Şeref ÖZKAN
KORKU DÜZENİNE KARŞI DAYANIŞMANIN GÜCÜ.
KORKU DÜZENİNE KARŞI DAYANIŞMANIN GÜCÜ.
Türkiye’de otoriterleşmeyle mücadele yalnızca seçim kazanma meselesi değildir. Daha derinde bir toplumsal dayanıklılık, örgütlenme ve kültür meselesidir.
Çünkü otoriter sistemler sadece devlet gücüyle ayakta kalmaz. Korku, yalnızlık, kutuplaşma, ekonomik bağımlılık ve umutsuzluk üreterek de ayakta kalırlar.
Bu yüzden mesele yalnızca “iktidarı değiştirmek” değil, toplumun yeniden nefes alabileceği alanlar yaratabilmesidir.
Yalnız birey kolay korkar. Birbirine bağlı toplum daha dirençlidir. Mahalle dayanışmaları, ekoloji mücadeleleri, kadın örgütlenmeleri, emek ağları, kültür sanat çevreleri bu yüzden önemlidir. Çünkü insanlar önce birlikte hareket etmeyi öğrenir.
Otoriter sistemler “biz ve onlar” gerilimiyle beslenir. İnsanlar kendi tarafının yanlışını göremez hale gelirse denetim ölür. Muhalefetin de kendi içinde demokratik kültür üretmesi gerekir. Yoksa yalnızca iktidar değişir, yöntem değişmez.
Ekonomik olarak tamamen sisteme bağımlı toplumlar kolay sessizleşir. Kooperatifler, yerel üretim ağları, dayanışma ekonomileri bu yüzden sadece ekonomik değil politik alanlardır.
Otoriterlik bilgi kirliliğiyle çalışır. İnsanların düşünme kapasitesini değil reflekslerini hedefler. Bu yüzden bilim, felsefe, sanat, mizah ve eleştirel düşünce çok önemlidir. Çünkü korku düşünemeyen toplum ister.
Otoriter yapıların en sevdiği şey toplumun öfkeyle kontrolden çıkmasıdır. Çünkü o zaman baskıyı meşrulaştırırlar. Kararlı ama akıllı bir toplumsal direnç daha kalıcıdır.
Bazen bir dereyi, bir yaylayı, bir parkı savunmak bile demokrasi pratiğine dönüşür. İnsanlar oralarda söz almayı, birlikte karar vermeyi, itiraz etmeyi öğrenir. Ekoloji mücadeleleri bu yüzden yalnızca “çevrecilik” değildir.
Hiçbir otoriter yapı sonsuz değildir. Tarihte en güçlü görünen rejimler bile toplumun içindeki görünmez çözülmelerle zayıflamıştır. Ama bunun olması için sadece öfke değil, örgütlü hafıza, sabır ve uzun soluklu toplumsal ilişki gerekir.
Ancak, “İktidar değişirse nasıl bir yaşam kuracağız” sorusuna cevap üretmeyen muhalefet hareketleri, çoğu zaman sadece eski düzenin yeni yöneticilerine dönüşüyor.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.