Necdet TOPÇUOĞLU

Necdet TOPÇUOĞLU

SAYIN ERDOĞAN TERCİH YAPMAK ZORUNDADIR

SAYIN ERDOĞAN TERCİH YAPMAK ZORUNDADIR

Necdet Topçuoğlu

Türkiye de hiç kimse yaşanan fon dolandırıcılığının yaratmış olduğu Finansal krizin farkında değildir. Ekonomik sistemin bir alanında başlayan sorun domino taşı etkisiyle sistemin her alanına yayılma tehlikesi göstermektedir. Yayılmayı önlemek için, domino taşlarının devrilmesine müdahale ederek sorunu çıktığı alana hapsetmek gerekir. Türkiye'de bunu yapabilecek tek kişi Sayın Erdoğandır. Çünkü bütün yetkiler onun elinde kör düğüm olmuştur. Başta bütün muhalefet partileri olmak üzere, her kim bu konuda konuşuyorsa boş konuştuğunu söylemek mümkündür.

Türkiye Finansal sistemi, son derece profesyonel ve organize bir vurgunla karşı karşıya kalmıştır. Sorun sadece fonlarla ilgili olmuş olsaydı rakamlar bu kadar büyük olmazdı. Vurguncular önce fon kurup halkı soymuşlar. Daha sonra çarptıkları para ile borsaya girmişler ve yabancı yatırımcıları dolandırmışlar, son aşamada da Takas Bankı dolandırarak eylemlerini tamamlamışlardır. Bu kadar komplike bir vurgun, sıradan dolandırıcı işi değidir. Bu vurgun bir çok ayağı olan iç ve dış ihanet şebekelerinin koordineli bir şekilde çalışmasıyla gerçekleşmiştir. En kötüsü devletin kurumlarını ele geçirenler bu ihanetin içindedirler.

Fon dolandırıcılığı ile başlayan ve farklı alanlara yayılma eğilimi gösteren Finansal krizde, Devlet ile Rejim karşı karşıya gelmiştir. Sayın Erdoğan bunu ya biliyordur, yada bilmiyorsa bilmek zorundadır. İşte tercih yapması gereken kavşak noktası burasıdır. Ya kurduğu rejimde örgütlenerek devleti soyanların yanında olacaktır, ya da devletten yana tavır koyacaktır. Kararsız kalmasının nedeni budur diye düşünüyorum. Elektronik kayıt sisteminde iki saatte çözülecek sorun, haftalardır sürüncemede kalmıştır. Sayın Erdoğan Osmanlı Devletini örnek aldığını her fırsatta vurgulamaktadır. Osmanlı Padişahı II.Abdülhamit gibi davranmanın tam zamanıdır. Cesur davranıp, kangren olan organı kesip atmalıdır. Bunu yaparsa tarih ondan III.Abdülhamit olarak bahsedecektir.

Sırtında yumurta küfesi olmayan, devlet yönetmek nedir bilmeyen teneke kafalılar bu yazıyı okuyunca, tam da AKP yanlısı bir yazı diyeceklerdir. Bu felâket bir ihanettir. Bu felaket üzerinden siyaset yapmak duble ihanettir. Söz konusu vatan olunca gerisi teferruattır diyen kim varsa, devletin yanında tavır almak zorundadır. Sayın Erdoğan devletten yana tavır koymayı seçerse, desteklenmelidir. Bu ihanete bulaşan kim varsa ipi çekilmelidir. Çeşitli kesimlerden kurban vermekle sorun çözülemez. Söz konusu olan para o kadar büyük ki, uğruna her kötülüğün yapılması mümkündür. Kol kesilir yen içinde kalır, biz bu işi kendi aramızda çözelim denirse, bu sorun çözülemez. Devletin finans sistemine olan güven yeniden tesis edilemez.

Sorunu çözebilecek tek kişi olan Sayın Erdoğan bir an önce karar verip neşteri vurmalı ki, kriz ekonominin diğer alanlarına yayılmasın. Borsadaki yıkımı düzeltmek için, güven verici yasal tedbirler acilen alınmalıdır. Borsa bir ülkenin finans dünyasındaki aynasıdır. Krizin Bankacılık sistemine kaymaması için gerekli önlemler alınmalıdır. Söz konusu finansal ve yasal önlemler alınmazsa, Türkiye finans sistemi yönünden Afrika ülkeleri kategorisine dahil edilecektir. Acil önlemler alınmazsa, dövizi baskı altında tutmak mümkün değilfir. Enflasyon ve hayat pahalılığı kontrolden çıkar, hatta Hükumeti kontrol altına alır. İşsizlik ve istihdam sorunu katlanarak artar. Bu saatten sonra söz konusu ihaneti yapanların kimler olduğunu tartışmak, zaman kaybıdır. Gereği yapılmalıdır.

Aman bu konuyu kimse ağzına almasın, konuşanı susturun demek çözüm değildir. Tüm yurttaşların ortak mücadelesi devleti ayakta tutmak olmalıdır. Devlet olmazsa canımız, malımız, namusumuz tehdit altında demektir. Önemli olan konunun istismar edilmemesidir. Araba devrildikten sonra yol gösteren çok olur. Konuşanların söyledikleri incir çekirdeğini doldurmamaktadır. Biz bu konuyu zamana yayarsak, mağdurların da ana paralarını verirsek konu unutulur demek, tozları halının altına süpürmek demektir. Gün gelir ekonomiye olan yansımaları herşeyi bize yeniden hatırlatır.

(20, Ekim, 2026-Ordu)

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.