Bülent Hakan ALTUNCU
YAPAY ZEKA ÇAĞI
Dünya nimetlerini çağlar boyunca din-iman diyerek krallıklar, imparatorluklar yoluyla sömürdüler.
20 yy dan sonra ise vatan, millet, bayrak diyerek sömürdüler ve sömürüyorlar. Bizde buna bir de eski usül din-iman işi tekrar eklendi.
Gezgin ve yazar Harun Çelik’in “Harmatan” isimli kitabını okuyordum. 11 Eylül sonrası ABD’nin Afganistan da Taliban’ı etkisiz hale getirildiği yıllarda Kabil’de Afganistan’ın bir çok soyundan, aşiretinden, dininden, mezhebinden gençlerle sohbet ediyormuş. Ortalıkta Amerikan askerleri kasıla kasıla geziyormuş. Bu duruma çok içerlemiş yazar ve gençlere bu askerlerin böyle dolaşmasından siz rahatsız olmuyor musunuz diye sormuş gençlere.
Gençlerden biri “Bizde sevmiyoruz bunları ama biz şu an burada oturan farklı kabilelerden, aşiretlerden, mezheplerden gençler birbirimize o kadar düşman edilip birbirimizden o kadaer nefret eder hale getirildik ki, Amerikalılara olan nefretimiz kendi içimizde birbirimize olan nefretin yanında nefret bile sayılmaz” demiş.

Evet ABD emperyalist düzenini sürdürmek için ırkları ve dinleri o kadar çok kullanıp, aynı ülkelerin, toprakların, kültürlerin insanlarını birbirine o kadar nefret ettirdi ki muhalefette kalıp, ezilip, sömürülüp, zulüm gören insanlar yeter ki bu iktidar değişsin de bunu değiştirecek olan ABD ise ona da razıyız haline getirildi.
Bu durum Osmanlı’nın son dönemlerinde İngiliz mandacıları, ABD himayecileri gibi vatansever gruplar oluşmasını bile sağladı.
İşin aslı emperyal hedefleri olan büyük kapitalist ülkeler dünyanın her yerinde bu taktiği uyguladı.
Ben bunları düşünürken amcaoğullarım olan biri iyi bir yazılımcı olan Uğraş ve diğeri veteriner olsa da abisi sayesinde bilgisayar teknolojilerinden iyi anlayan kardeşi Uğur bize geldi.
Uğraş yapay zeka yüzünden birkaç seneye mesleğinin tarih olacağını, yeni bir meslek bulmak zorunda kalacağını söyledi. Bu konuda ABD’nin gücü ve egemenliğinden, Çin’in ise ticari gücünden girdik. Bu ülkelerin başta Afrika dahil dünyanın bir çok kıtasına nasıl yatırımlar yaptığına, birbirleriyle olan perde arkası savaşlarına, yapay zekânın enerji sorununa, ısınma sorununu çözmek için okyanus altı çözüm arayışlarına, tüm bunları başarsalar da geri kalmış birçok ülkenin yer altı element kaynaklarına olan ihtiyaçlarına kadar birçok şeyi konuştuk.
Yani demem o ki! Benim anladığım önümüzdeki yıllarda özellikle bu Z kuşağı dedikleri gençleri artık din-iman, vatan-millet-bayrak edebiyatlarıyla sömüremeyecekler. Yeni bir çağ geliyor ve tüm dünyada emperyalizmin sömürü düzeni tüm çıplaklığı ile ortaya çıkacak.
Bu noktada, yeni ve özgür dünya isteyen insanların bildikleri dogmaları bir kenara bırakıp yeni dünya düzenine adapte olmaları, bu düzeni öğrenmeleri, bu yüzden genç beyinlerle iletişim kurmaları, bir yandan kendilerini yenileyip, diğer yandan bu sömürücü dünya düzenine karşı yeni bakış açıları geliştirmek zorundalar.
Yoksa bu emperyal güçler bizi din olmadı, ırk olmadı, mezhep olmadı… tarikatına, saç rengine, ten rengine, göz şekline ve daha aklınıza dahi gelmeyecek nice ayrıntılara varana kadar insanları birbirine düşman edip sömürülerini sürdürüp, bize yanı başımızda yaşayan komşularımızın bize ettikleri zulümlerden dolayı kendilerini bize kurtarıcı olarak göstermeye devam edecekler.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.