Serhat ÇELEBİOĞLU

Serhat ÇELEBİOĞLU

4915 SAYILI KANUN VE ULUSLARARASI YÜKÜMLÜLÜKLERİ UYGULAMAMAKTA ISRAR EDİLİYOR.

4915 SAYILI KANUN VE ULUSLARARASI YÜKÜMLÜLÜKLERİ UYGULAMAMAKTA ISRAR EDİLİYOR.
Yıllardır aktif bir avcı olarak sahadayım. Avcıyla, köylüyle, doğayla iç içeyim. Kanunu da biliyorum, uygulamayı da görüyorum. O yüzden lafı dolandırmama gerek yok.
Bugün avcılar olarak yaşadığımız sorun sadece uygulamadan kaynaklı değil.
Sorun hem kanunda, hem uygulayıcıda.Yani DKMP de.
4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu’nun amacı açık.
Yaban hayvanlarını yaşam alanlarıyla birlikte koruyacaksın
Bu alanları geliştireceksin
Toplumu bilinçlendireceksin
Avcılığı düzenleyeceksin, diyor kanun.
Kağıt üzerinden bakınca DKMP ye göre her şey doğru.
Ama sahaya baktığımızda bu hedeflerin karşılığı yok.
Koruma mı yapıyor,yasak mı koyuyorsunuz.
Bugün “koruma” dediğiniz şeyin büyük kısmı şu:
“Avı yasakladım, görevimi yaptım.” cezayı artırdım, kolluğu,orman muhafazayı devreye soktum.
Bu koruma değil.
Koruma dediğin şey,
habitatı iyileştirmek,
türü izlemek,
popülasyonu yönetmek
demektir.
Siz alanı kaderine bile bırakmıyorsunuz. İmara izin, RES'e izin, madene izin
Salım yaparak yönetim olmaz.Yıllardır aynı cümleyi duymaktan bıktık.
“Şu kadar keklik, bu kadar sülün doğaya salındı.”
Salım yapmak kolaydır.
Ama asıl soru şu
Saldığınız 1 milyon kanatlının kaçını yaşattınız?
Kaçı hayatta kaldı?
Kaçı üredi?
Kaçı sürdürülebilir bir popülasyon oluşturdu?
Eğer bu soruların cevabı yoksa,ortada bir başarı da yok demektir.
Çünkü yaban hayatı yönetimi, hayvan salmak değil;
Yaşatmak,
Ürettirmek,
Devamlılığını sağlamaktır.
Habitat yoksa,
koruma yoksa,
izleme yoksa…
Salım sadece rakamdır.
Doğaya bırakılmış bir istatistiktir.
Uluslararası yükümlülükler nerede?
Türkiye, Bern Sözleşmesi’ne taraf.
Bu sözleşme şunu söylüyor
Habitatı koru
Habitatı geliştir
Ekosistemi bütün olarak yönet
Peki DKMP ne yapıyor?
Kağıt üstünde bilgisayarda var ama sahada,habitat yok,
ekosistem yaklaşımı yok,
planlama yok.
O zaman şu soruyu sormak gerekiyor
Biz bu sözleşmeye gerçekten taraf mıyız,
yoksa sadece imza atan ülke miyiz?
Toplumu bilinçlendirme meselesi ise yine yönetmelik ve mevzuaata kağıt üzerinde kalan bir hüküm
4915 sayılı kanun diyor ki
Toplumu bilinçlendireceksin.
Eskiden bunun bir yolu vardı.
Merkez Av Komisyonu kararları ulusal radyo ve televizyonlarda yayınlanırdı. Yani devlet diyordu ki Ben bu avcılığı ve alınan kararları topluma anlatacağım.
Ama sonra ne oldu?
03.03.2011 tarihinde yürürlüğe giren Radyo ve Televizyon Üst Kuruluşları Yayın Hizmetleri Kanunu ile şu hüküm geldi:
“4207 sayılı Kanun hariç, diğer kanunlarda medya hizmet sağlayıcılarına zorunlu yayın yükümlülüğü getiren hükümler uygulanmaz.”
Bu ne demek?
???? MAK kararlarını artık ulusal medya yayınlamak zorunda değil.
Yani bilinçlendirme mekanizmasını kaldırdı.
Sorun sadece uygulamada değil.
Şunu artık açık açık söylemek lazım,sorun sadece uygulayıcıda değil, kanunda da var.
Bir tarafta “toplumu bilinçlendireceksin” diyen bir kanun,
diğer tarafta bu bilinçlendirme yolunu kapatan başka bir kanun var.
Daha da vahimi şu..
Başka bir kurum, avcılığı adeta zararlı bir faaliyet gibi görüp buna göre yayın politikası oluşturuyor,senin kanunun gereği olan bilinçlendirme yayınlarını yapmıyor…
Ve bu işin asıl sorumlusu olan kurum buna karşı hiçbir tepki vermiyor.
Şimdi burada iki ihtimal var.Ya DKMP olarak bu durumun farkındalar ve sessiz kalıyorlar,
ya da farkında değiller.
Eğer farkındalar ve sessiz kalıyorlarsa bu bir tercihtir. Eğer farkında değillerse…
Bu çok daha ağır bir durumdur.Çünkü bu, sadece bir eksiklik değil,
kurumsal farkındalığın kaybolduğunu gösterir.
Peki sonuç ne?
Toplum bilinçlendirilmedi
Avcılık doğru anlatılmadı
Avcı sistemin dışına itildi
Avcılık,zararlı faaliyet öylemi?Bakın çelişkiye
Avcılık da zararlı bir alışkanlık gibi sunuluyor.
Bu kabul edilebilir bir durum değil.
Asıl sorun,avcıyı sistemden dışlamak
Bugün yapılan en büyük hatalardan birisi avcıyı sistemin dışına itmektir
Sen avcıyı dışarı itersen
Kaçak artar
Denetim zayıflar
Sistem çöker
Bugün Türkiye’de yapılan şey, gerçek anlamda bir yaban hayatı yönetimi değildir.
Yasak koyuyoruz,salım yapıyoruz ama yönetmiyoruz.

Serhat Çelebioğlu

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.