DEVA PARTİLİ ANGIN: “ORDU, DOĞRU YÖNETİMLE 5 YILDA DÜNYA KENTİ OLABİLİR”

DEVA PARTİLİ ANGIN: “ORDU, DOĞRU YÖNETİMLE 5 YILDA DÜNYA KENTİ OLABİLİR”

DEVA Partisi Ordu İl Başkanı Ayhan Angın, ulaşım, tarım, sanayi, istihdam, turizm ve şehircilik alanlarındaki sorunların ortak akıl ve uzun vadeli planlamayla çözülebileceğini belirterek, “Ordu’nun kaybedecek bir günü bile yok. Doğru yönetim anlayışıyla b

DEVA Partisi Ordu İl Başkanı Ayhan Angın, ulaşım, tarım, sanayi, istihdam, turizm ve şehircilik alanlarındaki sorunların ortak akıl ve uzun vadeli planlamayla çözülebileceğini belirterek, “Ordu’nun kaybedecek bir günü bile yok. Doğru yönetim anlayışıyla beş yılda dünyayla rekabet eden bir kent haline gelebilir.” dedi.

DEVA PARTİLİ ANGIN: “ORDU, DOĞRU YÖNETİMLE 5 YILDA DÜNYA KENTİ OLABİLİR”

ORDU (Ordu Kent Gazetesi) – DEVA Partisi Ordu İl Başkanı Ayhan Angın, Türkiye’deki siyasi ve ekonomik gelişmelerin yanı sıra Ordu’nun yıllardır çözüm bekleyen sorunlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Ordu’nun doğal zenginlikleri, tarımsal üretimi, turizm olanakları, insan kaynağı ve stratejik konumuyla Türkiye’nin önde gelen şehirlerinden biri olabileceğini söyleyen Angın, bu potansiyelin yeterince değerlendirilemediğini savundu.

Kentin geleceğinin siyasi tartışmalarla değil; akılcı planlama, liyakatli yönetim ve kurumlar arası iş birliğiyle şekillendirilmesi gerektiğini belirten Angın, “Yıllardır aynı sorunları konuşuyoruz. Ordu bunu hak etmiyor. Siyasi kavgalar Ordu’ya hiçbir şey kazandırmıyor. Kazanan siyaset değil, Ordu olmalıdır.” ifadelerini kullandı.

“Siyasete makam için değil, memleketime olan borcumu ödemek için girdim”

Siyasi yaşamına 2009-2014 yılları arasında AK Parti Ordu İl Yönetim Kurulu üyesi olarak başladığını anlatan Angın, 2021’de DEVA Partisi’ne katıldığını söyledi.

Partinin il ve ilçe yönetimlerinde görev aldığını, 2024 Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nde Altınordu Belediye Başkan adayı olduğunu kaydeden Angın, Mayıs 2024’ten itibaren DEVA Partisi Ordu İl Başkanlığı görevini yürüttüğünü ifade etti.

Güvenlik ve yakın savunma eğitmeni olarak yıllarca disiplinli bir çalışma anlayışıyla görev yaptığını belirten Angın, şöyle konuştu:

“Bu ülkeye ve geleceğimiz olan çocuklarımıza karşı sorumluluğum bulunduğu için siyasete girdim. Genel Başkanımız Sayın Ali Babacan’ın bilgiye, liyakate ve kurumsal devlete dayanan siyaset anlayışına inanıyorum. Türkiye’nin ihtiyacı bağıran siyasetçiler değil, çözüm üreten kadrolardır.”

DEVA Partisi’nin hazırladığı eylem planlarının Türkiye’nin geleceği açısından önemli bir yol haritası olduğunu savunan Angın, Yeni Yol vizyonunun kutuplaşma yerine ortak aklı esas aldığını dile getirdi.

“Siyasette güven yeniden tesis edilmeli”

Siyasette yaşanan güven kaybına dikkati çeken Angın, Ali Babacan tarafından daha önce gündeme getirilen Etik Siyaset Taahhütnamesi’nin bütün siyasi partiler tarafından benimsenmesi gerektiğini söyledi.

Angın, “Dün birlikte siyaset yapan insanların bugün birbirlerine hakaret ettiği bir ortam milletimize umut vermez. Biz kavga değil, proje siyaseti yapmak istiyoruz.” dedi.

“Ekonominin düzelmesi güven ortamına bağlı”

Vatandaşların öncelikli gündeminin hayat pahalılığı olduğunu belirten Angın; emeklilerin, çalışanların, esnafın ve üreticilerin ekonomik koşullar nedeniyle geçim sıkıntısı yaşadığını ifade etti.

Ordu’da birçok vatandaşın pazar filesini doldurmakta zorlandığını, gençlerin ekonomik nedenlerle evlilik ve çocuk sahibi olma kararlarını ertelediğini kaydeden Angın, ekonomik istikrar için hukuk ve kurumlara duyulan güvenin yeniden sağlanması gerektiğini vurguladı.

Angın, “Yargıya güvenin olmadığı, hukukun işlemediği ve kurumların bağımsızlığını kaybettiği hiçbir ülkede ekonomi kalıcı olarak düzelmez. Türkiye yeniden güven ekonomisine dönmek zorundadır.” değerlendirmesinde bulundu.

Fındıkta planlı üretim çağrısı

Ordu ekonomisinin temelini oluşturan fındık üretiminde maliyetlerin giderek arttığını belirten Angın; mazot, gübre, işçilik ve sulama giderlerinin üreticiyi zorladığını söyledi.

Kahverengi kokarca zararlısının da üreticilere ciddi zarar verdiğini ifade eden Angın, tarım politikalarının yalnızca destekleme primleriyle yürütülemeyeceğini savundu.

Angın, “Planlı üretime geçilmeli, güçlü kooperatifler oluşturulmalı ve ihracat odaklı yeni bir tarım politikası uygulanmalıdır. Ordu yalnızca fındıkla değil; kivi, arıcılık, balıkçılık, hayvancılık ve kırsal turizmle de kalkınabilir.” diye konuştu.

“Gençler göç etmek zorunda kalmamalı”

Ordu’nun öncelikli sorunlarından birinin genç nüfusun göçü olduğunu dile getiren Angın, eğitim veya iş için şehirden ayrılan gençlerin önemli bölümünün geri dönmediğini söyledi.

Göçü durdurmanın yolunun üretimden geçtiğini belirten Angın, organize sanayi bölgelerinin büyütülmesi, teknoloji yatırımlarının desteklenmesi ve genç girişimcilere finansman sağlanması gerektiğini ifade etti.

Angın, “Yeterli sanayi, yatırım ve yüksek katma değerli üretim olmadığı sürece gençlerimizi şehirde tutamayız. Göçü durdurmanın yolu sosyal yardımları artırmak değil, kalıcı istihdam oluşturmaktır.” dedi.

Mesleki eğitim vurgusu

Türkiye’de eğitim sisteminin iş gücü piyasasının ihtiyaçları doğrultusunda yeniden yapılandırılması gerektiğini kaydeden Angın, her genci üniversiteye yönlendirmenin tek başına çözüm olmadığını söyledi.

Ülkenin mühendisler kadar iyi yetişmiş teknisyenlere, ustalara ve üreticilere de ihtiyacı bulunduğunu belirten Angın, mesleki eğitimin yeniden cazip hale getirilmesi gerektiğini ifade etti.

Ulaşım yatırımlarının tamamlanmasını istedi

Angın, Ordu’nun yıllardır çözülemeyen ulaşım sorunlarını Altınordu şehir içi trafiği, otopark yetersizliği ve devam eden kara yolu projeleri üzerinden değerlendirdi.

Ordu Çevre Yolu’nun bütün etaplarının tamamlanması, Fatsa Çevre Yolu’nun yapılması, Ünye-Akkuş-Niksar ile Kabadüz-Çambaşı yollarındaki çalışmaların hızlandırılması gerektiğini belirten Angın, “Turizmi geliştirmek istiyorsak önce ulaşım sorununu çözmek zorundayız.” dedi.

Plansız yapılaşma ve altyapı sorunlarına dikkat çekti

Şehir planlamasının bütüncül bir anlayışla yeniden ele alınmasını isteyen Angın; plansız yapılaşma, otopark eksikliği, altyapı yetersizliği, yağışların ardından yaşanan su baskınları ve sahil kullanımındaki düzensizliği kentin öncelikli sorunları arasında gösterdi.

Gençlere yönelik kültür, sanat ve spor alanlarının artırılması gerektiğini kaydeden Angın, “Ordu yalnızca yaz aylarında yaşayan bir şehir değil, dört mevsim nefes alan bir kent olmalıdır.” ifadelerini kullandı.

Liman ve kruvaziyer turizmi önerisi

Ordu’nun denizle ekonomik ve sosyal açıdan daha güçlü biçimde bütünleşmesi gerektiğini belirten Angın, Ordu Limanı’nın daha etkin kullanılması ve kruvaziyer turizmine uygun altyapının hazırlanması çağrısında bulundu.

Boztepe, Çambaşı Yaylası, Perşembe Yaylası ve Yason Burnu gibi turizm merkezlerinin uluslararası tanıtımla dünyaya açılması gerektiğini ifade eden Angın, kıyı, doğa ve kültür turizminin ortak bir plan çerçevesinde geliştirilmesini önerdi.

“Ortak akıl masası kurulmalı”

Kentin geleceğine ilişkin kararların geniş katılımla alınması gerektiğini vurgulayan Angın; merkezi yönetim, Ordu Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediyeleri, Ordu Üniversitesi, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarının aynı masa etrafında buluşması çağrısında bulundu.

Angın, şunları kaydetti:

“Ordu’nun geleceği siyasi rekabetin değil, ortak aklın konusu olmalıdır. Bakanlıklarımız, yerel yönetimlerimiz, üniversitemiz, odalarımız ve sivil toplum kuruluşlarımız birlikte çalışmalıdır. Şehrin enerjisini tartışmaya değil, üretmeye harcamalıyız.”

“Ordu’nun dünya kenti olması hayal değil”

Ordu için gençlerin göç etmediği, üretimin ve istihdamın arttığı, fındık üreticisinin kazandığı, sanayisi gelişmiş ve turizmi dünyayla yarışan bir şehir hedeflediklerini belirten Angın, açıklamasını şöyle tamamladı:

“Ordu’nun insanı, doğası ve ekonomik potansiyeli bu dönüşüm için yeterlidir. Siyasi çekişmeler bir kenara bırakılır, merkezi ve yerel yönetimler ortak akılda buluşur, liyakat esas alınır ve doğru planlama yapılırsa Ordu beş yıllık kararlı bir çalışmanın sonunda dünyayla rekabet eden bir kent haline gelebilir. Ordu’nun kaybedecek bir günü bile yok.”

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.