Mustafa Lütfü KIYICI

Mustafa Lütfü KIYICI

15-16 Haziran Milattır.

15-16 Haziran Milattır.
Delikanlı sıfatı sadece bize has bir sıfat mıdır?
Türkiye’de gençlik hareketleri hep düzene karşı ve ileri ve daha adil bir düzen amacında olmuştur. Jön Türk hareketinde de böyle olmuştur, Kurtuluş Savaşı yıllarında henüz Erzurum-Sivas Kongre Yıllarında da TIBBiye talebesi Hikmetin söyleminde gerektiğinde Mustafa Kemal’e karşı bile ;”Siz bile vaz geçseniz !” ile başlayan gençlik hissiyatını dile getirmesi tarih sayfalarındadır.
Yakın tarihimizde DP İktidarına karşı üniversite gençliğinin 28 Nisan’da başlayan direniş hareketinde gençlik Turan Emeksizi şehit vermiş ve onun Hürriyet Meydanı adı verilen Bayazıt Meydanında Büstü dikilmiştir.
68’li yıllara doğru gelinirken, dünya gençliğinde bir baş kaldırı rüzgârı esmektedir ve hepimizi etkilemiştir. Vietnam Savaşı zafere doğru koşmaktadır ve ABD’nin burnunun dibinde Küba Devrimi yaşanmaktadır.
Hiç unutmuyorum .. Kastro ,Che ve arkadaşları Küba’ya Granma isimle bir gemi ile çıkmışlar, diktatör Batista’nın kuvvetlerince katliama uğramışlar ve ancak 24 kişi bu katliamdan kurtulabilmişti.
Küba Devrimini başlatan bu çekirdek kadro idi.
Devrimden sonra Küba Devrimcileri bir gazete çıkarmaya başladılar adı tahmin edeceğiniz gibi Granma idi. İlginçtir bu devrimci liderlerin demeç ve haberlerinden bilgiler aktaran gazete bizlere kadar ulaşabiliyordu.
Ayrıca, kapağında kurşun deliği olan kitaplar, Chenin hayatını anlatan ve Gerilla savaşı bilgilerini aktaran Marigellanın kitabı vs..
Bu ortamda 61 Anayasasından sonra solcuların örgütlenmelerine TİP’in ve sol birçok örgütün kurulduğu ortamda biz gençlerde kendimizi örgütlü mücadele içinde bulduk.
Delikanlı sıfatı başka ülkelerde de var mı bilmiyorum ama delikanlı heyecanına sahip pek çok gençtik.
Sosyalizm her sorunun çözüleceği, adil bir düzenin kurulacağı bir toplumsal sistemin adıydı.
Bozkurt Nuhoğlu bir gün hocamız Prof. Dr. Tarık Zafer Tunaya ‘ya sormuş ; Hocam sosyalizm kurulunca bu gün problem olarak gördüğümüz her şey düzelecek ,daha adil ,daha yaşanası bir düzen kurulacakmış. Siz bize bunları neden anlatmadınız?
Aramızdaki adıyla Bozbey’in öğrencileri ile diyaloğu her zaman açık hocamıza sorduğu soru bu !
Bu soru hepimizin düşüncesinin özeti.
Hocamızın cevabının şu veya bu olması önemli değil. Gençliğin sorunu ve cevap arayışı bu! Sular seller gibi kitap okuyoruz.
Bu kadar çok kitabın yayınlandığı bir dönem oldu mu acaba ?
Deniz ne demiş Erdal Öz’e ? “Hocam biz edebiyattan geliyoruz ! Nokta!
Kimse, silahları kuşanalım. Dağa çıkalım ! Kitaplarda;” bir kıvılcım boz kırları tutuşturacaktır ,demiyor mu ? “ Zannedeceksiniz değil mi ?
Evet aynen öyle düşünmeye başladık. Gruplar kurduk, şu dağda veya öteki dağda veya köyde avcı gurupları görünümünde pratiklere giriştik.
Anlayacağınız histeri halinde “dağlar dağlar ! ” TÜRKÜLERİ SÖYLÜYORUZ. Yaşanılan gerçeklik bu muydu ? Evet !
Bizim bir Nejat abimiz vard . Sarhoş Nejat olarak da bilinir. Bu çabalarımızdan haberdar olan Nejat Abimiz bizi topladı Bolu Dağına götürdü.
Bir köy evindeyiz. Ömer Erim ile köyü keşfe çıktık. Kış günü. Bir yola girdik tepeye doğru gidiyoruz. Bir köylü ile karşılaştık. Kimsiniz, kimlerdensiniz sorularına talebeleriz dolaşmaya geldik vs.deyince köylü yanımızdan kaçar gibi ayrıldı. Arkasına bile bakmadı.
Başka olaylar da yaşandı.
Nejat Abi bizi İstanbul’a geri getirdi. Şaka ile karışık. Siz Elma dağdan başka bir yere çıkmayın,tenbihi ile bize ders verdi.
Aramızda bu gün martir olarak andığımız kişiler de vardı.
Gelelim neden 15-16 Haziran Milattır başlığını koydum yazının başlığına.
Polemikçi bir nesiliz aslında. İki ayrı Aydınlık dergimiz var. TİP’in yayın organlarını saymıyorum bile.
Devrim stratejisini tartışıyoruz. İşçi sınıfı olmadan Proleter devrimi olur mu ? Olmaz tabii ki ! Peki ne olacak ? O zaman cümleyi şöyle kuracağız “işçi sınıfının ideolojik öncülüğünde! Oldu mu,Oldu!
Peki işçi sınıfı nerede onlarda daha proletarya bilinci yok ki ! Dışarıdan götüreceğiz! İşçi önderler yetiştireceğiz nasıl olsa biz de proletarya bilinci var . İşçilerin yoğun olduğu semtlerde ,Devrimci İşçi Birlikleri kurmaya başladık. Hatta bunları birleştirdik “ Marmara-Trakya Devrimci İşçi Birliklerini oluşturduk. Başına Ömer Erim Süerkan geçirildi.
Sendikal haklara kısıtlamalar getirildi . Ve 15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi oldu. Sendikacılar ele başı olarak yakalandılar.
Onlar da ,olumsuz olayları biz yapmadık, Dev Genç yaptı savunmasına sığındılar.
Sırrı Öztürk ‘ün Av.Turgan Arınır ile yazdığı mahkeme zabıtlarından da yararlanarak yazdıkları kitap iyi ki yayınlandı.
Oldu mu, oldu.
15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi kimilerine kendinize gelin, burası muz cumhuriyeti değil uyarısı yapmış mıydı ?
Bence EVET.
Selam.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.