ABD KUŞATMASI VE WIKILEAKS

 

[email protected]

 

            Ülkesel ve Dünyasal sorunlarımız hız kesmeden devam ediyor. Bir yanda Türkiye’ye konuşlandırılacak ‘Füze kalkanı’ projesi, diğer yanda bütün Dünya’da korku, tiksinti ve şaşkınlık yaratan, ABD’nin ‘Büyük Gözaltı’ sayabileceğimiz rapor ve görevli kanaatlerinin ‘Wıkıleaks’ adlı bir siteden bütün Dünya’ya servis edilmesi…

            Türkiye yıllarca aldatılıp, ‘Komünizm tehlikesi var’ diye komşularına karşı kışkırtıldı ve düşmanlık mertebesinde şartlandırıldı. Komünizm ve Sovyet istilâsı korku tüneline itilen Türkiye, yoksul bir ülke olmasına rağmen, dünya’nın dördüncü büyük ordusu beslemek, donatmak ve büyük bir iş gücünü atıl bırakmak zorunda kaldı. Yoksul kitlelerin hayati ihtiyaçları için harcanması gereken milyarlarca dolar, ABD halkının refahına katkı babında silâh tekellerine aktarıldı. Görünen net çarpıcı sonuç ne? Türkiye’de yoksulluk ve mutsuzluk,  ABD’de zenginlik ve refah…   

Ülke ve Ulus olarak ödediğimiz bedel sadece dolarlardan ibaret olsa, belki ‘Eyvallah’ diyebiliriz. Ama ne yazık ki; ülkenin yönetim biçimi, bağımsızlığı ve sınırları tartışılır hale geldi ve ülkenin iç ve dış siyaseti dış müdahalelere açık hale geldi. Bu müdahaleleri ‘Haşhaş’, ‘Kıbrıs’, ‘Avrupa Birliği’, ‘PKK’, ‘Kuzey Irak’, ‘Çuval geçirme’ ve ‘Alçak Koltuk’ vakalarıyla somut olarak yaşadık ve öyle görünüyor ki, daha da yaşayacağız…

Sovyetler çöktü, üretilen Komünizm tehlikesi kalmadı. Eee ne olacak şimdi? ABD silâh tekelleri kapılarına kilit mi vuracak? Olur mu öyle şey? Hemen yeni bir düşman yaratıldı. Yer altı zenginlikleri ile de göz kamaştıran İran, ‘Nükleer silâh üretecek’ bahanesiyle hedef gösterildi…

Sözde Dünya barışını kurmak, özde ise ABD silâh tekellerinin Sponsor ve tüketici grubunu oluşturmak için kurulan NATO devreye sokuldu ve Türkiye’ye bu kanalla sıçrandı. Bahanesi,  NATO ülkelerini İran Nükleer füzelerinden korumak… İran hedef gösterilirken, aslında NATO kalkan olarak kullanıldı ve üye olan Türkiye’ye hazır ol ve sesini kes emri verildi…                                                                                                                                Hükümet edenlerin, bu talebi ve kabulü, meclis çoğunluğu avantajıyla TBMM kararına dönüştürmeleri zor değil. Cumhurbaşkanının da hayır diyebilme cesareti göstermesi pek mümkün değil…

Geriye akıllara takılan bazı sorular kalıyor:                                                                              Türkiye ve İran ne zaman ve nasıl boğazlaştırılacak?

İpler kimin veya kimlerin elinde olacak?

ABD silâh tekelleri ne kadar kazanacak?

Türkiye ve İran kaç insanını kurban verecek?

Türkiye ve İran halkları düşürülecekleri sefalet ortamından nasıl kurtulacaklar?

Türkiye ve İran’ı yönetenler, iki ülkenin halkları ve hatta zarar göreceği kesin olan bütün insanlık bu sorulara akla ve mantığa uygun cevap bulmak zorundalar…

ABD’nin hazırlayıp, Dünya’ya bilerek sızdırdığı, ülkeler siyasetinin ne kadar bulaşık ve kirlenmiş olduğunu sergileyen, Wıkıleaks adlı internet sitesinden saçılan pisliklerin, ABD açısından hedefine ulaştığını söyleyebiliriz. Bizdeki bazılarının korkularından bu saptamayı yapabiliyoruz…

Sızdırılan bilgi ve raporların ABD’nin bilgisi dışında olduğunu düşünmek diplomasi açısından epeyce safdillik olur. ABD böylece bütün insanlığa, Devletlere, Ülkeleri yöneten siyasetçi ve siyasi partilere, Ordulara, kimi şirketlere, “bana biat etmeyi ihmal etmeyin, hepinizin ne haltlar karıştırdığını biliyorum, sonunuz pek hayırlı olmaz” mesajını vererek, Dünya egemenliğini daha da pekiştirmenin yollarını arıyor…

Sızdırılan bilgiler toplanan bilgi ve raporların (bazıları dedikodu) çok küçük bir bölümü. Bu küçük parçanın ortaya dökülmesi ile dağılan, korkan, celallenen siyasetçiler var. Şayet söylenen miktarda yazılı istihbarat aktarımı gerçekse ve açıklanırsa, çok sayıda ülkede siyasi depremlere ve alt üst oluşlara tanık olabiliriz…

ABD, elinde o kadar bilgi ve belge olsa bile, bunları As koz gibi elde tutarak, ülkelerin ve ABD çıkarlarına ters saydığı siyasetçilerin tepesinde ‘Demokles’in kılıcı’ gibi sallandırmaya devam edecek, daha da öte bağımlılığa dönüştürmeye çalışacaktır…

Velhasıl ülkemiz topraklarında İran’a karşı ‘Füze Kalkanı Sistemi’ kurulması talebi, ne NATO’ya aittir, ne de NATO üyesi olan Türkiye’ye; sadece ABD silâh tekellerinin isteğidir!

Wıkıleaks olayı İnternet programcısı Julian Assange ve en sıradan bir görevli olan Bradley Manning’in işi değil, ABD emperyalizminin Dünya’ya tümden egemen olma isteğinin sonucudur…

Yaşasın(!) Özgürlükler ülkesinin (!) özgür Faşizm(!) uygulaması!


Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.