Nevzat AKATA
İNSAN BIRAZ SIKILIR UTANIR KARDEŞIM 2 ŞEHRIN 3 BİN YOLCUSU MU VAR
İNSAN BIRAZ SIKILIR UTANIR KARDEŞIM 2 ŞEHRIN 3 BİN YOLCUSU MU VAR!
Ordu için bir şeyler yaptığını iddia eden ve üyelerinden kanuna dayanarak zorla para tahsil eden delidumrul misali ODA, BORSA ve esnaf derneklerii'nin ya da kefalet kooperatiflerinin başlarındakiler...
Bu şehirde sayısı 20'yi bulan belediye baskanlari
ve yüzlerce yüzlerce bu şehir için hizmet için beni seçin diyen ve seçilen belediye meclis üyeleri,
-bürokratları tenzih ediyorum,
-çünkü onlar makam mevki ve bulundukları konumlarını üst düzey ve ordulu olmayan iktidardan aldıkları
ve Ordu'da doğup büyümediklerinden
bence de haklı olduklarından , Ordu için hiçbir anisi olmadıkları için-,

Ağızlarını açıp sanat her şeydir diyen sanatçı olmuş ama şehirli olamamışlar,
Ve ayrıca sivil toplum kuruluşlarının diye tabir edilen derneklerin vesairlerinin, başında, yanında, ortasında , üyesi olarak bulunan
ve genellikle de -bir kısmını tenzih ediyorum ve onlardan peşinen özür diliyorum-
Masturbatyon faaliyeti diye tanımladığım biçimi hayata geçiren,
benim gibi yaşı Kemale ermiş ama hirsi bitmemiş,
beyni 50 yıl geride kalıp internete girmeyi bile beceremeyen,
tabiri caizse bacak kadar torunlarından yardım talep eden,
bu arkadaşlarımız kardeşlerimiz, toplumun değişimine ayak Uydurma şansı olmadığı ya da uyduramadıkları için
ve ayrıca kadın günler ivesairlerinin de maliyetleri çok yüksek olduğu için
bir kısmının çok paradan,
bir kısmını ise yok paradan dolayı
toplumsal faaliyetlerde bulunmayı kendi can sıkıntıları nedeniyle değil de
"topluma fayda sağlıyorum /sağlayacağım" mazereti ile karşımıza çıkıp
çeşitli ve sözde etkinliklerini bizlere lanse etme azminde olan
ya da topluma faydalı olacağım diye, bunun adını politik ya da benzeri mücadelelerde değerlendirmeye çalışan yaşlı kardeşlerimiz
en iyi yapacakları işi,
yani kreşlerde çocuk yuvalarında ya da benzeri sosyal sorumluluk alanlarında
ya da gönüllü kuruluşlarında gönüllü çalışmalar katılarak -dikkat edin yönetici olarak değil birey olarak- faydalı olmaları gerekirken,
KIYMETLİ KARDEŞLERIMIZ SEVGILI ORDULULAR, bu tür yurttaş tiplerinin yanı sıra,
Ordu'da mevcut Çorbacı medya'nın peşinde ya da diğer verdiğimle ekmeğinin peşinde olan bir takım şahısların ki -bunların büyük bir bölümü ne toplumsal ne Siyasal ne de dünyadan haberi olmaz ama her dedikodu bunların kulağında ve beyin kırımları arasındadır - Gazeteci olarak "sen benim sırtımı kaşı ben de senin kaşırım" politikaların aktörü olarak karşımıza dikilenler,
vasıfsız ama paralı/parayı bulan şahısların tümü -kiiiii, çok az sayıda olanları tenzih ediyorum- bizim yaşadığımız çocuklarımızın ve torunlarımızın yaşayacağı Ordu'yu hesaba katmadılar ve katmayacaklar da....
Sevgili dostlar mutlaka yine bana kızıp içinden dışından ama benim yüzüme karşı değil de arkamdan her türlü sözü edenler,
bu kentin boklu deresinde yüzmemiş
Melet Irmağı ile CİVİL arasındaki arazinin sel suları ile kaplanmış olduklarını bilmeyenlerdir..
Benim arkamdan söz edenler boklu dere'de balık avlamayalardır...
Ve dahi boklu derenin yanındaki buzhaneden buz alıp bir parçasını kırıp ekmek yer gibi yemeyenlerdir...
Ve dahi küçük iskele ile rıhtım arasında yüzerek gidip gelmeyi ve o zevki katmayı binmemiş olanlardır...
Rıhtımımın ya da büyük iskelenin küçük iskelenin beton kazıklarnda midye çıkartıp teneke üzerinde pişirip yemeyi icra etmemiş olanlardı..
Benim arkamdan söz edenler, benim bugün torunlarıma okuduğum güzel Ordu İlkokulu'nu -binalar eskidi içinden fare çıkıyor diyerek yıkıp kent kimliğini mahvedenler e dir sözüm- orijinal halini ve bahçesinde top oynadığını gösterememe ve anlatamamanın sancısını bilmeyenlerdir.... çünkü onlar ordulu değildir bu şehre ilişkin anıları yoktur... bu şehre ilişkin şehir içinde gezerken beyninde hatıralar canlanmaz çünkü buralı değildirler...
Benim arkamdan Söz edenler bu şehrin imara açılırken yüksek katlı binaların hayati derecede risk taşıdığını kulak ardı ederek şehrin 4.01 yanlı bahçe kazığı misali beton binalarla kazık çakar gibi mahvet tirenlerdir..
Özetle ve inatla soyleyecegim söz şudur
bundan 22 yıl önce sadece Ordu ilinde günlük 5000 insan trafiği şehir dışı hareketliliği var iken ,
Geldiğimiz bugün de BU ŞEHRIN ve Giresun'un ve ilçelerinin -ANKARA'DA VE ORDU'DA GEREKLI KARARLARI ALMAYIP DA GERI BIRAKTIILMAMASINA KARŞI- ÜSTÜNE DÜŞEN GÖREVI YAPMAYAN YUKARIDA BAHSETTIĞIM ZEVATIN TÜMÜ,
BENIM KALEMIMIN BENIM BEYNIMIN VE BENIM ÇOCUĞUMUN ÇOCUĞUMUN
Geleceğe ILIŞKIN HEDEFINDE, BECERIKSIZ INSANLAR OLARAK TANIMLANMALIDIR VE TEŞHIR EDILMELIDIRLER...
Ordu'da ve Giresun'daki şehrini seven insanlığı seven tüm dostlara arkadaşlara ve tüm insanlara sesleniyorum;
ŞEHRILERINIZE SAHIP ÇIKINIZ GÖREVINI YAPMAYANLARA YA DA BIZE GÖREV DIYEREK UYUMAMIZI SAĞLAYANLARA UYUTULMANIZI SAĞLAYANLARA INANMAYIP,ONLARIN YÜZÜNE KARŞI "KENT HAINLERI, çocuklarımızın gelecek katilleri" diyebilmeliyiz...