Necdet TOPÇUOĞLU
KARADENİZ TUFANI TEORİSİ
KARADENİZ TUFANI TEORİSİ
Necdet Topçuoğlu
Karadeniz'e sahili bulunan bütün uluslararası üniversiteler Karadeniz Tufanı konusunda araştırma yapmalıdırlar. Yaz mevsiminde eski adıyla Cotyora da yüzerken düşen olta makinamı bulmak için gözlükle dalmayı denemiştim. Cotyora'nın bugünkü adı Bozukkale'dir. Kalenin temel duvarlarının suyun altında kalmış olduğunu gördüm. Sonra gençlerle birlikte daldık. Onlarda benim gördüklerimi görmüş oldular. Merak ettim, acaba Bozukkale'mi battı, yoksa denizmi yükseldi diye. İnternette dolanırken "Karadeniz Tufanı Teorisi"ne rastladım.
Karadeniz Tufanı Teorisi, MÖ 5600 yılları civarında, Tufan efsanelerine konu olan bir hipotezdir. Söz konusu Hipotez, Amerikalı bilim adamları Ryan ve Pitman tarafından formüle edilmiştir. Amerikalı jeologlar Ryman ve Pitman'ın teorisine göre Karadeniz'in eskiden bir tatlı su gölü olduğu, ancak daha sonra meydana gelen depremler nedeniyle oluşan boğazlardan Akdeniz'in sularının Karadeniz'e dolduğu savunulmaktadır. Deprem felâketinden önce, Karadeniz seviyesinin dünya okyanusunun genel seviyesinin altında olduğu söylenmektedir.
Bilim insanları, Akdeniz'in tuzlu sularının dolmasıyla Karadeniz tatlı su gölünün seviyesinin 140 m yükseldiği iddia edilmektedir. Deniz tabanının incelenmesi, su bitkilerinin ve tortul kayaçların yaklaşık 7.500 yıl önce tatlı sudan tuzlu suya değişimini tarihlendirmeyi mümkün kılmıştır.
2000 yılında araştırmacılar, Taşkın teorisi için arkeolojik ve jeolojik kanıtlar bulmuşlardır. Bunlar antik kıyı şeritleri, tatlı su salyangozu kabukları, su basmış nehir vadileridir. Türkiye kıyılarından 12 mil uzaklıkta, yaklaşık 150 metre derinlikte insan yapımı ağaç işleme aletleri bulunmuştur.
Karadeniz'in seviyesi 140 metre yükselince, Azak Denizi ortaya çıkmıştır. İstanbul Boğazı'nın Niagara Şelalesi'nden 200 kat daha büyük bir şelale oluğu söylenmektedir. Bazı kaynaklarda bu şelâlenin grültüsünün Mısır'dan duyulduğu rivayet edilmektedir. Karadeniz'in hacmindeki 1,5 kat artış, büyük bir kıyı bölgesinin sular altında kalmasına yol açmıştır. Bu olayın birçok kültürde Tufan efsanesinin temelini oluşturmuş olması mümkündür. Bazı tarihçiler Platon'un Atlantis öyküsünü de Karadeniz'in taşmasıyla ilişkilendirmektedirler. Her durumda da "Karadeniz Tufanı" insanların büyük çaplı göç etmesine neden olmuştur.
Sözkonusu teoriye yönelik eleştirilere rağmen, ünlü denizbilimci Ballard 2000 yılında Karadeniz'in eski kıyı şeridini araştırarak jeologların spekülasyonlarını doğrulamıştır. Yumuşakçaların radyokarbon analizlerini ve tortul kayaçlar ile suda yaşayan bitki türlerindeki değişimleri inceleyen bilim adamları, yaklaşık 7.500 yıl önce Karadeniz'in tamamen taze olduğu sonucuna varmışlardır.
Karadeniz de su baskını öncesi var olan hayata dair tarifler ve su baskını sonrası su altında kalan ülkelerine dair anlatılar, sudan çıkan atlar ve ineklere dair anlatılar olduğu söylenmektedir.
Bilim insanlarının ileri sürdükleri hipotezi inceledikten sonra, Karadenizin 140 metre derinliğinde kalan sahil şeridini merak etmeye başladım. Sular altında kimbilir hangi kültür değerleri günyüzüne çıkmayı beklemektedir. Çok az, hatta hiç bilinmeyen bu konunun yaygınlaştırılmasını sağlamak gerekir diye düşünüyorum. Ben bir adım attım, okuyanlar da birer adım atarlarsa, karadenizli olmanın yeni bir boyutuna kavuşmuş oluruz.
(09, Mart, 2026-Ordu)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.