Necdet TOPÇUOĞLU

Necdet TOPÇUOĞLU

GİZLİDE GEBE KALAN AŞİKÂREDE DOĞURUR

GİZLİDE GEBE KALAN AŞİKÂREDE DOĞURUR

Necdet Topçuoğlu

İmralı da gizli yürütülen görüşmelerin sonucu, dün Pakraduni kuryeler tarafından, Kürtçe ve Türkçe okunarak, kamu oyuna ikinci defa açıklanmıştır. İki sayfadan oluşan konuşma metni, pazarlık ve zorlamayla yazılmış, gizli şifreleri olan bir ihanet belgesidir. Türkçe metin Pervin Buldan, Kürtçe metin ise Öcalan'ın İmralı'dan mahpus arkadaşı Veysi Aktaş tarafından okunmuştur. Yani muhatap PKK denilmek istenmiştir. Gizli ilişkinin aşikârede çocuğu olmuştur. Şimdi herkes bu çocuğa ad koymaya çalışmaktadır. Hiç zorlanmaya gerek yoktur. Nesebi sahih olmayan çocuğun, halk dilinde adı "piç" dir.

Pakraduni Abdullah Öcalan, konuşma metnini Türkçe yazmış, Kürtçe bilmediği için sonradan bu metin Kürtçeye çevrilmiştir. Söz konusu metnin öncelikle Kürtçe okunması, daha başlangıçta mevcut anayasaya saldırıdır. Öcalan sözde Kürt sorununun faturasını Cumhuriyete kesmiştir. PKK varlığını Cumhuriyet tarihinin en uzun isyanı olarak tanımlamıştır. Cumhuriyetin katı kurallarının gevşemesiyle oluşan yeni rejimde, Kürtlerin Devlet ile bütünleşmesi imkanının doğduğunu belirtmiştir. Din ve dilde dayatma olamayacağı gibi, millet konusunda da dayatma olmamalı, millete değil devlete bağlılığımız kabul edilebilir demiştir.

Öcalan sınırlı gücünün farkında olduğu için, egemen bir dil kullanmadan örgüte tavsiyelerde bulunarak, topu hükumetin kucağına atmıştır. Burada gerçek mesaj, yazılı metinden ziyade, yazılı olmayan satır aralarında saklıdır. Belliki Devlet bu mesajın metne yazılmasına izin vermemiştir. Ancak üstü örtülü olarak, sözde Kürt sorununun anayasa temelinde çözülmesi istenmektedir. Metinde özerklik veya kültürel ayrılık taleplerinin olmadığı ifade edilmiş olsa bile, uzun vadede kapı açıldığı kesindir. Burada bir uzlaşma değil, zorlama olduğu anlaşılmaktadır. Öcalan, Bahçeli, Erdoğan ve Özgür Özel'e teşekkür etmiştir. Demekki CHP de işin içindedir. Hazmettire, hazmettire ilerlemektedirler.

İhanet metninde Anayasanın 66. Maddesindeki vatandaşlık tanımının yeniden düzenlenmesi gerektiği ifade edilmiştir. Kısacası üniter devletin ortadan kaldırılması, etnik kimlikler üzerinden bir vatandaşlık tanımlaması istenmektedir. Türkiye'nin ad belirtmeden eski Yugoslavya olmasına kapı açılmaktadır. Bu planın uzun vadede bölünmeye gideceğini herkes bilmektedir. Tarih, yargılanarak ağırlaştırılmış ömürboyu hapse mahkum edilen caniye statü verilmesini isteyenleri kaydetmiştir.

Abdullah Öcalan her konuşmasında Demokratik Entegrasyona vurgu yapmaktadır. Bunun adı özerkliktir. Özerklik istenen bölgeye baktığımızda, ülkenin gayyisafi milli hasılasına %2 katkı sağlarken, %17 pay almaktadır. Buna rağmen haksızlığa uğradıklarını iddia etmeleri tam bir çığırtkanlıktır. Diğeryandan ileride başlarına gelecekleri öngördükleri için, sürecin yürütülmesinde görev alanların yasal güvenceye kavuşturulması istenmektedir. Ne yaparlarsa yapsınlar yargılanacaklardır. Türk Milleti bu ihanete katkı veren CHP'yi de affetmeyecektir. Öcalan'dan teşekkür alan CHP lideri Atatürk'ün koltuğunu kirletmiştir.

Bütün çabalar halkı ürkütmeden, ihanet metninin kabul ettirilmesine yöneliktir. Hiç kimse gerçeği doğrudan söylememektedir. Yapılmak istenen DEM Partinin oy desteği ile, Anayasanın 42 ve 66'ıncı maddeleri değiştirilerek, ilk dört madde işlevsiz hale getirilmek istenmektedir. İktidar Erdoğan'ın yaşamı boyunca Cumhurbaşkanı olarak kalmasının, Kürtler de uzun vadede özerkliğin yolunun açılmasının peşindedir. Zaten kazan kazan politikaları bunu gerektirmektedir. Bu konu da tek tutarlı tavır, Musavat Dervişoğlu ve İyi Parti kanadında görülmektedir. Zafer Partisinin çabaları ses getirmemektedir. Millet ise derin uykudan uyanmamak için direnmektedir.

Önümüzdeki süreçte, TBMM de Milletvekili transferlerinin yoğunlaşması beklenmektedir. Kimse bana etik ve ahlâki değerlerden söz etmesin. Seçilirken para verenlerin, bedava transfer olmalarını beklemek saflıktır. Cumhur İttifakı DEM Partinin oylarıyla birlikte 400 oy sayısını garanti ederse, referanduma gitmeden Anayasayı değiştirmeyi deneyecektir. Şimdilik konuşulmasa da, Öcalan için "Umut Hakkı Yasası" da bu kapsamda ele alınabilir. Galiba Musa Anter'in dediği yere doğru gidiyoruz. Türkiye'nin batısındaki kürtler yerlerinde kalacak, doğusu özerkliğe kapı aralayacaktır. Ne demişti o zat, "Kürdistan bizim, geri kalan Türkiye ise hepimizindir". Bu durum Anadolu'nun Türksüzleştirilmesi demektir. Millet uyandığında bunu yaşayarak görecektir.

(28, Şubat, 2026-Ankara)

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.