Mustafa Lütfü KIYICI

Mustafa Lütfü KIYICI

YOLUN BAŞLANGICI

YOLUN BAŞLANGICI

(...)
Fakültede ikinci Yıl.
“Sağcılar gitsin de bildiri dağıtabilelim” denilen günlerdi. Bibirimizle okuduğumuz gazetelerden göz aşinası olduğumuz bir dönem.Cumhuriyet’de İlhan Selçuk,Akşam’da Çetin Altan var.

img-3610.jpeg

Bir şeyler yapmalı. Yıl 1967-1968.Kıpır kıpırız.
Bir nolu Amfide kürsüden bir çağrı yapmaya karar verdik. Aynı liseden beraber geldiğimiz Deniz Çamlıbel, sonradan TMGT Başkanlığı da yapacak olan Suat Aptik ile beraber. Anti-emperyalist, anti-faşistlerin komşu iktisat fakültesinde boş olduğunu bildiğimiz bir amfide toplanmasını istedik.
Gençler akın akın doluştu.

Deniz ve Gürkan ile orada tanıştık. Deniz o, kapı açıldığında bizi gözetleyen, Gürkan da ilk yılımızda başarısız bir boykot denemesinde sloganlarla konuşan, Nazımın dizeleriyle öğrencilere ajitasyon çeken ve sonraları Deniz Çamlıbel ile TMTF’ye gittiğimizde Deniz ile güreş boğuşma karışımı alt alta didişen genç…
Amacımızı ,neden toplantı düzenleme gereği duyduğumuzu Suat Aptik anlattı. “Mücadele için örgütlenmek ve etkili olmak!”
Toplantının orta sıralarında ,Deniz gelip benim arkamdaki sıraya ,Gürkan da Deniz Çamlıbelin arkasına oturdu. FKF İstanbul Bölge Sekreteri Veysi Sarısözen ,bizim Kemalist/sosyalist karışımlı konuşmalarımıza karşı,Mustafa Suphi ve arkadaşlarının katlinden söz eden,mevcut bir FKF Hukuk Fakültesi örgütünün varlığından bahseden bir konuşma yaptı.

Deniz ilginç bir delikanlı. Üniversitenin tarihi binasında, bahçesinde gezen turistlere İngilizce olarak devrimci sloganlarla propaganda yapabilecek kadar coşku dolu bir delikanlı.
Toplantıdan sonra dışarıda buluşup konuşup tanıştık.

Tanışmış olduk. Kaynaştık. Kararlar aldık.

Gürkan daktilonun başında, TMGT 'de bir odaya kapanmış derneğin tüzüğünü yazıyoruz . Deniz Çamlıbel de var. Hukuk Fakültesi Talebe Cemiyetini ele geçiremeyeceğimiz belli olmuştu, araştırmıştık. FKF'na da (Fikir Kulüpleri Federasyonu) katılmak istemiyorduk. Sebeplerimiz vardı. Örgütsüz mücadele olamayacağına göre, kendi örgütümüzü kurmaya karar vermiştik. Adı “ Devrimci Hukuklular Örgütü” olacaktı.
Sosyalist düşünceye sahip olduğumuz halde ,sen ben bir de bizim Karaoğlan azlığından kurtulmak için anti emperyalist kimlikli kemalistleri de yanımıza almak için derneğin amaç maddesi içerisinde ,"Atatürk Devrimi doğrultusunda “ ifadesi bulunacaktı.
Bu konuda anlaşmıştık. Çünkü çok azdık ve dışımızda anti emperyalist nitelikli kemalist bir kitle vardı. “Atatürk umde ve inkılapları doğrultusunda..” lafı o dönemde Gardrop Atatürkçüleri denilenlerin, muhafazakarların içini boşalttıkları bir kavram haline getirilmişti. Günümüzde de aynı değil mi? Bağımsızlık demokrasi mücadelesini öne alıyorsanız Mustafa Kemalin, “Bağımsızlık ve özgürlük benim karakterimdir” belgisine gereken önemi vermeniz gerekir. Bu kazanımdır. Biz bu ilkeyi ciddiye alıyorduk, gerçek anlamına kavuşturmak istiyorduk. Amerikan 6.filosunun yol geçen hanına çevirdiği, soğuk savaş dönemi şartları nedeniyle ABD 101adet olduğu söylenen üs ve tesisleriyle donatılmış ileri karakol konumundaki ülkemizde , anti emperyalist mücadele için de önemli bir dayanaktı.

Biz ,Türkiye Cumhuriyetinin Kuruluş felsefesini ve devrimlerini , çağdaş medeniyetler düzeyine ulaştırmak anlamında sosyalisttik ,devrimciydik.
Amaç maddesi şöyle idi :”Türkiye’nin ulusal tam bağımsızlığı ve Türk halkının her türlü sömürüden uzak olarak en ileri uygarlık düzeyine ulaşması için ,Atatürk devrimi doğrultusunda elinden gelen katkılarda bulunmaktır.”
İstanbul Valiliğine hitaben yazılması ve siyasi şube dernekler masasına verilmesi gereken dilekçenin altına Kurucu Başkan olarak Gürkan "Deniz..." yazdı ve durdu. "Gezmiş",soy isminin yazılmasında tereddütlerim vardı. Daha yakın arkadaş olmalarına rağmen onun da olmalı idi ki tepkimi ölçmek için beklemişti . Zapt edilemez aktivitesinin başkanlık için yararlı olmayacağını düşünüyordum. Deniz Çamlıbel yazdık.
Ve Çamlıbel Deniz, hiç başkanlık yapamadı!
Deniz'in olduğu yerde başkan doğası gereği Deniz'di.Olayların gelişiminde Deniz simge oldu. Kitleye güven veren isim oldu.O artık ordusunu oluşturmaya başlamış kumandan gibiydi.
Bu hep böyle oldu. Kimse de itiraz etmeyi düşünmedi. Deniz ve Mustafa’lar söylemi de böyle başladı. Devrimci Öğrenci Birliği (DÖB) kurulduktan sonra zamanla başka Mustafa 'lar da eklendi..
.
Demokrat ve anti-empeyalist olaylar öyle gelişti ki, bir zaman geldi her eylemden ,“nümayiş”ten sonra aranan, göz altına alınan militanlar oldular.
Deniz ve DÖB militanları Deniz'in Ankaraya gidişine kadar defalarca demokrat ve anti-emperyalist eylemlere öncülük yaptılar ve defalarca gözaltına alındılar , tutuklandılar.
Deniz Bursa cezaevinden Cihan Alptekin ile birlikte çıktı. Ve bizden filistine gitmek için ayrıldı.Cihan o ara bizimle kaldı.Deniz,Türkiye'de yaşama şansı olmayacağı düşüncesindeydi ki paylaştığımız bir görüştü. Bizde olan Filistin kimlik kartını ve Filistine geçebilmek için klavuz istedi. Ankarada göndereceğimiz klavuzu bekleyecekti.
Ne değişti ise ODTÜ'nde değişti. Ve sonrası bildiğimiz olaylar.

Bu gün haklı olarak Deniz ve arkadaşları denilince Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan akla geliyor. THKO öncesi bu tanım başka idi.
Öylesine ki,12 Martın o karanlık günlerinde THKO dan yargılanan Deniz’i ancak Mustafalar kurtarabilir diye yurt dışından illegal örgütlü insanlar geldi .Ancak amaca ulaşamadan yakalandılar, yargılandılar.Bazılarıyla Selimiyede karşılaştık.Ağır işkence görmüşlerdi. (Bak Zihni Çetiner, Ölümü Paylaştılar Ama, s.286 vd. ) Zaten ben cezaevindeydim, Gürkan ve Zulkadiroğlu kaçak…Karşılayan başka hallerde..
Ve sonra Deniz’ler öldü. Geriye “kılıç artıkları” kaldı.
Bu anılar, bir gönüllü “kılıç artığı”nın geç yazılmış notları, düşüncelerinden ibarettir. Niyetim dönem hakkında bilgi sahibi olmak isteyenlere birinci elden tanıklıklarımı aktarmaktır. Deniz'in ve Deniz"lerin hakkında bilgi sahibi olmak isteyenlere birinci elden tanıklıkları aktarmaktır. (....)
Hak bilir olmanız dileği ile ..

Mustafa Lütfi Kıyıcı

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.