1.555,48 METREKARE YAZINCA GÖZE ÇOK MU GÖRÜNÜYOR, BİCO?

1.555,48 METREKARE YAZINCA GÖZE ÇOK MU GÖRÜNÜYOR, BİCO?

Altı üstü 1,5 dönüm yer, Bico!Üstelik zaten amacı belli, kamu hizmetine ayrılmış bir alan…İnsan ister istemez rahmetli Nazım’ın, işin içinden çıkamadığı zamanlarda söylediği o sözü hatırlıyor:“Gardaşım, sen kendini kaymakam, bizi de köylü mü sanıyo

1.555,48 METREKARE YAZINCA GÖZE ÇOK MU GÖRÜNÜYOR, BİCO?

Altı üstü 1,5 dönüm yer!

İmar planlarında cami, okul, sağlık ocağı, benzin istasyonu ve benzeri kamu hizmetleri için ayrılan alanlar; vatandaştan kanunun gücüyle, başka bir ifadeyle zorunlu biçimde alınmış yerlerdir.

Cami alanı cami, okul alanı okul, sağlık ocağı alanı sağlık ocağı, benzin istasyonu alanı da benzin istasyonu olarak kullanılsın diye vatandaştan alınmıştır. Bu yerler belediyenin babasının malı değildir. Belediye, bunların sahibi değil; millet adına bekçisidir. O taşınmazlar belediyenin elinde emaneten durmaktadır.

Şimdi Ulaş Tepe ve ekibi çıkmış, 1.555,48 metrekareyi rakamla yazıp gözümüzde büyüterek bizi aptal yerine koymaya çalışıyor. Sanki dağ bağışlıyorlar, ova dağıtıyorlar, denizi parselleyip halka veriyorlar!

08a7424c-35a8-40fd-969b-56b9b132d69e.png

Altı üstü 1,5 dönüm yer, Bico!

Üstelik zaten amacı belli, kamu hizmetine ayrılmış bir alan…

İnsan ister istemez rahmetli Nazım’ın, işin içinden çıkamadığı zamanlarda söylediği o sözü hatırlıyor:

“Gardaşım, sen kendini kaymakam, bizi de köylü mü sanıyorsun?”

Ulaş Tepe de sanki Altınordu Belediye Başkanı değil, ilçeye yeni atanmış kaymakam! Bizler de söylenen her söze inanacak, önümüze konulan her rakam karşısında şapkamızı çıkarıp bekleyecek köylüleriz!

Önce şu soruya cevap ver:

Aşkın Tören’den devraldığın yerlerin üzerine bir tek bina daha yapabildin mi? Kendi cebinden derken yanlış anlaşılmasın; belediyenin, yani Altınordu halkının cebinden yeni bir yatırım ortaya koyabildin mi?

Bırakın yenisini yapmayı, AKP’li Aşkın Tören’i bile bize arattınız!

Aşkın Tören denilen eski belediye başkanı, bu şehre bir milyon adet mandalina, portakal, ceviz, limon ve aklınıza gelebilecek daha nice meyve fidanını ücretsiz dağıttı. Şehrin içindeki boş alanlara limon, mandalina ve benzeri meyve ağaçları diktirdi.

Bu çalışmaların sonucunda beş-on yıl sonra Ordu’nun mandalinaya, limona ve portakala duyduğu ihtiyacın önemli ölçüde azalması hedefleniyordu.

Aşkın Tören boş alanlara meyve ağacı dikti; Ulaş Tepe ise boş gördüğü her yere satış tabelası dikti!

Birisi toprağa fidan bıraktı, diğeri toprağın üzerine fiyat etiketi yapıştırdı.fd91f1d8-2f57-4f00-93a9-60ee430a6598.png

Birisi geleceğe meyve bıraktı, diğeri geleceğin arsalarını bugünden elden çıkardı.

Belediye meclis üyeleri ve belediye başkan yardımcıları yarın çocuklarının, torunlarının yüzüne nasıl bakacaklar?

Çocukları bir gün karşılarına geçip, “Bu şehir için bir tane kreş bile yapmadınız mı?” diye sorduğunda ne cevap verecekler?

“Elbette yaptık!” diyecekler.

Nerede yaptınız?

Aşkın Tören’in “Gençlik Merkezi” olarak yaptığı binanın içine yaptınız!

Yeni bir yer almadınız. Altınordu Belediyesinin parasıyla yeni bir bina yapmadınız. Hazır binanın kapısındaki tabelayı değiştirip bunu yeni yatırım diye sundunuz.

Eski ceketin düğmesini değiştirip “Size yeni takım elbise aldık” demenin belediyecilikteki karşılığı tam olarak budur!

Türkiye Komünist Partisinin çok güzel bir sözü vardır. Bunu kulağınıza küpe yapın:

“HALKA YALAN SÖYLEMEK SUÇTUR!”

Ulaş Tepe ise gerçeğin üzerine rakamdan sis bombaları atarak halkın kafasını karıştırmaya çalışıyor. Bin beş yüz elli beş virgül kırk sekiz metrekare deyince sanıyor ki millet rakamın uzunluğuna bakıp alanı uçsuz bucaksız bir arazi zannedecek.

Oysa makyaj ne kadar ağır olursa olsun, aynadaki gerçek değişmiyor:

Altı üstü 1,5 dönüm yer!

Belediye meclis üyelerine gelince…

Şimdiye kadar çıkıp da “Bu taşınmaz nedir, imar planında hangi amaçla ayrılmıştır, belediye zaten bunu başka bir amaçla kullanabilir mi?” diye hesap soran bir tek meclis üyesi görmedim.

Hepsi emme basma tulumba gibi!

Kol kalkıyor, kol iniyor…

Kol kalkıyor, kol iniyor…

Soru yok, sorgu yok, itiraz yok!

Böyle belediye meclisi olmaz. Böyle olsa olsa, başkanın önüne koyduğu kararları mühürleyen otomatik onay makinesi olur.

Tekrar söylüyorum:

İmar planında vatandaştan alınan ve hangi amaç için kullanılacağı açıkça gösterilen bu yerleri Ulaş Tepe kimseye bağışlamıyor!

Zaten o yerleri canının istediği gibi kullanma veya başka bir amaca tahsis etme şansı da yok. Milletin emanetini yine milletin belirlenen bir ihtiyacı için kullanmak, bağış yapmak değildir.

Emaneti sahibine teslim edip ardından “Bakın size ne büyük iyilik yaptım” diye meydanlara çıkılmaz.

Kasadan milletin parasını alıp tekrar millete uzatarak kahraman olunmaz.

Kamuya ait olanı kamu hizmetine ayırmak lütuf değil, belediye başkanının görevidir.

Nazım’ın sözünü bir kez daha hatırlatıyorum:

KENDİNİ KAYMAKAM, KARŞINDA BİZİM GİBİLERİ DE KÖYLÜ SANMA!

Nevzat AKATA

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.