ÖNCE KAPININ ÖNÜNÜ SÜPÜR!

ÖNCE KAPININ ÖNÜNÜ SÜPÜR!
Siyasetin değişmez, eskimez ve asla taviz vermez temel bir kuralı vardır: İktidarın yarattığı tahribat, yolsuzluk ve usulsüzlük girdabı ne kadar derin olursa olsun; yerine talip olanların temiz, liyakatli ve güven verici olması şarttır. Halk muhalefeti dalga dalga yükselirken, muhalefetteki partilerin, kişilerin ve kurumların önemi de aynı oranda artar.
İşte tam da bu yüzden, aklı başında, kafası çalışan her yurttaş bilir ki: Giden zaten gitmektedir. Önemli olan, onun yerine gelecek olanların nasıl bir kumaştan dokunduğu, nasıl bir anlayışa sahip olduğudur. Gerçek bir vatansever ve basiretli bir toplum, sadece gidene vurmakla yetinmez; yerine gelecek olanı da en ince detayına kadar sorgular, mercek altına alır.
Halkın o köklü ve sarsılmaz lafı tam da bu durumu işaret eder: **"Önce kapının önünü süpür!"**

img-2440.jpeg
İLKELİ GAZETECİLİK VE YEREL MÜCADELE ZORUNLULUĞU
Türkiye, tam 24 yıldır AK Parti iktidarında yoksullukla, yolsuzlukla, usulsüz alım-satımlarla ve iadelerle boğuşuyor. Fakir halkın parasını dikkatli kullanmayan, bu kaynakları usulsüzlüklerle ele geçiren zihniyetten hesap soracak olan muhalefet odakları, her zaman aklı başında adamların birincil merceği altındadır.
Bugün Ordu Kent Gazetesi olarak, %80 ağırlıklı olarak bu şehrin yerel sorunlarını gündeme taşımayı bir namus borcu ve temel görev edindik. Bu yüzden yerel mücadele, bizim gazetemiz için sadece bir tercih değil, kaçınılmaz bir zorunluluk ve en önemli vazifedir.
Şimdi birileri çıkıp bize soruyor: *"Cumhuriyet Halk Partisi’ne niye bu kadar çatıyorsunuz?", "Genel Başkan Özgür Özel’i neden bu kadar sert eleştiriyorsunuz?", "Yerelde Ulaş Tepe’ye niye bu kadar yükleniyorsunuz?"
Bizim onlara tek, net ve sarsıcı bir cevabımız var: **Önce evinin önünü, kapının önünü süpür ve temiz tut!**
Ulusal Kurtuluşun Küllerinden Fırıldakların Bahçesine Mi?


Bugün AK Parti gidince yerine gelecek görüntüye bürünen Cumhuriyet Halk Partisi, ne yazık ki Mustafa Kemal’in ulusal kurtuluşun küllerinden doğurduğu o şanlı parti hüviyetinden giderek sıyrılmıştır.
İçeride durum içler acısıdır:
* Parti, yamuk yumuk işlere bulaşan, çalıp çırpan, binbir fırıldak çeviren adamların kuşatması altına girmiştir.
* Sözde sosyal demokrat, milliyetçi ya da halkçı maskesi takıp kendi ülkesini, ilkelerini terk edenler baş köşeye oturtulmuştur.
* Başka partilerin bahçesinde büyüyen, o defolu anlayışlarını zerre terk etmeden CHP’ye devşirilen bu asalak zihniyet yüzünden parti; halkçı ve devrimci özelliklerini tamamen kaybetmiştir.
Son Söz: Vatandaşlık ve Gazetecilik Rehberimiz
Biz bu eleştirileri kentin ve ülkenin geleceği için yapıyoruz. Eğer sen de şayet yerine geleceklerin gibi avantaj peşinde koşacak, fırıldaklık yapacak, kırkayak gibi her deliğe uzanıp hırsıza, uğursuza göz yumacaksan; biz ya da bu halk sana niye destek versin?
Bu sözü kendinize rehber edinin. Herkes bilsin ki, biz bu ilkeli duruşla vatandaşlık ve gazetecilik görevimizi sonuna kadar yerine getirmeye devam edeceğiz.
Nevzat Akata
aşağıdaki ORDU SENDEnin haberini dikkatli okuyun ve kararı kendiniz verin

--------------

img-2441.jpeg

6. KİTAP GÜNLERİ’NDE "PARÇALI İHALE" DİKKAT ÇEKİYOR: TEK ETKİNLİK İÇİN 5 MİLYON 617 BİN TL DOĞRUDAN TEMİN!

Altınordu Belediyesi’nin 1-10 Mayıs 2026 tarihleri arasında gerçekleştirdiği 6. Ordu Edebiyat ve Kitap Günleri, organizasyon başarısından ziyade ihale süreçleriyle gündeme geldi. Belediye yönetimi, devasa organizasyonu bütüncül bir açık ihale yapmak yerine, kalemlere ayırarak "Doğrudan Temin" yöntemiyle gerçekleştirmeyi tercih etti. Resmi kayıtlara göre, yalnızca bu etkinlik özelinde yapılan doğrudan temin harcamalarının toplamı KDV hariç 5.617.000 TL'ye ulaştı.

PARÇALI ALIMLAR NEDEN TERCİH EDİLDİ?
Yasalara uygun olarak yapılan Kamu İhale Kanunu’nun 22-d maddesi (parasal limitler dahilinde doğrudan temin) kullanılarak yapılan bu parçalı alımlar, yerel kamuoyunda "ihalelerin doğrudan temin limitlerine takılmadan, istenilen firmalara paylaştırılması amacıyla mı yapıldı?" sorusunu beraberinde getirdi. Tek bir etkinlik için yapılan bu bölümlü harcama tablosu şu şekilde oluştu:

- Yazar ve Yayınevi Hizmet Alımı: 2.900.000 TL ( KDV HARİÇ)

- Ses, Sahne ve LED Ekran Kurulumu: 750.000 TL ( KDV HARİÇ)

- Dağıtılacak Malzeme Alımı: 630.000 TL (KDV HARİÇ)

- Billboard ve Sosyal Medya Yayını: 600.000 TL (KDV HARİÇ)

- Baskı ve Tanıtım Hizmetleri: 572.000 TL (KDV HARİÇ)

- Özel Güvenlik Hizmeti: 165.000 TL ( KDV HARİÇ)

ŞEFFAFLIK SÖZLERİ NE OLDU?
Altınordu Belediye Başkanı Ulaş Tepe'nin seçim dönemindeki en iddialı vaatlerinden biri, belediye ihalelerinin "canlı yayınlanacağı" ve tam şeffaflıkla yönetileceği idi. Ancak 6. Kitap Günleri gibi büyük ölçekli bir etkinlikte, katılımcı rekabeti en üst düzeye çıkaracak "Açık İhale" yöntemi yerine, doğrudan temin gibi daha kısıtlı ve kontrolün idarede olduğu yöntemlerin tercih edilmesi, başkanın şeffaflık vizyonuyla ne kadar örtüşüyor?

Kimseyi suçlamada ve zan altında bırakmadan, yalnızca kamu kaynaklarının kullanımındaki "hesap verilebilirlik" ilkesini hatırlatmak isteriz. Bir belediye yönetimi, milyonluk bütçeleri şeffaflıkla açık ihale yoluyla yönetmek yerine, neden parçalı doğrudan teminlere ihtiyaç duyar? Ulaş Tepe yönetiminin bu soruya, halkın beklediği şeffaf yanıtı vermesi bekleniyor.

#Ordu #altınordu

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.