Mustafa Lütfü KIYICI
BİR SIRA NEFERİNİN ANILARI::
(......)
BİR SIRA NEFERİNİN ANILARI::
Deniz ve Mustafa’lar söylemi de böyle başladı. Devrimci Öğrenci Birliği (DÖB) kurulduktan sonra zamanla başka Mustafa 'lar da eklendi.. Zulkadiroğlu ( M3 ) ve Boyboy Mustafa Karşılayan ( M 4 ) Söylem “Deniz ve 4 Mustafa” haline geldi.
Demokrat ve anti-emperyalist olaylar öyle gelişti ki, bir zaman geldi her eylemden ,“nümayiş”ten sonra aranan, göz altına alınan ,tutuklanan militanlar olmuştuk.
Deniz, zamanla muktedirlerin ve uşaklarının boy hedefi haline geldi. Evine koruma görevi yapan arkadaşlar ile gönderilmek zorunda kaldık.
Öylesine ki,12 Martın o karanlık günlerinde THKO dan yargılanan Deniz’i ancak Mustafalar kurtarabilir diye yurt dışından örgütlü insanlar geldi .Ancak amaca ulaşamadan yakalandılar, yargılandılar. (Bak Zihni Çetiner, Ölümü Paylaştılar Ama, s.286 vd. ) Zaten ben cezaevindeydim, Gürkan ve Zulkadiroğlu kaçak…Karşılayan başka hallerde..
Hasılı,THKO olaylarından sonra Deniz ve arkadaşları denilince haklı olarak Hüseyin İnan, Yusuf Aslan ve Sinan anlaşılır. THKO öncesinde bu tanım farklı idi.
Ve sonra Deniz’ler öldü. Geriye “kılıç artıkları” kaldı.
Bu anılar, bir gönüllü “kılıç artığı”nın geç yazılmış notları, düşüncelerinden ibarettir. Niyetim dönem hakkında bilgi sahibi olmak isteyenlere birinci elden başlangıç döneminden başlayarak tanıklıklarımı aktarmaktır. Denizin ve Denizlerin şahsında bulanıklık yaratmak isteyenlere de meydanı boş bırakmamaktır.
Bir de şu var; olayların içindekiler anlat-mazsa birileri çıkıp yalan yanlış bir şeyler anlatıyorlar . Rasih Nuri İleri’nin çeşitli kere söylediği yazdığı gibi herkesin Deniz ile ilgili bir anısı bir anlatısı vardır zaten!
Ortalık Deniz’in sınıf arkadaşından, sıra arkadaşından geçilmiyor. Eylem arkadaşı diyemiyorlar çünkü o zaman birlikte yargılanmadıkları ortaya çıkacak..
Ve anlatmadığın için sen sorumlu kalıyorsun. Örneğin, Veysi arkadaşımız, 12 Haziran işgale karşı olduğunu, hatta başkanı olduğu FKF sekreterliğinin neden karşı olduklarına dair bildiri hazırladıklarını anımsamadığımızı sanıp,” Aslında biz hazırlanıyorduk DÖB'lüler önce davrandı !” diyebiliyor. Bereket aynı ekipten Osman Saffet Arolat ,Nadire Materin ”Sokak Güzeldir “ kitabında ve anılarının yer aldığı kitabında üniversite işgal ve boykot olaylarına karşı olduklarını bunun için bir bildiri hazırlayarak üniversiteye geldiklerini açıkladı.
Veya Y.Yusufoğlu diye birileri çıkıyor Deniz için, Fakültelerin İşgal ve Boykot Komitelerinin üst kurulu olan “Konsey' de yoktur, adı duyulmuş biri olduğu için gazetelerde böyle yazılmıştır, diyebiliyor. İtirazımız üzerine, bana falanca böyle söylemişti onun için böyle yazdım diyebiliyor. Veya bir başka kariyerist çıkıp, ”aslında Deniz değil lider bendim” diyebiliyor. Bunun rantından da olabildiğince yararlanıyor.
Bunların hepsi kişi veya mensubu olduğu grup çıkarları adına gerçekle bağlarını koparmaktır. Bunu bizim cenahta yapmadı mı; yaptı tabii ki. Nasıl ? Erzurum'da bir protesto olayında “Yaşasın Sosyalist Türkiye !” diye bağırıp kendini yakan arkadaşı ,hemen yayın organlarında “Bağımsız Türkiye” diyerek yaktığını yazarak. Gerçeğin ortaya çıkması halinde de inkar ederek. Bunların hepsi ve daha niceleri; kendi grubunu yücelterek diğerlerini ötekileştirmek çabası idi. Hala da devam eder. Doğru siyaseti, tavrı ben temsil ediyorum diğerler yanlış anlayışının yanlışlığını bir türlü terk edemediğimiz zamanlar.
Anıları/tanıklıkları okurken, bizim yani DÖB kökenli Dev Gençliler arasından ne teorisyen ne bir yazar ne de iyi bir hatip çıkmadığının bilinmesini , 50 yıl sonra aktarılan bu tanıklıkların ne bir paye ne bir rant peşinde olmayanlardan bir sıra neferinin, isteyenin teorik meşrebine göre sonuca ulaşmasına olanak sağlayan tanıklıklar olduğunun bilmesini ve daha iyiye / doğruya ulaşmalarına zemin hazırlamasını, anıları aktarmanın sübjektiflik riski taşıdığını da unutmamalarını umarım.
68 Hareketinin ana karakteri kitlelerin gerçek özlemlerini öne çıkarmak ve kitle çizgisi doğrultusunda eylemler yapmaktır. Kanunilik başka meşru çizgide olmak başkadır. Kitle çizgisi asıl dikkat edilmesi, öne alınması gereken yanınızda olmasını istediğiniz kitlenin gerçek ihtiyaç ve özlemini doğru tespit etmeye dayanan bir siyasal anlayıştır. Bu gayrı demokratik üniversite yönetimine karşı yapılan işgal/boykot olaylarında olduğu kadar ,6. Filo askerlerinin Dolmabahçe’den denize atılması, karaya çıkartılmaması olayları için de böyledir.
Biz, Amerikan 6 Filosunun yol geçen hanına çevirdiği “Amerika’nın sınırının Kars’dan başladığının söylendiği” bir dönemde şartlar öyle dayattığı için, daha çok anti- emperyalist mücadeleye ağırlık verdik. Ya da basın bu tür eylemleri ön plana çıkardığı için öyle bir görünüm oldu. Bu elbette ki işçi eylemleriyle , köylülerin toprak işgalleriyle, aracılar nedeniyle para etmeyen ege de pamuk, tütün, pancar, zeytin/zeytin yağı, Karadeniz de çay, fındık, sarımsak ,Antep de fıstık, vs mitingleriyle ilgilenmediğimiz anlamına gelmiyor. FKF ve sonradan Dev Genç Genel Sekreteri Ruhi Koç sadece Ege bölgesinde yüzlerce köy dolaşıldığından söz eder ve elbette ki yalnız değildir. Toplum desteğini ardına alan örgütlü bir güç vardır.
Ve elbette ki bizler sosyalizme “inanıyorduk”. Sosyalizm doğrultusunda bağımsızlık ve demokrasi mücadelesi, o dönemdeki söylemle Milli Demokratik Devrim benimsediğimiz stratejimizdi. Öncelik ABD emperyalizmi boyunduruğundan kurtulmak için ;Tam Bağımsız ve Gerçekten Demokratik Türkiye’yi gerçekleştirmekti.
Umarım bu anılar, sosyalizmin bir bilim olduğu gerçeğinin anlaşılmasına da “vesile” olur. Sosyalist bilince ulaşma sürecimizin anlaşılmasına da vesile olur. Bilinç de kendi özelinde aşama ve olgunlaşma süreci geçirir.
Dönem arkadaşımız, Harun Karadeniz ,68'lilerin sosyalist bilince ulaşma sürecini mealen şöyle anlatır; özgürlük olunca her şeyin iyileşeceğine inanıyorduk. Ekonomik sorunlarla ilgilenince kapitalizmin sorunlarıyla karşılaştık. O zaman karşımıza emperyalizm sorunu ve mücadele içinde sosyalist düşünce ile tanışmak ve onu için mücadele etmek kaçınılmaz oldu. Özet budur.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.