Bülent BAŞARAN
YAPAY ZEKA; TERSİNE EVRİMİN BAŞLANGICI!
M. İlin ve E. Segal tarafından yazılan "İnsan Nasıl İnsan Oldu" adlı kitapta; "insanın eli olmasaydı, aklı da olmazdı" diye bir ifade yer alır. 1992 yılında henüz 15 yaşında bir genç olarak kitabı okuduğumda, benim için en çarpıcı cümlelerden biri bu olmuştu. Daha sonra ise Einstein'in "üçüncü dünya savaşını bilmem ama dördüncü dünya savaşı, kazma kürek ile yapılacaktır" sözünü duydum. Son dönemde etrafımda, şu an adını anımsamadığım yapay zeka programlarına atfedilen önemi, duyulan hayranlığı ve yaygın kullanımını görünce bu iki cümle aklıma geliyor.
İnsanoğlu, basit bir memeli canlı olarak başladığı serüveninde, on binlerce yıl içinde muazzam bir medeniyet ve kültürel birikim ortaya çıkardı. Tanrılar, dinler, diller yarattı. Belli siyasal ve ekonomik sistemler dahilinde devletler kurdu. Birlikte yaşamın gereği olarak ahlak ve hukuk sistemleri oluşturdu. Estetik duygularını geliştirerek sanat eserleri ve sanat akımları meydana getirdi. M. İlin'in ifadesiyle, elleriyle aklını, aklıyla da dünyayı ve kendini değiştirdi. Darwin'in "biyolojik evrim" sürecine paralel olarak bu saydıklarımıza kabaca kültürel evrim diyebiliriz. İnsanoğlunun gerek biyolojik gerekse kültürel evriminde en önemli iki parça eli ve aklı oldu.
Gelişen bilgisayarlar, robotlar ve en nihayetinde yapay zeka ile birlikte insanoğlunun; üretimin yani dünyayı dönüştürme sürecinin ve bilgi/bilim üretme sürecinin dışına doğru savrulduğunu görüyoruz. İnsan öznesinin ellerinin ve aklının işe koşulmasıyla yürütülen "bilgi, bilim ve eşya" yaratım süreci artık teknolojik aletlere havale edilmiş duruma geldi. Bunun insanlara bir konfor alanı sağladığı doğrudur. Ama bu konfor insanoğluna bence çok pahalıya mal olacak gibi görünüyor.
Her geçen nesil, el becerilerini daha da yitirmiş, en basit bedensel işleri bile yapamayan, kaba bir tabirle iğneye iplik geçiremeyen bir hale geliyor. Buna paralel olarak da akli yeteneklerini de yitiriyor. En büyük yıkımın öncelikli olarak hafızada gerçekleştiği görünüyor. Telefonlar, tabletler, yapay zeka uygulamaları; artık insanların aklında bir şey tutma gerekliliğini ortadan kaldırıyor. Artık bir çok insan "gerek yok" diye tanımladığı bir çok bilgiyi aklında tutmanın gereksizliğine inanıyor. "Telefona bakarım, yapay zekaya yada google 'a sorarım" diyor. Elbette bu mümkün ve çok kolay gelebilir. Lakin bunun tarihsel süreç içinde insan beyninin tekrar hacimsel olarak küçülmesine yol açacağı atlanıyor. İnsan beyninin hacimsel ve işlevsel gelişimi ile üretim, öğrenme ve yaratım süreci arasında bir bağlantı vardır. İnsan beyni on binlerce yıllık bu süreç sonucunda bugünkü haline gelmiştir. Yapay zekanın belki de en yıkıcı yanlarından biri yorum ve analiz işini de ona bırakmamız oluşturuyor. Olay, olgu ve bilgileri analiz etmek yani soyuttan somuta, somuttan soyuta varmak tamamen insan beynine özgü bir olaydır. İnsan aklının gelişiminin en önemli parçalarından biridir.
Benim kişisel kanaatim, teknolojinin gerek bedensel işlerde gerekse düşünsel yaratım süreçlerinde "yardımcı araç" olmanın ötesinde, işin öznesi haline getirilerek insan aklının ve elinin yerine geçmesi "tersine evrimi" başlatacaktır. Bu bir taraftan da bilim ile teknolojinin aynı şey olduğu yanılgısına sürüklenmemize neden oluyor. Bu ikisi aynı şey değildir. Bugün dünyada gelişen şey bilim değildir. Salt teknolojik gelişmeler var. Öğrencilerime de yaptığım benzetmedeki gibi; gelişim fındıktır, bilim fındığın içi, teknoloji ise fındığın kabuğudur. Son süreçte bol bol içi olmayan fındık kabuğu üretiliyor. Ve teknolojik gelişme denen şey ise tam da kapitalizmin istediği gibi sadece savaş ve güvenlik endüstrisi ile sınırlı kalıyor. İnsansız hava aracı üretebilen, uzayın bilmem neresinde uyduyla istihbarat toplayan "bilim heyetleri" henüz kansere, küresel ısınmaya, gıda kıtlığına yada basit bazı virüslere karşı çare üretebilmiş durumda değil...
Bilimin insanlığa değil, kapitalistlerin çıkarlarına göre yönlendirilmesi ve geliştirilmesi dünyayı bir felakete sürüklüyor. Silikon vadisi denen ucube, sadece dünyayı kapital sahipleri için daha güvenli bir yer hale getirmeye odaklanmış halde herkesi fişliyor. İnsanların mahremlerini ihlal ederek elde ettiği bilgileri ürettikleri malları satarak daha çok kar elde edebilecekleri bir global pazarı inşa etmede ve yönlendirmede kullanıyor. İnsanların düşünme ve hafıza yetilerini, araştırma ve üretme alışkanlıklarını yok ederek, kontrol edilebilen bio-dijital bir ahmaklar sürüsü yaratılıyor. Bu tersine bir evrimdir. Tıpkı Einstein'in dediği gibi bu anlamsız ve insansız gelişim belli bir yerden sonra insanlığın tüm medeni birikimlerini yok ederek tekrar kazma ve küreğe mahkum kalmasına neden olacaktır.
Tavsiyem;
Kitap okuyun ama dijital kitap değil, nesne olan kitapları okuyun... Hafızanızı diri tutun, ihtiyaç duyduğunuz bilgileri cep telefonunuzdan bakmak yerine aklınızda tutmaya çabalayın...
El becerilerinizi kaybetmemek için kadim zanaatlerden biriyle ilgilenin yada el becerilerinizi geliştirecek hobiler edinin...
Yapay zeka ile yapılmış müzikleri dinlemeyin, meşrulaştırmayın, karşı çıkın, sanat bir insan ürünüdür.
Analiz ve yorum yeteneğinizi kaybetmemek için olay ve olguları kendiniz değerlendirmeye çalışın, bu işi yapay zeka uygulamalarına bırakmayın.
Makale, konuşma, bildiri, tez, ödev gibi şeyleri yapay zekaya yaptırmayın, kendiniz araştırın, eğer bu tür işleri yapay zekaya bırakırsanız yaratıcılığınızı yitirirsiniz. (Ben, öğrencilerimin yapay zeka ile yaptığı hiç bir ödevi kabul etmiyorum)
Yapay zeka ve teknolojinin özne haline getirilerek, insanın bilgi ve meta üretiminin dışına itilmesi kapitalizmin makro planlarından biridir. Binlerce yıl içinde basit bir canlıdan düşünebilen bir varlığa dönüşen insan, kapitalizm tarafından tekrardan "dijital hayvanlara" dönüştürülmeye çalışılıyor. Kapitalizm her uygulaması ile insanlığın düşmanıdır. Lütfen bu yıkıcı şeylere karşı insanlığımızı korumak için mücadele edelim.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.