Bülent BAŞARAN

Bülent BAŞARAN

KANATLARI KIRIK FAŞİST!

KANATLARI KIRIK FAŞİST!

BÜLENT BAŞARAN

Mine Kırıkkanat'ın lafları kişisel bir gaf değildir. Bu kadın son dönemde CHP elitlerinin yaşadığı ahlaki, siyasal ve duygusal çözülüşü, tarihsel Alevi düşmanlığı üzerinden Kemal Kılıçdaroğlu'na bağlamaya çalışan bir zihniyetin temsilcisidir. Kılıçdaroğlu'nun onlara göre "yanlış" olan tutumlarının Aleviliğinden kaynaklanıyor olduğuna ilişkin bir bilinçaltının tezahürüdür. Daha yakın zamanda Merdan Yanardağ'ın yaptığı "hainlik" çıkışı ile bu kadının "kılıç artığı" çıkışı arasında zihniyet olarak hiç bir fark yoktur. Her ikisi de Kemal Kılıçdaroğlu'na olan öfkelerini "Alevi kimliği" üzerinden delillendirmeye çalışmışlardır. Ve bu düşünce şu anda CHP'ye egemen olan elitlerde neredeyse topyekün mevcuttur. Hiç lafı evirip çevirmeyeceğim.

Merdan Yanardağ'ın, Kılıçdaroğlu'nun siyasal duruşuna olan itirazını Alevilik tarihindeki Hızır Paşa üzerinden tanımlayışı salt bir Kılıçdaroğlu eleştirisi değildir. Bu zorlama bir niyet okumadır. Merdan Yanardağ, Kılıçdaroğlu'nun şahsını değil, onu "Alevilerin bir protipi" olarak örnek göstererek yargılamıştır. Asıl hainlikle suçladığı şey Alevilik kimliğinin doğasıdır. Bu kimlik sürekli "hain" olmaya yada çıkarmaya müsaittir. Bugün bu kanatlı kadının yaptığı şey de aynıdır. O da Kılıçdaroğlu'nu, kendince "Alevilerin genel olarak sahip olduğu bir kimlik" yani "kılıç artıklığı" üzerinden yargılıyor. Bakınız kimse; "Kılıçdaroğlu Alevilerin yüz karasıdır. Böyle Alevi olmaz" demiyor. "Bu adamın yaptıkları Alevilerin doğasında var" yaklaşımı ve söylemi sergiliyor. Bunu kaçıran sol-sosyalist arkadaşlarımız bile var.

Kimse lafları eğip büküp günü kurtarmaya çalışmasın. Bu dil ve üslup; uzunca zamandır CHP elitlerinde ve onlarla beraber hareket eden ve yer yer onlara yaranmaya çalışan sol harekette de oldukça yaygın bir şekilde kabul edilir oldu. Kemal Kılıçdaroğlu yanlış bir yerde duruyorsa, bu Kılıçdaroğlu'nun kişisel hatasıdır. Bu hata Alevilik geleneği üzerinden temellendirilemez. Bu dil; zorba, üst kimlikçi, tep tipçi, düşmanlaştırıcı, Türk ve Sünni dışında herkesi "öteki" gören zihniyetin dışa vurumudur. Onlara göre bu "ötekiler"; kendilerinden hainlik de dahil her şey beklenen, yok edilmesi gerektiği halde zamanında yok edilememiş olanların "kalanı-bakiyesidir" yani kılıç artıklarıdır. Bu açık bir faşist yaklaşımdır.

Kaldı ki, Kılıçdaroğlu'nu CHP'nin tam karşısında konumlandırsak bile -ki asla öyle değildir- bunun neyi hainliktir. CHP'nin yanında olmamak ne zamandan beri hainliktir. Türkiye'deki tek muhalif hareket CHP midir? Ben CHP'ye oy vermiyorum, hain miyim, hükümetin adamı mıyım? Buna siz nasıl karar veriyorsunuz? Siz kimsiniz? Bir zamanlar başka bir adam bu lafı kullanıyordu. Herkesi hain ilan ediyordu. O zaman bu nefret dilini kınayanlar şimdi konu Kılıçdaroğlu olunca bu söyleme balıklama atlıyorlar. Yine söylüyorum; Türkiye'deki muhalefet, iktidara benzerse iktidar olacağına inanıyor. Aynı onların yürüdüğü taşlara basarak ilerliyor.

Kimse kendi kapısındaki çöpe bakmıyor. Yolsuzlukları ve gayrı ahlaki ilişkileri parti tarafından bile kabul edilip ortaya çıkarılmışlara kimse "yüksek sesle" laf etmiyor. Varsa yoksa Kılıçdaroğlu! Mazluma saldırmak kolay tabi! Kılıçdaroğlu'nun kendi döneminde -çirkin sosyal ilişkileri nedeniyle- kırk defa kapısından kovduğu, salt Kılıçdaroğlu karşıtı diye Uşak Belediye Başkanı yaptığınız yarı çıplak adama neden bu kadar saldırmıyorsunuz. "Dinime söven Müslüman olsa" diye bir tabir vardır. İlk önce herkes kendi elitlerinin siyasi ve özel yaşantılarına baksın, ondan sonra Alevilik kimliği üzerinden Kılıçdaroğlu'nu yargılasın. Türkiye'deki muhalif harekete kim daha çok zarar veriyor; yolsuzluğu ve ahlaksızlığı parti tarafından bile sessizce kabul edilmiş olanlar mı, yoksa Kılıçdaroğlu mu?

Siz saldırdıkça, inadına savunacağım. İktidarınızın da, muhalefetinizin de canı cehenneme! Hanginiz olursanız olun, biz Alevilerin bu coğrafyadaki kaderi belli zaten! Biz Alevilere de yazıklar olsun ki bu zihniyetten hala medet umuyoruz. Bir kısmı hükümet tarafında, diğer kısmı muhalefet tarafında; yok bir belediye başkanlığı alır mıyız, yok birini encümen üyesi yapar mıyız, yok birini il yada ilçe yöneticisi yapar mıyız diye minnet ediyoruz. Çırpınıp duruyoruz bize temsiliyet verilsin diye... Bize de yazıklar olsun!
@öne çıkar

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.