Necdet TOPÇUOĞLU

Necdet TOPÇUOĞLU

FINDIK ZAMANI DEĞİL, ÜRETİCİNİN DERT ZAMANI

FINDIK ZAMANI DEĞİL, ÜRETİCİNİN DERT ZAMANI

Necdet Topçuoğlu

Daha önce satılıncaya kadar fındığın sahipsiz olduğunu yazmıştım. Satıldıktan sonra fındığın sahibi, satın alanlardır. Ancak fındık piyasası da sahipsiz ve başıboş bir piyasadır. Bugün Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, ayaküstü TMO’nun fındık alım fiyatlarını açıklamıştır. Kimse bu fiyatların ne anlama geldiğini bilmemektedir. Tarım ürünlerinde Devlet müdahale alımları ile piyasaya giriyorsa, açıkladığı fiyatın taban fiyat olması gerekir. Müdahale alımlarını gerçekleştirmekle görevli olan Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), açıklanan fiyattan bütün ürünü almak durumundadır. TMO fındık piyasasında fiyat düzenlemesini yapmakla görevlidir. Görevi, üreticinin fındığını tüccarın ucuz fiyattan almasını önlemektir.

Ancak Toprak Mahsulleri Ofisi fındık konusunu bir türlü öğrenememiştir. Bu Kurum, hububat alımları konusunda uzmandır. Kuruma Karadeniz bölgesinde fındık alım görevi verilmesi doğru değildir. TMO, fındık sezonunda konuşulanları boşa çıkarmak amacıyla, fındık fiyatlarını bir bildiri ile açıklamıştır. Buna göre, Levant kalite fındığın kilogram fiyatı 250 TL, Giresun kalitesi fındığın kilogram fiyatı ise, 255 TL olarak duyurulmuştu. Ayrıca yüksek randımanlı fındık için, Giresun kalitesi fındıkta randıman başına 5,10 TL, Levant kalitesi fındıkta ise 5 TL ilave ödeme yapılacağı bildirilmiştir. Bunun da yaklaşık olarak 5 Dolara karşılık geldiği ifade edilmektedir. Anamuhalefet Partisi de fındık fiyatının en az 350 TL olmasını istemişti. Ancak üreticilerin TMO tarafından açıklanan fiyatı yeterli bulmadıkları görülmektedir.

Açıklanan fiyatların taban fiyat mı, yoksa tavan fiyat mı olduğu belirtilmemiştir. Ancak uygulamalar bize söz konusu fiyatların tavan fiyat olduğunu göstermektedir. Her yıl TMO fındık alımlarını sudan sebeplerle zorlaştırarak, tüccarın ucuz fiyata fındık almasına çanak tutmaktadır. Bu durumda TMO, çiftçiyi koruyan değil, çiftçiyi tüccara, tefeciye soyduran Kurum olarak görev yapmaktadır. 2026 yılı fındık sezonu için verilen fiyatlar bir önceki yıl fiyatlarına göre artmış olmasına rağmen, dünya ortalama fiyatlarının gerisinde kalmıştır. Ayrıca Altın fiyatları ile kıyaslandığında üretici kayıptadır.

Hasat öncesinde bütün fındık üreticileri nakit sıkıntısı çekmektedirler. Elde avuçta ne varsa bütün para, daldaki fındığa dönüşmüştür. Gübre, ilaç, dip sürgünü ve ot biçme işçiliği üreticilerin elindeki parayı tüketmiştir. Hasat zamanı geldiğinde, amele, nakliye, patoz parası için üreticiler, devletten düşük faizli güçlendirme kredisi alamadıkları için, piyasada örgütlenen tefecilere başvurmaktadırlar. Tefeci piyasasında faizler akıl almaz derecede yüksek ve kontrolsüzdür. Halbuki TMO gerçekten çiftçiyi destekliyorsa, çiftçinin hasat öncesi ihtiyaç duyduğu paraları avans olarak vermelidir. Bu uygulamanın Türkiye de örneği bulunmaktadır. Şeker Şirketi, Şeker Pancarı üreticilerine hasat öncesi masrafları için, %60’a kadar avans vermektedir.

Diğer taraftan, bahçe sahipleri ile, fındık toplama işçileri arasında geleneklere bağlı, kontrolsüz bir ücret ilişkisi bulunmaktadır. Fındık toplama işçileri Dayıbaşı denilen kişiler tarafından organize edilmektedir. Dayıbaşı ve aşçılar hiç fındık toplamadıkları halde çift yevmiye almaktadırlar. Amelenin sayısal durumuna göre, çuvalcı, harmancı ve peşçi gibi unvanlarla farklı yevmiyeler alan kişiler bulunmaktadır. İşçilerin yevmiyeleri yemekli ve yemeksiz olma durumuna göre farklılıklar göstermektedir. Ayrıca bahçe sahibi işçilere iaşe ve yakacak tüp vermektedir. Hesaplandığı takdirde burada haksız bir düzen oluşmuş durumdadır. Hasat öncesinde Ziraat Odaları ve Mülki Amirlerin ücret açıklamalarının hiçbir yaptırımı ve geçerliliği bulunmamaktadır.

Bahçe sahiplerinin bütün harcamalarının fiyatları belli olmasına rağmen, fındığını ne zaman ve kaç TL’ye satacağı belli değildir. Bu belirsizlik içinde bahçe sahiplerinin üretime devam etmeleri mümkün değildir. Yevmiyelerin 2000-2500 TL arasında olacağı konuşulmaktadır. Üretici olmaktansa, yevmiyeci olarak fındık toplamanın daha kazançlı olduğunu söylemek mümkündür. Aynen yaş çay yaprağı üretiminde olduğu gibi, fındıkta da üretim asli geçim kaynağı olmaktan çıkmıştır. Bütün dünya da yeni üretim teknolojileri devreye konulurken, fındık üretiminde atadan dededen kalma usuller kullanılmaktadır. Fındık üretiminde işçilik en büyük payı tutmaktadır. İşgücünden ve zamandan tasarruf sağlamak için, dünya ülkelerinde uygulanan yenilikler takip edilmelidir.

Siyasi Partiler fındık sorununun çözülmesini istememektedirler. Çünkü fındık sorunu çözülürse bu bölgede siyaset yapacak konu kalmaz. Her parti çözümsüzlük üzerinden popülizm yaparak siyasi menfaat devşirme peşindedir. Liderler konuşmalarında iktidarı eleştirmenin dışında, temel sorunların çözülmesine yönelik bir öneride bulunmamaktadır. Fındığı sahiplenecek bir Kamu Kurumu mutlaka kurulmalıdır. Bu kadar büyük parasal hacmi bulunan bir ürünün sahipsiz olması kabul edilebilir bir durum değildir. Nasıl ki, Şeker Pancarının sahibi Şeker Şirketi, yaş çay yaprağının sahibi Çay-Kur ise, Fındığın sahibi de bir Kamu İşletmesi olmalıdır. Yanlış ise Şeker Şirketi ve Çay-Kur kapatılmalıdır. Doğru ise, fındık ta sahiplendirilmelidir.

(08, Ağustos, 2026-Ordu)

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.