Dr. Mustafa ÇUKURYILDIZ

Dr. Mustafa ÇUKURYILDIZ

ASLINDA ABD İLE AB ARASINDA GÖRÜNMEYEN BİR SAVAŞI VAR!

ASLINDA ABD İLE AB ARASINDA GÖRÜNMEYEN BİR SAVAŞI VAR!

Transatlantik Güç Dengesinin Dönüşümü ve ABD’nin Yapısal Maliyet Sorunu

1. Arka Plan

II. Dünya Savaşı sonrası kurulan Bretton Woods düzeni, ABD liderliğinde parasal ve güvenlik temelli bir uluslararası sistem oluşturmuştur. IMF, Dünya Bankası ve BM ekonomik ve siyasi istikrarın kurumsal çerçevesini sağlarken; NATO, Avrupa’nın savunma yükünü fiilen ABD’ye devreden temel mekanizma işlevi görmüştür. Bu mimari, Batı Avrupa ülkelerine düşük savunma harcamalarıyla ekonomik kalkınma ve refah devleti inşa etme imkânı tanımıştır.

2. ABD’nin Stratejik Yükü

Soğuk Savaş boyunca ABD, SSCB ile nükleer caydırıcılığa dayalı dehşet dengesi kurmuş; küresel askeri konuşlanma yoluyla güvenlik üretmiş ve bu gücü kullanarak doları uluslararası sistemin merkezine yerleştirmiştir. Bu avantaj, iki kutuplu sistemin sağladığı stratejik zorunluluklara dayanmıştır.

3. AB Genişlemesi ve Güvenlik Kalkanı Stratejisi

Soğuk Savaş sonrasında Avrupa Birliği, eski Doğu Bloku ülkelerini bünyesine katarak potansiyel çatışma hatlarını kendi merkezinden uzaklaştırmıştır. Bu ülkeler, AB için jeopolitik bir tampon bölge ve fiili bir güvenlik kalkanı işlevi görmüştür. Bu strateji, uzun vadede AB’nin çekirdek ülkelerini rahatlatırken; ABD’yi Avrupa’nın doğu sınırlarında sürekli angaje bir güvenlik sağlayıcı konumuna sürüklemiştir.

4. Parasal Rekabet: Dolar–Euro Gerilimi

AB’nin euroyu güçlendirme ve uluslararasılaştırma stratejisi, dolar merkezli küresel finansal düzene yönelik yapısal bir meydan okuma niteliği taşımaktadır. ABD açısından euro, müttefik bir para biriminden ziyade, parasal hegemonya alanında stratejik bir rakip olarak algılanmaktadır. Bu durum, güvenlik yükü tartışmalarını parasal rekabetten bağımsız olmaktan çıkarmaktadır.

5. Ukrayna-Rusya Savaşı ve Tehlike Eşiğinin Yer Değiştirmesi

Ukrayna-Rusya Savaşı ile birlikte çatışma hattı, zengin AB çekirdek ülkelerinin sınırlarından daha doğuya kaymıştır. Bu gelişme, Avrupa’nın kısa ve orta vadede ABD’ye olan acil güvenlik ihtiyacını görece azaltırken; ABD’nin askeri ve siyasi maliyetlerini artırmıştır. Tehlike eşiğinin AB merkezinden uzaklaşması, Washington açısından stratejik bir risk olarak değerlendirilmektedir.

6. ABD’nin Denge Arayışı ve Olası Yeni Paylaşımlar

ABD’nin, AB çekirdek ülkelerinin cepheden kalıcı biçimde uzaklaşmasını istememesi stratejik açıdan rasyoneldir. Bu bağlamda, Rusya ile liderler düzeyinde yürütülebilecek sınırlı ve kontrollü diyalog kanalları üzerinden yeni bir güvenlik düzeni arayışına girilmesi şaşırtıcı olmayacaktır. Böyle bir senaryoda amaç, çatışma ve risk alanlarının tamamen AB çevresinin dışına itilmesini engellemek; Avrupa’yı yeniden jeopolitik maliyet paylaşımına zorlamak olabilir.

Bu çerçevede özellikle:

Baltık ülkeleri,

Kafkasya hattı,

Balkanlar’da Sırbistan çevresindeki ülkeler

yakından izlenmelidir. Bu bölgeler, AB’nin güvenlik konforu ile ABD’nin maliyet dengeleme arayışı arasında yeniden tanımlanabilecek temas ve gerilim alanları olarak öne çıkmaktadır.

7. Stratejik Sonuçlar

AB’nin doğuya genişlemesi, çekirdek ülkeleri rahatlatırken ABD’yi sınır güvenliği rolüne yaklaştırmıştır.

Euro’nun güçlenmesi, ABD’nin parasal hegemonya alanını daraltmaktadır.

Tehlike eşiğinin AB merkezinden uzaklaşması, ABD’nin sistem içindeki vazgeçilmezliğini uzun vadede aşındırmaktadır.

ABD’nin olası karşı hamlesi, risk alanlarının paylaşımını yeniden tanımlamak ve Avrupa’yı güvenlik maliyetlerine daha doğrudan maruz bırakmak yönünde olabilir.

Mevcut göstergeler, transatlantik düzenin statik değil; yeniden pazarlığa açılmış bir güç ve maliyet dengesi sürecine girdiğini göstermektedir.

Mustafa ÇUKURYILDIZ

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.