YARGIDAN ÇAMBAŞI’NDAKİ MADEN PROJESİNE FREN

YARGIDAN ÇAMBAŞI’NDAKİ MADEN PROJESİNE FREN

Ordu İdare Mahkemesi, Ordu Valiliğince 6 Mart 2026 tarihinde verilen E-202627 sayılı “ÇED Olumlu” kararının açıkça hukuka aykırı olduğu ve uygulanması hâlinde telafisi güç zararlar doğurabileceği sonucuna vardı.

MUSAKIRIK’TAKİ MADEN OCAĞININ “ÇED OLUMLU” KARARI DURDURULDU

Ordu İdare Mahkemesi, Kabadüz ilçesinin Musakırık Mahallesi’nde yapılması planlanan bakır, kurşun ve çinko maden ocağı için verilen “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” kararının yürütmesini durdurdu. Mahkeme; projenin mera, su kaynakları, heyelan riski, kültür varlıkları ve ekolojik yaşam üzerindeki etkilerinin yeterince araştırılmadığına hükmetti.

ORDU KENT HABER MERKEZİ — Favori Metal Madencilik Tarım Enerji Mühendislik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından Kabadüz ilçesi Musakırık Mahallesi’ndeki 372 ada, 5 ve 7 parsel üzerinde kurulması planlanan IV. Grup bakır, kurşun ve çinko açık işletme maden ocağı projesiyle ilgili önemli bir yargı kararı verildi.

Ordu İdare Mahkemesi, Ordu Valiliğince 6 Mart 2026 tarihinde verilen E-202627 sayılı “ÇED Olumlu” kararının açıkça hukuka aykırı olduğu ve uygulanması hâlinde telafisi güç zararlar doğurabileceği sonucuna vardı.

Mahkeme, dava konusu işlemin yürütmesini teminat aranmaksızın durdurdu. Karar, 26 Ağustos 2026 tarihinde oy birliğiyle ve itiraz yolu kapalı olmak üzere verildi.

6424f905-1979-4eca-a14a-ba200dfce646.png

### 73 DAVACI YARGIYA BAŞVURDU

Aralarında Ordu Çevre Derneği ile bölgede yaşayan yurttaşların bulunduğu 73 davacı, Avukat Haluk Türkmen aracılığıyla Ordu İdare Mahkemesine başvurdu.

Davacılar; proje alanının mera ve yaylak niteliğinde olduğunu, bölgede heyelan riski bulunduğunu, su kaynaklarının madencilik faaliyetlerinden etkilenebileceğini, nakliye güzergâhının yeterince belirlenmediğini ve flora-fauna çalışmalarının sahada yapılmadığını ileri sürdü.

Dava dilekçesinde ayrıca daha önce aynı bölgenin yaklaşık 900 metre kuzeyindeki başka bir proje için başlatılan ÇED sürecinin olumsuz kurum görüşleri üzerine sonlandırıldığı, yeni süreçte ise bazı kurumların görüşlerinin alınmadığı savunuldu.

### ON UZMANDAN OLUŞAN BİLİRKİŞİ HEYETİ İNCELEME YAPTI

Mahkeme, uyuşmazlığın teknik ve bilimsel değerlendirme gerektirmesi nedeniyle bölgede keşif yapılmasına karar verdi.

Ziraat mühendisi, biyolog, çevre mühendisi, jeoloji mühendisi, orman mühendisi, harita mühendisi, ulaştırma ve hidroloji alanlarında uzman inşaat mühendisleri, arkeolog ve sanat tarihçisinden oluşan bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan rapor, mahkemece hükme esas alınabilecek nitelikte bulundu.

Bilirkişi heyeti; ulaştırma ve orman varlığı açısından belirli koşullarla olumlu değerlendirmelerde bulunsa da kültür varlıkları, mera, hayvancılık, jeoloji, hidroloji, çevre ve ekoloji yönlerinden ciddi sakınca ve eksiklikler tespit etti.

### 102 KORUNMUŞ MEZAR İLE TARİHÎ MESCİT TESPİT EDİLDİ

Bilirkişi incelemesinde proje alanı ve yakın çevresinde yaklaşık 102 korunmuş mezar bulunduğu belirlendi. Tahrip olduğu değerlendirilen mezarlarla birlikte özgün mezar sayısının 105 ila 110 arasında olabileceği kaydedildi.

Mezarların geleneksel kırsal Müslüman mezar tipolojisini yansıttığı, mezarlığın yakınındaki cami veya mescidin ise geleneksel yayla mimarisi özelliği taşıdığı belirtildi.

Mezarlık ile mescidin Geç Osmanlı Dönemi’ne tarihlendirilebileceği ve korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı niteliğinde olduğu değerlendirildi. Yöre halkının mezarları “şehit mezarları” olarak nitelendirdiği ancak bunu doğrulayan epigrafik, arşivsel veya arkeolojik bir veriye ulaşılamadığı da rapora geçirildi.

### PROJE ALANI FİİLEN MERA OLARAK KULLANILIYOR

Mahkeme kararında, 138,4 dekarlık proje alanının tapuda “yaylak” niteliğinde olduğu ve fiilen hayvan otlatmak amacıyla kullanıldığı vurgulandı.

Alanının yaklaşık 9 büyükbaş hayvan birimi veya 55 koyunluk otlatma kapasitesine sahip olduğu hesaplandı. Maden işletmesiyle oluşturulması planlanan 15 metre yüksekliğindeki yedi basamak ile 45 ila 105 metre arasındaki kot farklarının mera bütünlüğünü ve hayvan geçiş yollarını bozabileceği belirtildi.

Proje alanının tahsis amacının değiştirilmesine ilişkin İl Mera Komisyonu tarafından alınmış bir karar bulunmadığı da tespit edildi.

### HEYELAN, KAYA DÜŞMESİ VE ŞEV GÜVENLİĞİ UYARISI

Bilirkişi raporunda, proje alanındaki kayaçların orta sert, sert ve çok sert nitelikte olduğu belirtildi. Proje dosyasında öngörülen 15 metre yüksekliğindeki ve yaklaşık 80 derece eğimli basamakların yalnızca kırıcı kullanılarak oluşturulmasının güvenli olmadığı değerlendirildi.

Madencilik faaliyetlerinin mevcut ve eski heyelan alanlarını yeniden harekete geçirebileceği; kaya düşmesi, blok kopması, toprak akması ve erozyon risklerini artırabileceği bildirildi.

Kırıcıların oluşturacağı titreşimin su taşıyan kayaçlardaki kırık ve çatlak sistemlerine zarar verebileceği de kaydedildi.

### SU KAYNAKLARI İÇİN CİDDİ RİSK

Proje sahası ve yakın çevresinde çok sayıda yüzeysel su kaynağı ve aktif dere bulunduğu, keşif sırasında ayrıca yeni bir su kaynağının tespit edildiği açıklandı.

Çökeltme havuzlarının Çambaşı Yaylası’na özgü meteorolojik ve uzun yıllara dayalı yağış verileri kullanılmadan projelendirildiği; taşkın, drenaj ve yüzey suyu hesaplarının yetersiz olduğu belirtildi.

Madencilik ve nakliye sırasında dökülebilecek cevher, toprak ve ince malzemelerin yağışlarla birlikte yüzeysel ve yeraltı sularına taşınabileceği ifade edildi. Bilirkişi heyeti, ÇED dosyasında öngörülen tedbirlerle hidrolojik risklerin önlenmesinin mümkün olmadığı kanaatine vardı.

### ALAN “YÜKSEK–ÇOK YÜKSEK EKOLOJİK HASSASİYET” TAŞIYOR

Bilirkişi heyeti, proje tanıtım dosyasındaki flora listesinin bölgenin gerçek biyolojik çeşitliliğini yeterince yansıtmadığını belirledi.

Bölgede daha önce yapılan bilimsel çalışmalarda 323 bitki türü ve 28 endemik tür tespit edilmesine rağmen ÇED dosyasındaki flora listesinin son derece sınırlı kaldığı kaydedildi. Bilirkişilerin yalnızca bir günlük arazi çalışmasında dahi 30 takson ve bunların arasında 5 endemik tür tespit ettiği bildirildi.

Proje alanının hassas alpin ve subalpin çayır ekosistemi niteliğinde olduğu, madencilik faaliyetlerinin uzun süreli ve kısmen geri döndürülemez habitat kayıplarına neden olabileceği ifade edildi.

### “ESKİ HÂLİNE GETİRİLMESİ TEKNİK OLARAK MÜMKÜN DEĞİL”

Raporda, madencilik faaliyeti sonunda oluşacak derin ve basamaklı açık ocak alanının yalnızca sıyrılan bitkisel toprağın yeniden serilmesiyle eski niteliğine kavuşturulmasının teknik olarak mümkün olmadığı belirtildi.

Bitkisel toprağın depolanması planlanan alanın eğiminin yaklaşık yüzde 25 olduğu, bu nedenle toprağın yağışlı dönemlerde akarak kaybolabileceği tespit edildi.

### VALİLİK VE ŞİRKET PROJENİN MEVZUATA UYGUN OLDUĞUNU SAVUNDU

Ordu Valiliği savunmasında, ÇED sürecinin kamu yararı doğrultusunda ve ilgili mevzuata uygun biçimde yürütüldüğünü bildirdi.

Kabadüz Belediyesinin mera, su kaynakları ve kültürel mirasa ilişkin olumsuz görüşünün belediyenin görev alanı dışında olduğu gerekçesiyle değerlendirmeye alınmadığı belirtildi. Proje tanıtım dosyasındaki eksikliklerin giderildiği ve olası çevresel etkilerin azaltılması için gerekli önlemlerin planlandığı savunuldu.

Davaya müdahil olan Favori Metal Madencilik şirketi de işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğunu belirterek davanın ve yürütmenin durdurulması talebinin reddini istedi.

Mahkeme ise davalı idarenin bilirkişi raporuna yönelik itirazlarını, raporu geçersiz kılacak nitelikte görmedi.

### MAHKEME: ÇED KARARI EKSİK İNCELEMEYE DAYANIYOR

Ordu İdare Mahkemesi; proje alanının kendine özgü topoğrafik, meteorolojik, hidrolojik, jeolojik ve ekolojik özelliklerinin bütüncül ve bilimsel biçimde incelenmediğine hükmetti.

Kararda, projenin muhtemel çevresel etkilerinin somut verilerle ortaya konulamadığı ve öngörülen bazı tedbirlerin bölgenin fiilî koşullarıyla uyumlu olmadığı belirtildi.

Mahkeme, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayanılarak verilen “ÇED Olumlu” kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaştı.

Dava konusu işlemin uygulanmaya devam edilmesi hâlinde çevresel ve ekonomik zararların ortaya çıkabileceğini belirten mahkeme, “açık hukuka aykırılık” ve “telafisi güç zarar” şartlarının birlikte gerçekleştiğine karar verdi.

Böylece Musakırık’taki maden projesine ilişkin “ÇED Olumlu” kararının yürütmesi durduruldu. Esas hakkındaki iptal davası ise henüz sonuçlanmadı.

**Ordu Kent Gazetesi — Ordu’nun Vicdanıdır**
**8 Eylül 2026, Salı**

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.