Ömer ÖDEMİŞ

Ömer ÖDEMİŞ

ÖCALAN DİN VE TARİKATLAR KONUSUNDA DAHA ÖNCE NE DEMİŞTİ? (4)

ÖCALAN DİN VE TARİKATLAR KONUSUNDA DAHA ÖNCE NE DEMİŞTİ? (4)

Öcalan 1991 yılında yayınlanan “Din sorununa devrimci yaklaşım” isimli kitap da, islama, tarikatlara, Şii ve Alevilere nasıl baktığını özetle şöyle ortaya koyuyordu;

(…) hem Musa hem de İsa Filistin de ortaya çıkar. Bir peygamber geleneği vardır. 124 bin peygamberden bahsediliyor. Öyle anlaşılıyor ki irili ufaklı her kabile nerdeyse bir peygamberde ortaya çıkmıştır. O zaman ki gelenek, peygambersel gelenektir. Peygambersiz bir yaşam düşünülemiyor. Dinsiz yaşam düşünülemiyor. Ortaya çıkan her öncü kendisini peygamber olarak gösteriyor. (sy:26)
Muhammed de bunların içinde yetişiyor ve bu çelişkileri görüyor. Hıristiyanlık ve Musevilik tarafından tam bir çember içine alınmıştır ve orada ortaya çıkan her öncü kendisini peygamber ilan ediyor. O zaman ne yapacaktır? Bu koşullar altında ticaret hayatına atılıyor. Bir güç olma gereğine inanıyor ama Arap kabileleri ve kabile tanrıları geliştirmek istedikleri otoriteye, düzene son derece karşıdırlar.

(…) Devletin resmi dinine karşı çıkar imparatorluğun ezdiği
kesimlere sahip çıkar; yine kabilelerin, o içinden çıkılmaz dinlerine, tanrılarına, putlara karşı hepsinin çıkarlarını dile getiren tek tanrılı dine ihtiyaç vardır. Musa ve İsa yalnız Yahudilerin ve Hristiyanların peygamberidir. Ama Muhammed “ben yalnız Arapların peygamberiyim” demez; çünkü bu, o zamanki koşullara denk gelmez. Yine İsa “tanrıyım” diyor. Bu nedenle Muhammed kendisini tanrı ilan etmez. Yapması gereken en uygun şey nedir? Geleneklere de dayanarak, kendisini tanrının elçisi, bütün insanlığın peygamberi ilan eder. Hem de son peygamberdir. (sy:27)omerodemis4.png

(...)Muhammedin yakınlarından olan ve gerçekten tamamen militanca İslam’a hizmet etmiş, bu konuda büyük özveri ve cesaret göstermiş, aynı zamanda çok bilinçli, islamın özüne ve onun eşitlikçi adil özüne inanmış, mal ve mülke göz dikmeyen, otoriteyle başı dönmeyen İmam Ali’nin başını çektiği kesim vardır. (…) Yani Alevilik diyebileceğimiz, Ali’nin tutumundan yana olma temelinde bir kesim gelişir. Fakat bu bölünmede Emevi sülalesi baskın çıkar. Bu baskın çıkışın kaynağında iktidara sahip oluş vardır. İktidar Emevilerin elindedir. Emeviler o dönem Şam’da kurumlaşmışlardır. İktidar ve para ellerindedir, olanakları geniştir. (…) Diğer kesim olan Aleviler, yani Ali yanlıları, daha çok ideolojik saflığa-arılığa bağlı kaldıkları, kimseye para ve mülk dağıtmadıkları, özellikle imanla, islamın militan özüyle yaşamak istedikleri için, yaman savaşır, etkili savaşır ama hakim olamazlar. (Sy:31-32)

Görülüyor ki Şiiler islamın, imam Ali yandaşlığının en militan kesimidir. (…) İrani kavimlerin uğradığı katliamlara karşı bir tepki özelliği taşır. Ve kendisini sürekli savunmada bulur. Bu anlamda belli bir haklılık yönü vardır. Zulme ve haksızlığa karşıdır. Sürekli savaşım içindedir ve dolayısıyla militancadır. (Sy:33)

(…) Türk ve İslam ilişkilerini önemle ele alıyoruz. Bunlar İslam’ın en sağcı, en ganimetçi, en gaddar özelliklerini esas alıyorlar. Bu ne demek? İslam’ın gerçek devrimcileştirici, uygarlaştırıcı yönüne karşı en sağcı, gerici, katliamcı özelliklerini esas alıyorlar. ( Sy:37)
O halde görevimiz, özellikle tehlikeli bir hal almış bulunan en çok ideolojik olarak teşhir ve tecrit etmemiz gereken bu tarikatların maskelerini düşürmek, bunların islamla ilgisinin olmadığını, İslam’ı sömürücü amaçlar için alet olarak kullandıklarını (…) göstermek ve bunları etkisizleştirmektir. Çünkü çığ gibi gelişen bu tarikatlar ülkemizde ajan çeteleri durumuna gelmişlerdir. (Sy:85)

Tüm bunlardan sonra bu gün gelinen nokta “Ümmet birliği” noktasıdır. Devlet Bahçeli’nin “Kurucu Önder” diye tanımladığı Öcalan artık devletin işbirlikçisi olarak safını net olarak belirlemiş ve devlet adına misyon üstlenmiştir.

AKP iktidarının ömrünü uzatmak, bir dönem daha iktidarda kalarak, son görevlerini yerine getirmek için ihtiyaç duyduğu Kürt siyasal hareketinin desteği böylelikle alınması hesaplanmaktadır. Suriye de ki PYD hareketinin Cihatçı HTŞ hareketine eklemlenmesinden sonra Türkiye de AKP ile başlatılan süreç daha da önemli olmuştur.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.