Necdet TOPÇUOĞLU

Necdet TOPÇUOĞLU

YARGI REFORMU ŞARTTIR

YARGI REFORMU ŞARTTIR

Necdet Topçuoğlu

Hangi siyasi iktidar gelirse gelsin adil bir yargı reformu yapabileceğine inanmıyorum. Siyasi iktidarlar, kendilerine uygun yargı sistemini getirme peşindedirler. Yargıda yapılacak düzenlemeleri yargı kurumları yapmalıdır. Gerisi onay konusudur.

Yargı evrensel hukuk kurallarına uygun olmalıdır. Bunu yapabilmek için siyasi yaklaşımlardan arınmış bir kadronun bu düzenlemeyi yapması gerekir. Bu da yargı organının kendisidir. Türkiye’deki hukuk kültürü birikimi, bunu hakkıyla yapmak için yeterlidir.

Türk yargı sisteminde evrensel hukuk sistemine uygun bir yapılanma maalesef yoktur. Yüksek yargıda 3 tay dediğimiz, Danıştay Sayıştay ve Yargıtay vardır. En üstte ise Anayasa Mahkemesi yer almaktadır. 1960 Anayasası ile getirilmiş olan Anayasa Mahkemesi tartışmalıdır.

Danıştay idari mahkemelerin temyiz mahkemesi olan bir yüksek yargı kurumudur. Bu yargılamada her zaman iki kere iki dört etmez. Çok gerekli bir yargılama sistemi değildir. Verdiği kararlar daima tartışma yaratmaktadır. Adli yargı ile birleştirilmesinin daha faydalı olacağı düşünülmektedir.

103184bf-b467-4b73-80e9-ca66cf5e42ec.png

Sayıştay bir hesap mahkemesidir. Kamusal denetimin üzerine kurulmuştur. 6085 sayılı Kanun çerçevesinde TBMM adına bütçe harcamalarını denetlemektedir. Alt organizasyonda yerel ve bölgesel hesap mahkemeleri bulunmamaktadır. Dolayısıyla verdiği kararların temyizi yoktur.

Burada denetimin hesap yargısından ayrılması gerekir. Yerel ve bölgesel hesap mahkemeleri kurulmalı, Sayıştay da bu mahkemelerin temyiz mahkemesi olmalıdır. Böyle bir reformun evrensel hukuk şablonuna uygun olacağı düşünülmektedir.

Yargıtay, adli yargının temyiz mahkemesidir. Mevcutlar içinde en iyi organize olan yüksek yargı kurumudur. Adli yargı konusunda Türkiye önemli bir yargılama kültürüne sahiptir.

Son yıllarda yargı bağımsızlığının erozyona uğramış olması bizi ürkütmemelidir. Yargıyı yeniden düzene koyacak kadrolar bulunmaktadır. Yeter ki yargıya siyasi müdahale yapılmamış olsun.

Anayasamız denetimli bir anayasa olduğu için, bu denetim Anayasa Mahkemesi tarafından yapılmaktadır. Yapılan yargısal denetim, uygunluk denetimidir.
Ayrıca Anayasa Mahkemesi Yüce Divan görevi yapmaktadır. Kararlarının temyizi yoktur. Bu durum hukuk felsefesine aykırıdır.

Esasen Yargıtay Dava Daireleri Genel Kurulunun Yüce Divan görevi yapması hukuk mantığı açısından daha uygundur.
Bu durumda Anayasa Mahkemesinin Yüce Divan kararlarının temyizine bakan en üst yargı organı konumunda olması mümkündür.

Bu düzenleme, Yüce Divanda yargılananlara bir şans daha verilmesi anlamı taşıdığından yargılama hatalarının en aza indirilmesini sağlamak bakımından önemlidir.

Anayasa’yı tanımamanın, Anayasa Mahkemesi kararlarına uymamanın bir müeyyidesi yoktur. Müeyyidesiz denetim ve yargı olamaz. Mevcut Anayasamızın en büyük eksiği budur. “Anayasa’ya ve Anayasa Mahkemesi kararlarına uymayanlar görevlerinden istifa etmiş sayılırlar” gibi bir müeyyide getirilmesi şarttır.

Yargı reformunu yapmak kolay değildir. Öncelikle ahlak, fikir ve vicdani konularda reform yapılmalıdır. Yargı reformu bunun üzerine bina edilirse anlamlı olabilir. Yargı reformunu yargıya bırakmak gerekir. Siyasiler yargıda reform değil, yıkım yapmaktadırlar. Tarihî süreç bunun örnekleri ile doludur.

Türkiye’de evrensel hukuk kurallarına uygun bir yargı sistemi kurulmadıkça, ekonominin düzelmesi ve yabancı yatırımların gelmesi mümkün değildir. Türkiye ya hukuk devleti olacaktır, ya da kendi kendine eriyip, başka milletlere yem olacaktır. Bir ülkeyi yönetenlerin veya o ülkedeki kurumların, devletin kuruluş sözleşmesi olan Anayasa’yı tanımıyorum demeleri sözün bittiği yerdir.

(07, Kasım, 2026-Ankara)

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.