Necdet TOPÇUOĞLU

Necdet TOPÇUOĞLU

GERÇEKLERDEN UZAK SİYASET

GERÇEKLERDEN UZAK SİYASET

Necdet Topçuoğlu

Daha önce Ortadoğu Birleşik Devletleri'nin kurulmakta olduğunu, yapılması tasarlanan Anayasanın da bu devletin Anayasası olduğunu yazmıştım. İşte CHP'den bir Kılıçdaroğlu CHP'si çıkartılmasının sebebi budur. Amaç, referanduma ihtiyaç duyulmaması için, TBMM de 400 Milletvekili sayısını aşmaktır. Söz konusu plan, iyi hazırlandığı ve zamanlaması doğru yapıldığı için amacına ulaşmıştır. Muhalefet bütün bu yapılanların Erdoğan'ı iktidarda tutmak için yapıldığını sanmaktadır. Halbuki Emperyalizmin planı, Erdoğan eliyle Ulus Devleti yıkarak, Ümmet kardeşliğine dayanan Ortadoğu Birleşik Devletleri kurulmasının yolunu açmaktır.

Mutlak Butlan Kararı ile CHP'nin başına atanan Kemal Kılıçdaroğlu, aynen ABD Büyükelçisi, Thomas Barrack gibi konuşmaktadır. AKP, MHP DEM ve Kılıçdaroğlu CHP'si bu konuda anlaşmış gibi görünmektedirler. İşte bu nedenle Bay Kemal, CHP tabanını takmamaktadır. Ona CHP tabanı değil, CHP tabelâsı lâzımdır, o da bunu elde etmiştir. Bu nedenle Özgür Özel'in vermiş olduğu hukuk mücadelesi Bay Kemal'ın umurunda bile değildir. Onun amacı Emperyalizmin çizmiş olduğu "plana sadık kalmaktır". Bay Kemal'ın çevresine bir bakarmısınız, hepsi Cumhur İttifakının aparatı gibi hareket etmektedirler. Ne Özgür Özel, ne de diğer muhalefet liderleri gerçek amacın ne olduğunu halka yeterince anlatamamaktadırlar.

Dün İyi Parti Genel Başkanı Musavat Dervişoğlu Tandoğan da konuştu. Acaba bu konuyu anlatırmı diye bekledim, maalesef o da kendi partisel siyasetinin peşinde olduğunu göstermiştir. Muhalefet iç siyaset hesaplarını bir yana bırakarak, Ortadoğu'nun yeniden şekillenmesini gündeme getirememektedir. Bunların tamamı "plana sadık kal" politikasının birer parçası durumundadırlar. İktidarı ve muhalefetiyle birlikte Türkiye siyaseti, Donald Trump'ın çizdiği yol haritası doğrultusunda ilerlemektedir. Muhalefetin dış politika konusunda Avrasyacılık veya Şangay Beşlisi'ne katılmak gibi bir tercihi yoktur. Türkiye muhalefetinin Amerikancı ve Natocu olması Trump'ın elini kolaylaştırmaktadır.

36.NATO Zirvesi, üye ülke Devlet Başkanlarının katılımlaryla, 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara da yapılacaktır. Saray Yönetimi bu konuda olağanüstü önlemler almıştır. Epstein Adası sapıkları gelecek diye Türkiye tarafından 12 milyar TL harcama yapıldığı söylenmektedir. Söz konusu zirve, Ortadoğu İslam Devletleri NATO''sunun kurulmasına yöneliktir. Daha önce İbrahim Antlaşmaları ile bir araya gelmiş olan, Sünni Arap ülkelerinin ortak ordusu kurulmaktadır. Türkiye ve Pakistan bu işin diplomatik çalışmalarını yürütmektedirler. İran karşısında ciddi bir engelle karşılaşan ABD ve İsrail ortaklığı, gelecekte İsarail'in güvenliğini sağlamak için böyle bir yola başvurmaktadırlar. Türkiye siyasi muhalefeti bu konuda alternatif bir görüş ortaya koymamaktadır.

Ortadoğu'nun yeniden yapılanması, Türkiye'nin Üniter Devlet yapısını temelinden sarsmaktadır. Bu konuda muhalefetin ortak eylem birliğine giderek direniş göstermemesi, bütün siyasi partilerin "plana sadık kal" politkalarının bir parçası olduklarını düşündürmektedir. Bunun gerçekçi bir siyaset olduğunu söylemek mümkün değildir. Özgür Özel, CHP'ye yapılan yargı operasyonu çerçevesinde, "ya bir yol bulacağız, ya da bir yol açacağız" demektedir. Bu sözlere Silivrinin gölgesinde söylendiği gerekçesi ile güven duyulmamaktadır. Vekâlet siyaseti ile lider olmak mümkün değildir. Liderlik cesaret ve kararlılık ister. Ya bunlar gösterilmeli, yada göstereceklere alan açılmalıdır.

Esasen Türkiye siyasi muhalefeti güç birliği yaparak, Ortadoğu'nun yeniden şekillenmesine karşılık, "ya yeni bir yol bulmalı, ya da yeni bir yol açmalıdır." Türkiye İbrahim Antlaşmalarının tarafı olmamalıdır. İran'a karşı kurulacak olan İslam Devletleri NATO'sunda yer almamalıdır. Türkiye bir an önce ABD mandasına girmekten kurtulmalıdır. Kafkaslarda Avrasya Konsepti kapsamında, Türk Cumhuriyetleri ile askeri ve ticari bağlarını güçlendirmelidir. Güneyde ise, ( Türkiye, Mısır, İran ve Pakistan) savunma işbirliği Antlaşması yapılmasına öncülük etmelidir. Türkiye siyasi muhalefeti, iktidardan farklı olarak bu gerçekçi siyaseti sahiplenmiyorsa, zaten iktidarın aparatı olmaktan kurtulamaz.

(29, Haziran, 2026-Ordu)

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.