SOKAK HAYVANLARI DEĞİL, VİCDANLARIMIZ TOPLANIYOR!
Nefes alan, acı çeken, korkan, üşüyen, acıktığında yiyecek arayan canlılar…Bir zamanlar insanların evlerinde beslediği, sonra sokağa bıraktığı, kaderine terk ettiği canlılar…
SOKAK HAYVANLARI DEĞİL, VİCDANLARIMIZ TOPLANIYOR!
Nevzat AKATA
Ordu’da bir toplantı daha yapıldı…
Rakamlar konuşuldu.
Sunumlar yapıldı.
Hedefler açıklandı.

Ama bütün bu rakamların arasında kaybolup gitmemesi gereken bir şey var:
Vicdan…
Çünkü konuştuğumuz şey bir sayı değil.
Bir istatistik değil.
Bir tablo değil.
Can…
Nefes alan, acı çeken, korkan, üşüyen, acıktığında yiyecek arayan canlılar…
Bir zamanlar insanların evlerinde beslediği, sonra sokağa bıraktığı, kaderine terk ettiği canlılar…
Şimdi o canlıların geleceği hakkında karar veriyoruz.
Elbette insan hayatı değerlidir.
Elbette çocuklarımızın, yaşlılarımızın, kadınlarımızın güvenliği sağlanmalıdır.
Bunun aksini savunmak mümkün değildir.
Ama kendimize şu soruyu da sormak zorundayız:
Bu hayvanlar bu sokaklara kendileri mi geldi?
Bu şehirleri onlar mı planladı?
Bu sorunun ortaya çıkmasının sorumlusu onlar mı?
Hayır…
Bu sorunun sorumlusu insanın kendisidir.
Yıllarca kontrolsüz üremenin önüne geçmeyenler…
Yıllarca kısırlaştırma çalışmalarını yeterince yapmayanlar…
Yıllarca hayvanları satın alıp sonra sokağa atanlar…
Bugün ortaya çıkan tablonun gerçek sorumluları onlardır.
Bedeli ise şimdi hayvanlar ödüyor.
Bazı çevreler çözümü hayvanları şehirlerden uzaklaştırmakta görüyor.
Bazıları onları tel örgüler arkasına kapatmayı çözüm sanıyor.
Bazıları ise onları görünmez hale getirince sorunun çözüleceğini düşünüyor.
Oysa gözümüzün önünden kaldırılan her canlı yok olmuş olmuyor.
Vicdanımızdan da silinmiş olmuyor.
Biz hayvanların aç bırakılmasına karşıyız.
Biz hayvanların eziyet görmesine karşıyız.
Biz hayvanların kötü koşullarda yaşamaya mahkûm edilmesine karşıyız.
Biz, adına ne denirse densin, yaşam hakkını ortadan kaldıran her anlayışın karşısındayız.
Çünkü merhamet yalnızca insana gösterildiğinde merhamet değildir.
Güçsüze gösterildiğinde anlam kazanır.
Bugün o güçsüz olanlar sokak hayvanlarıdır.
Onların da korkuları vardır.
Onların da acıları vardır.
Onların da yaşama hakkı vardır.
Bu nedenle çözüm; nefret değil.
Çözüm; intikam değil.
Çözüm; yok etmek değil.
Çözüm; bilimdir.
Kısırlaştırmadır.
Aşılamadır.
Sahiplendirmedir.
Gerçek doğal yaşam alanlarıdır.
Denetimdir.
Sorumluluktur.
Ve her şeyden önce vicdandır.
Çünkü bir gün çocuklarımız bize şunu soracak:
“Bu hayvanlar ne oldu?”
İşte o gün vereceğimiz cevap, yalnızca hayvanlara değil, insanlığımıza da verilmiş bir cevap olacaktır.
Biz Ordu Kent Gazetesi olarak inanıyoruz ki;
Bir şehrin büyüklüğü yollarıyla, binalarıyla, bütçesiyle değil;
Kendini savunamayan canlılara gösterdiği merhametle ölçülür.
Sokaklarda yaşayan canlar düşmanımız değil, bize emanet edilmiş sessiz komşularımızdır.
Onları koruyabildiğimiz kadar insanız.
Onlara sahip çıkabildiğimiz kadar vicdan sahibiyiz.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.