçmişini araştırmak, yerel sanatçılarını desteklemek, sözlü tarihini kayda geçirmek ve farklı topluluklardan gelen insanlarını ortak bir şehir kimliği etrafında buluşturmak demektir.
Ordu’nun kültürel yapısında Çepnilerin, Hemşinlilerin, Gürcülerin, Lazların, Giresunluların, Trabzonluların, Gümüşhanelilerin, Tokatlıların, Sivaslıların ve daha birçok topluluğun izi vardır. Taşbaşı’nda yaşamış Ermeni ve Rumların bıraktığı tarihsel mirası görmeden Ordu tarihi anlatılamaz. Karadeniz’in kadim topluluklarına, “Demirciler Ülkesi” anlatılarına ve bölgenin tarihsel katmanlarına sırtınızı dönerek kapsamlı bir kent kültürü oluşturamazsınız.
Boklu Dere’de balık tutmuş, Taşbaşı’nın taşına toprağına basmış, Şarkiye sokaklarında çocukluk yaşamış kuşakların taşıdığı kent hafızası da bu kültürün bir parçasıdır.
Peki belediyenin bütün bu zenginliği kapsayan yazılı bir kültür politikası var mıdır?
Ordu’nun kültürel miras envanteri hazırlanmış mıdır? Taşbaşı’ndaki tarihî yapıların mülkiyet, korunma ve restorasyon durumları belirlenmiş midir? Yerel sanatçılara ayrılan bütçe ne kadardır? Konser ve etkinliklerin maliyetleri, sanatçı seçim ölçütleri ve katılım verileri kamuoyuyla paylaşılmakta mıdır? Ordu’nun sözlü tarihi için bir arşiv çalışması yapılmakta mıdır?
Bunların cevaplarını bilmek istiyoruz.
Çünkü kültür müdürlüğü yalnızca etkinlik düzenleyen bir organizasyon bürosu değildir. Kültür müdürlüğü, şehrin geçmişiyle geleceği arasındaki bağı kurmakla yükümlüdür.
## AKADEMİK UNVAN, KAMUSAL DENETİMİN YERİNE GEÇMEZ
Belediyenin resmî özgeçmişine göre Dr. Onur Yılmaz, “Hemşehrilik ve Hemşehri Derneklerinin Kültürel Boyutu” başlıklı çalışmasıyla doktora unvanını almıştır. Bu, kendi alanında verilmiş akademik bir emeğin sonucudur ve küçümsenemez.
Benim itirazım kişinin akademik unvanına değildir.
Ancak hiçbir akademik unvan, belediye yönetimindeki uygulamaları eleştiriden muaf hâle getirmez. Tam tersine, kültür ve halk bilimi alanında akademik çalışma yapmış bir yöneticiden beklenti daha yüksek olur.
Bu akademik birikim Ordu’nun kültür envanterine, tarihî yapıların korunmasına, yerel sanatçıların desteklenmesine, kent arşivine, sözlü tarih çalışmalarına ve mahalle kültürlerinin yaşatılmasına ne ölçüde yansımıştır?
Sorulması gereken budur.
Kişisel sosyal medya hesabının gizli tutulması ise herkesin hakkıdır. Hiç kimse özel hayatını veya kişisel hesabını kamuya açmak zorunda değildir. Fakat basın ve kültür gibi halka dönük iki kamusal görevi birlikte yürüten bir yöneticinin çalışmalarına ilişkin bilgiler, belediyenin kurumsal kanallarında eksiksiz ve erişilebilir biçimde bulunmalıdır.
Etkinlik programları, harcamalar, faaliyet raporları, sanatçı seçim ölçütleri, kültür projeleri ve hedefler açıkça yayımlanmalıdır. Kişisel hesap kapalı olabilir; fakat kamu görevi kapalı kutu olamaz.
## YANLIŞ KARARLARIN FATURASINI YÖNETİCİLER DEĞİL, HALK ÖDÜYOR
Yöneticiler görev sürelerini tamamlayıp giderler. Fakat verdikleri yanlış kararların maddi ve manevi bedeli şehirde yaşamaya devam eder.
Ben Süleyman Felek Caddesi’ndeki kaygan zemin üzerinde düşerek dizimden sakatlandım ve iki operasyon geçirmek zorunda kaldım. Bu benim yaşadığım somut bir tecrübedir. Birileri malzeme seçer, uygulamayı yapar ve görevinden ayrılır; fakat faturayı yıllarca yurttaş öder.
Aynı durum tarihî yapılar için de geçerlidir.
Taşbaşı’ndaki eski yapıların korunması için kapsamlı bir plan hazırlanmazsa birkaç yıl sonra ortada korunacak tarih kalmayacaktır. Bir önceki yönetimden devralınan projeler açılırken başlangıç ve tamamlanma tarihleri açıklanmazsa belediyecilik, hizmetten çok tanıtım faaliyetine dönüşür.
Kreş ve gündüz bakımevi elbette temel bir toplumsal ihtiyaçtır. Ancak bir kamu binasının başka bir işleve dönüştürülmesinde yer seçimi, kapasite, dönüşüm maliyeti ve kullanım gerekçesi kamuoyuna açıklanmalıdır. “Biz yaptık” demek yetmez; neden, nasıl ve kaça yapıldığı da anlatılmalıdır.
İşte siyaset ile reklam arasındaki fark burada ortaya çıkar.
## BELEDİYE MECLİS ÜYELERİ NEDEN SUSUYOR?
Asıl sözüm belediye meclis üyelerinedir.
Benim kullandığım halk diliyle “Başkan, burada ne oluyor?” demek zorunda değilsiniz. Ancak soru sormak, önerge vermek, genel görüşme istemek, faaliyet raporlarını incelemek ve kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığını denetlemek zorundasınız.
Çünkü belediye meclis üyeliği, toplantı günü gelip yalnızca parmak kaldırmak değildir.
Şu soruları neden gündeme getirmiyorsunuz?
İki ayrı müdürlüğün sorumluluğu neden aynı kişide toplanmıştır? Müdür vekilliği neden sürmektedir? Bu görevlendirme nedeniyle herhangi bir ilave ödeme yapılıp yapılmadığı neden açıkça ilan edilmemektedir? Belediyenin yazılı kültür stratejisi nerede? Kültür etkinliklerine ne kadar para harcanmıştır? Yerel sanatçılara ne kadar alan açılmıştır? Taşbaşı’nın tarihî mirası için hangi somut adımlar atılmıştır?
Bu soruları sormayacaksanız neden belediye meclis üyesi oldunuz?
Siyaset yalnızca AKP’ye karşı konuşmak değildir. AKP’de eleştirdiğiniz yöntemlerin kendi partinizde uygulanmasına da karşı çıkabilmektir. Gerçek demokratlık, kendi mahallenizdeki yanlışa itiraz edebildiğiniz gün başlar.
Solculuk ise bir rozet veya seçim döneminde kullanılan bir sözcük değildir. Solculuk; kamuculuk, liyakat, şeffaflık, halkın yönetime katılması, kültürel mirasın korunması ve kamu kaynaklarının hesabının verilmesidir.
AKP’nin yönetim anlayışını eleştirip onun yöntemlerini başka bir amblem altında tekrarlarsanız, yalnızca kendinize değil; sol, sosyal demokrat ve ilerici değerlere de zarar verirsiniz.
Ben Başkan Ulaş Tepe’ye veya belediye yöneticilerine kişisel öfke duymuyorum. Onların özel hayatlarıyla ilgilenmiyorum. Ben, uyguladıkları politikaları eleştiriyor ve kamu görevlerini nasıl yürüttüklerini sorguluyorum.
Bu mücadele demokratik bir haktır ve Ordu’ya karşı sorumluluğumdur.
Belediye meclis üyelerine son çağrımdır:
Bu görev dağılımını meclis gündemine taşıyın. Belediye başkanından açık ve yazılı açıklama isteyin. İlgili görevlendirmelerin yeniden değerlendirilmesini talep edin. Kültür politikası, etkinlik bütçeleri ve tarihî mirasın korunması konusunda kamuoyuna açık rapor hazırlanmasını sağlayın.
Yalnızca parmak kaldırıp indiren insanlar olarak değil, gerektiğinde kendi yönetimine de itiraz edebilen halk temsilcileri olarak tarihe geçin.
Bugün susarsanız yarın isimleriniz hatırlanmayabilir. Fakat suskunluğunuzun yol açtığı kayıplar bu şehrin hafızasında kalır.
Torunlarınızın bir gün toplumun karşısına çıkarak, “Benim dedem, benim ninem bu şehrin kültürüne ve geleceğine sahip çıktı” diyebilmesini istiyorsanız şimdi konuşun.
Bu haberi bu örnek şablondaki gibi yap. Düzenle.
Çünkü tarih yalnızca belediye başkanlarını değil, onların karşısında susanları da yazar.
**BELEDİYE MECLİS ÜYELERİ, TARİHE HESAP VERECEKSİNİZ; AMA FATURAYI TORUNLARINIZA ÖDETECEKSİNİZ.**
Metindeki iki görev ve doktora bilgileri belediyenin kendi sayfalarıyla doğrulanmıştır: [Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü](https://www.altinordu.bel.tr/basin-yayin-ve-halkla-iliskiler-mudurlugu), [Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü](https://www.altinordu.bel.tr/kultur-sanat-ve-sosyal-isler-mudurlugu).
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.