Necdet TOPÇUOĞLU

Necdet TOPÇUOĞLU

DÜNYA BİRDEN BİLE KÜÇÜKMÜŞ

Emekli Müsteşar-
Sayıştay Uzmandenetçisi

Dünya beşten büyüktür metaforu, ilk defa Türkiye'nin 12. Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından kullanılmıştır. Genellikle Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yaptığı sert konuşmalarda, dünya devletlerinin dikkatlerini bu noktaya çekmeye çalışmıştır. Bu önemli çıkış maalesef destek bulmamıştır. Son yıllarda Putin, Netenyahu ve Trump gibi postmodern faşist liderlerin göreve gelmeleriyle, uluslararası hukuk kuraları askıya alınmış, haklının hukuku değil, güçlünün hukuku egemen olmuştur. Erdoğan'ın seslendirdiği "dünya beşten büyüktür" söylemi, yerini "dünya birden bile küçüktür" metaforuna bırakmıştır.

Dünyanın en etkili kuruluşu olarak kabul edilen
Birleşmiş Milletler Teşkilatı, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra 24 Ekim 1945 tarihinde kurulmuştur. Söz konusu teşkikatın halen 193 üyesi bulunmaktadır. Başında beş yıl süre ile seçilen Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri bulunmaktadır. Teşkilatın altı ana idari birimi vardır. Bunlar; Genel Kurul, Güvenlik Konseyi, Ekonomik ve Sosyal Konsey, Vesayet Konseyi, Uluslararası Adalet Divanı ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliğidir. Bu organlara ek olarak, Uluslararası Çalışma Örgütü, Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu, BM Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü, BM Kalkınma Programı, Dünya Sağlık Örgütü, bulunmsktadır. Uluslararası Çalışma Örgütü ve Dünya Bankası bunların en çok bilinenleridir.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Birleşmiş Milletler’in en güçlü karar organıdır. Üye ülkeler arasında güvenlik ve barışı korumakla sorumludur. Birlemiş Milletler’in diğer organları tarafından alınan bütün kararlar tavsiye niteliği taşırken, Güvenlik Konseyinin kararları tüm üye ülkeler açısından bağlayıcıdır. Bu bağlayıcılık, üye devletlerin taraf olduğu ve imzaladığı Birleşmiş Milletler Şartı’ndan kaynaklanmaktadır. Güvenlik Konseyi beşi daimi olmak üzere on beş üye ülkeden oluşmaktadır. Geçici ülkeler bölgesel ayrım gözetilerek iki yıllık sürelerle seçilmektedirler. Daimi üyeler ise Rusya Federasyonu, Çin, Fransa, İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri’nden oluşmaktadır.

Birleşmiş Milletlerin uluslararası sistemdeki güvenlik sağlayıcı rolünün, Güvenlik Konseyi ile somutlaştığını söylemek mümkündür. Güvenlik Konseyi uluslararası barışı tehdit eden herhangi bir olayı ve durumu soruşturmakla yetkilidir. Bu durum Birleşmiş Milletler Şartı’nın 6. ve 7. bölümlerinde açık olarak belirtilmiştir. Benzer şekilde, Güvenlik Konseyinin devletler arasında yaşanacak herhangi bir anlaşmazlık durumunda taraflara barışçıl yöntemler önerme sorumluluğu bulunmaktadır. Ülkelerin uluslararası barışı tehdit etmeleri ve Güvenlik Konseyi tavsiyelerine uymamaları durumunda Konsey’in bütün iletişim kanallarını askıya almadan askeri operasyon uygulamaya kadar yetkileri bulunmaktadır. Güvenlik Konseyi aynı zamanda Birleşmiş Milletlere kimlerin üye olabileceğine karar verir.

Güvenlik Konseyi gündemine gelen her konunun kolaylıkla çözüldüğünü söylemek mümkün değildir. Bunun temel nedeni Güvenlik Konseyi daimi üyelerinin, Genel Kurul’un aksine, veto edici oy hakkına sahip olmalarıdır. Daimi üyeler bu haklarını kendi ulusal çıkarlarına aykırı bir durum olduğunda kullanmaktadırlar. Daimi üyelerin veto haklarını kullanma konusunda bir düzenleme yoktur. Zaman zaman bu durum adeta bir keyfiliğe dönüşmektedir. Cumhurbaşkanı Erdoğan çok haklı olarak, dünya beşten büyüktür diyerek bu keyfiliğe karşı çıkmıştır. Ancak bölgesel menfaatler ve ideolojiler çevresinde kümelenen devletler, gerçeklerden yana değil, çıkarlardan yana tavır almışlardır.


Ortadoğunun terör devleti İsrail, İran'a saldırdığında Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi toplantıya çağrılmamıştır. Çağrılmış olsa bile beş daimi üyeden birisi olan ABD veto hakkını kullanmaktadır. Donald Trump'ın şahsında, dünyanın en büyük terör devleti durumuna gelen ABD, Venezuela'ya baskın yaparak, Cumhurbaşkanı Maduro ve eşini kaçırmıştır. Devletler arasında bir sorun varsa, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin daimi üyesi olan ABD, Güvenlik Konseyini toplantıya çağırarak durumu Uluslararası Adalet Divanına götürebilirdi. Ancak ABD, suç bana karşı işlendi, yargılamayı ben kendi ülkemde yaparım yolunu seçmiştir. Bu yargılamanın hukuki dayanağı yoktur.

Venezuela'nın egemenlik hakları çiğnenmiştir. Bu bir savaş sebebidir. Dünya da hiçbir develet çıkıpta Venezuela'ya haksızlık yapılmıştır diyememiştir. Demekki dünya bırakın beşi, birden bile küçüktür.
Birleşmiş Milletler, beş daimi üyenin veto hakları sebebiyle zaten ölü doğmuştur. Bundan sonra da görev yapabilmesi mümkün değildir. Devlet adamlığının yerini eşkiyalık alınca, dünya eşkiyalığa teslim olmuştur. Nükleer başlıkların düğmeleri delilerin elinde olunca kaygılanmamak mükün değildir. Venezuela petrolüne el koyan Trump, Ortadoğuda savaş çıkması halinde, petrol güvenliğini sağlamıştır. Kotrollü bir şekilde devam eden Üçüncü Dünya Savaşı kontrolden çıkarsa, ne olacağını bilemem ama, Dördüncü Dünya Savaşına gerek kalmayacaktır.

(07, Ocak, 2026-Ankara)

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.