Bülent BAŞARAN

Bülent BAŞARAN

Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı sevgili Seher Şengünlü Yılmaz'ın bir dergiye mülakattan alıntıdır;

Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı sevgili Seher Şengünlü Yılmaz'ın bir dergiye mülakattan alıntıdır;

"Projenin asıl amacı makbul Alevi yaratmak. Zaten üç yıldır bunun için yoğun bir çalışma yapıyorlar. Kültür Bakanlığı'na bağlı Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı diye bir yer açtılar ve buradan maddi olanaklar sağlayarak kendilerine hizmet eden dernekler ve federasyonlar kurdular. İstedikleri Alevi tanımı çok açık; Türk ve İslam'ı benimsemiş herkes Alevi ama onun dışındaki herkes marjinal!..."

Ne kadar yerinde ve doğru bir tespit sevgili başkanım, kutluyorum. Ordu'da bulunan tüm Alevileri hükümetlerin yerelde ve genelde seçtiği Hızır Paşalar aracılığıyla yürüttüğü bu sinsi asimilasyon çalışmalarına karşı uyanık olmaya davet ediyorum.

Kimse Alevileri parayla, maddi menfaatle ve sair şeylerle satın alamamalıdır. Bugüne kadar alamamıştır. Dernekler, insan topluluklarıdır, mal toplulukları değildir. Dernekler insan gücü ile hareket eder. Mal ve eşya topluluğu olan vakıflardır. Dernekler sahip oldukları insan potansiyeliyle güçlüdür. Yatırımını insana yapar.

Dernekler, vakıf gibi davranmaya kalkamaz. Eğer bir dernek vakıf gibi davranmaya çalışırsa; parası olan birileri o derneği satın alır, dernek yönetimini de tahakümü altına alır ve işlevsizleştirir. Dernek yöneticileri, parası olanların kuklası haline gelir. Onların emrinde hareket etmek zorunda kalır.

Hükümetler ve onların Aleviler içindeki paralı Hızır Paşalarının oyunları başlangıçta çok iyiniyetli ve şirin gözükür. Sürekli yola hizmet ettiklerini, Alevilik için uğraştıklarını söylerler. Başka hiç bir amaçlarının olmadığını ifade ederler. Halbuki amaç o bölgedeki Alevileri sisteme kanalize ederek, Sünni İslam'ın içinde eritmektir. Bugün özellikle Ünye bölgesinde yaşayan Aleviler, bu sinsi yollarla asimile edilmiş ve yarı Sünnileştirilmiş durumdadır.

Bu ülkede yaşayan 10 milyonun üstündeki Alevi çalışarak vergilerini ödemektedir. Devletten herşeyi istemek "eşit yurttaşlık" gereği Alevilerin hakkıdır. Bizim buraların tabiriyle; kimse "Karagölden kar bağışlıyormuş" gibi Alevileri satın almaya kalkamaz. Üstelik bu sadece AKP hükümetine özgü bir durum değildir. Bu resmi bir devlet tutumu haline gelmiştir. Geçmişteki hükümetlerin de aynı yaklaşımları olmuştur.

Sevgili başkanımızın da belirttiği gibi, Alevileri Türk-İslamcı resmi potada eritmek, eğer bunu beceremiyorsa korku ve şiddet uygulamak temel düstur olmuştur. Tüm canları, bu sinsi oyunlara ve onun aramızdaki "düşkün" işbirlikçilerine karşı uyanık olmaya davet ediyorum. Yoksa yarın savunacağımız bir "YOL"umuz kalmayacak. Alevilik bugüne parayla, binayla, malla gelmedi. Küçücük köy evlerinin daracık odalarında yapılan cemlerle ve dönülen semahlarla geldi. İtikat, ikrar ve erkan ile geldi. Aşk ile...
img-0552.jpeg

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.