Necdet TOPÇUOĞLU

Necdet TOPÇUOĞLU

SAKIZ ÇİĞNEMENİN SAKINCASI

SAKIZ ÇİĞNEMENİN SAKINCASI

Necdet Topçuoğlu

Dostları Nasrettin Hoca'ya sormuşlar. Hocam tuvalette sakız çiğnemenin bir sakıncası varmıdır demişler. Hoca kavuğunun altına elini sokarak, başını kaşıdıktan sonra, hiçbir sakıncası yoktur. Ancak, sizi tuvaletten çıkarken bir şey çiğniyor olarak görenler ne yiyor acaba diye merak ederler demiştir. Edebi olmayanlar, adaba uygun olmayan ritüeller ile mesaj vermeyi seçerler. Ankara Büyükşehir Belediyesinin eski başkanlarından birisi, suç örgütü kurma şüphesi ile ilgili olarak, ifadesi alınmak üzere, Ankara Cumhutiyet Başsavcılığına çağrılmıştır. Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulunda denetim yaptığım yıllarda, söz konusu zat ile bir çok mücadelelerim olmuştur. Bunları daha önce yazmıştım.

Eski Meclis Başkanlarından Bülent Arınç'ın, Ankara'yı parsel parsel sattı diye, hakkında iddialarda bulunduğu bu zatın, Adliyeye gelmesi, haber değeri taşıdığından, basının yoğun ilgisini çekmiştir. Suç şüphelisinin Adliyeye gelişinin senaryosu kötülük uzmanları tarafından yazılmış, o da rolünü hiç hata yapmadan oynamıştır. Ağzında muhtemelen sakız olduğu söylenen maddeyi, ağzını gerdire gerdire çiğneyerek Başsavcılık makamına gelmiştir. Vermek istediği mesaj, umurumda değilsiniz. Ben adamı sakız çiğner gibi çiğnerim demek istemiştir. Bu mesajı kim nasıl anlarsa anlasın, ben Nasrettin Hocanın dediği gibi anladım. Zaten devlet terbiyesi almış eski bir bürokratın, Adliyeye gelirken sakız çiğnemeyi başka türlü anlaması mümkün değildir.

Bu zatın ifadesini verdikten sonra Adliye önünde yapmış olduğu açıklamalar da, önceden yazılmış senaryonun devamı olarak algılanmıştır. Ben bir çekirgeyim, 500 defa sıçradım ama beni yakalayamadınız demiştir. Yine bir suç yakalayamayacaksınız demek istemiştir. İfadem gizlidir, bu konuda açıklama yapamam diyerek, Mansur Yavaş'ı hedef tahtasına koymuştur. Mansur Yavaş ifadeye çağrıldığında takipsizlik alırsa adalet oluyor, ben takipsizlik alırsam adaletsizlik oluyor öylemi diyerek, takipsizlik verileceğini ima etmiştir. Yargıya güvendiğini, herkesin yargı önünde hesap vermesi gerekir diyerek, Mansur Yavaş'ı hedef göstermiştir.

Yazdıklarımı okurken bazı dostlar şöyle düşünebilirler. Bu zat diye yazmışsın, bu zatın gerçek adı yokmudur diye sorabilirler. Gayet tabi var, televizyon programlarında bol bol konuşulmaktadır. Ben o adı telaffuz ederek dilimi kirletmek istemem. Geçmişte Meclis KİT Komisyonunda da söylemiştim. Allah bu zatı yarattıktan sonra, Şeytanı yaratmak için neden zahmet buyurmuş anlamış değilim. Bu zatın kafasında en az 20 tilki dolaşır, hiç birisinin kuyruğu birbirine değmez. Göstermelik olsa bile ifadesi alınmış olabilir, ancak yargılanacağını düşünmüyorum. Çünkü işlediği iddia edilen suçların tamamı, görevi kötüye kullanma kapsamındadır. Konuşulanlar sadece buz dağının suyun üstünde kalan kısmıdır. Suyun altında kalan kısmını görmek istemezler.

Diğer yandan eski Başbakanlardan Binali Yıldırım ve Ahmet Davutoğlu'nun da dokunulacaklar arasında adlarının geçmesi, daha önce yandaş basından bazı popüler isimlerin halen tutuklu bulunmaları, Uğur Mumcu ve Muhsin Yazıcıoğlu dosyalarının yeniden açılması, Yargının imaj yenileme çabası olarak algılanmaktadır. Böylece bütün siyasi yargılamalara da meşruiyet kazandırılmak istenmektedir. Bütün bu olanları Cumhurbaşkanı ile ilişkilendirmek doğru değildir. Onun üzerinden son derece profesyonel bir kadro, bu işleri planlandığı gibi yürütmektedir. Karşısında engel olacak bir güç bulunmamaktadır. Ben sadce sistemi bilen bir bürokrat olarak, tespitlerimi yapıyorum.

(06, Eylül, 2026-Ankara)

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.