SİNE-İ MİLLET MARTAVALI

SİNE-İ MİLLET MARTAVALI
                                                              [email protected]

İlkesiz ve beceriksiz siyaset yapılanmamızın zaman zaman lâf olarak dillendirdiği, ama asla gerçeğe dönüştüremediği bir aldatmacadır “Sine-i Millete” dönmek… Siyasi tarihimizin çeşitli dönemlerinde, kimi siyasetçiler tarafından rakiplerine gözdağı vermek için, sıkışık dönemlerde kullanılan bir terminolojidir…

Adını "Demokratik Toplum Partisi" koyup, Demokrasinin ve toplumun hiçbir derdi ile ilgilenmeyen, sadece etnik, ırkçı bir parti görünümü veren, terör örgütü ile içli dışlı olan ve kapatılmak zorunda kalınan DTP Milletvekilleri de aynı söylemi dillendirdi; “Sine-i Millete döneriz haaa!”. Koca bir blöf ve kuyruklu bir riyakârlıktı söyledikleri…

Demokrasiler az çok özürlüklerin ve hakların kullanılabildiği, fikirlerin açıklanabildiği sistemdir. Ancak hiçbir demokrasi kendi kuyusunu kazan terörü ve terörle siyasi işbirliğini affetmez ve hukuksal gereğini yapar. Nitekim geç olmasına rağmen, bizde de öyle oldu ve DTP isim olarak siyaset dışına itildi…

Hukuk sistemimiz kimi konularda olduğu gibi, toplumun sosyal ve siyasal örgütlenmesi ve örgütlenmenin hukuksal alt yapısını oluşturma konusunda da güçlükler yaşıyor. Tüzel kişilikler doğruna doğruya suç işleyemezler, ancak mensupları kanalıyla suçlu konumuna düşerler. Hukuk sistemimiz çoğu kez dolaylı suçlu konumuna düşen tüzel kişilikleri cezalandırırken, doğrudan suç iştiraki içinde olan gerçek kişileri cezasız bırakmakta ve hukuk hedefe ulaşamamaktadır…

DTP"nin kapatılması ile aslanlar gibi (!) Sine-i Millete döneceğiz diyen Milletvekilleri ve diğer siyasetçilere sihirli bir el değmiş olmalı ki; “Sine-i Millete dönmeyeceğiz, Parlamentoda kalıp mücadelemize Parlamentoda devam edeceğiz” dediler. Daha evvel kurulmuş olan hülle partisi (Barış ve Demokrasi Partisi'nin) BDP"de birleşerek siyasete devam kararı aldılar…

Milletvekillerinin Parlamentoda kalmaları doğru bir davranış. Ancak bu kararın kendilerince alınmadığını, birileri tarafından "Parlamentoya dönün" emri verildiğini ve kendilerinin de bu emre uyduklarını söylemeleri, hem siyasi hem de kişisel ayıpları ve iradesizlikleri olarak kayıtlara geçmiştir. Hiçbir siyasi irade ortaya koyamayan kişilerin halkı temsil etmeleri, halkın ve ülkenin sorunlarına çözüm bulmaları beklenebilir mi? İradesizlerin Parlamentodaki varlıkları neyi ifade ediyor, kimi temsil ediyorlar?

Ayıpları bununla da bitmiyor, terör örgütünün karargâhına heyet gönderiyorlar. Neymiş efendim! Terör sorununa çözüm arıyorlarmış! Varlığını teröre borçlu olan örgüt ve insanlarla terörü durdurmaya çalışmak! Neresine inanılır bu saçmalığın acaba?

Bu aslanlar gibi Sine-i Millete âşık olanlar, ne yazık ki halkın dertleri gündeme gelince sus pus oluyorlar. Bu milletvekilleri ne hikmetse, işsizlikten, yolsuzluktan, eğitimsizlikten, sağlıksızlıktan, ülkenin kalkınmasından, aşiret, tarikat, toprak ağalığı sorunlarının çözümünden hiç bahsetmezler. Bahsetmezler; çünkü varlık nedenleri, bu sorunların çözümsüz kalmasında yatıyor…

Sine-i Millete döneceklermiş! İnansak mı acaba? Öyle ceylan derisi koltukları, on milyarın üstünde maaşı, çeşit çeşit avantalar bırakılıp da, milletin yoksul, dertli aguşuna dönülür mü? Yalanınız bir şeylere uysa bari!

Eski DTP"li, yeni BDP"li milletvekillerinin açıklamaları baştan aşağı faullü. Açıklamalar Demokrasiye ve hukuka ters. Her an kapatma gerekçesi olabilir. Davranışları, kendilerinin meşruiyetini yok saydıkları gibi, TBMM"nin meşruiyetine de gölge düşürüyor…

***

Polisimiz hak arayışında olan Tekel işçilerini ve onlara destek veren muhalefet Milletvekillerini bir güzel benzetti(!) Hak aramak, hak arayanı desteklemek de neymiş? Demokrasilerde öyle bir şey mi var? İşte böyle eloğlu Hanya"yı Konya"yı gösterir adama! Adamın terini alırlar ördek gölünde! Aklınız varsa, bir sonraki sefere nasıl bir zulüm ve nerede serinlemek istediğinizi İçişleri Bakanına sorar, öyle çıkarsınız göl kenarına!...

Bu müflis, bu kirli düzen hepimizi benzetmiş!... Birbirimizin yüzüne bakacak insani duygularımızı hepten yok etmiş!... Yaşadığımız rezaletler hepimizin eseri değil mi?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.