ŞİDDETŞAHİN;YAZIK, GERÇEKTEN YAZIK

ŞİDDETŞAHİN;YAZIK, GERÇEKTEN YAZIK

Bugün CHP’nin yaşadığı sürece baktığımda zaman zaman o görüntü aklıma geliyor. Herkes konuşuyor, herkes birbirini suçluyor, her kafadan farklı bir ses çıkıyor. Ortaya çıkan tablo ise ahengi bozulmuş bir koroyu andırıyor.

YAZIK, GERÇEKTEN YAZIK

Bugün Meclis’te CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in grup toplantısında yaptığı konuşmayı dinledim.

520affc8-12bb-4d63-9945-8370fe9a346a.png

Onu dinlerken yıllar önce tanık olduğum bir olay aklıma geldi.

Yeni Mahalle’de yürürken karşı taraftan bağırıp çağırarak gelen bir kalabalık gördüm. En önde, başından kanlar akan, üstü başı kan içinde bir adam elindeki keseri sallayarak koşuyor ve öfkeyle bağırıyordu. Arkasında ise çoğunluğu kadınlardan oluşan bir grup onu yakalamaya çalışıyordu.

Şaşkınlıkla izledim. Kalabalık önümden bağırıp çağırarak geçip gitti. O an şunu düşündüm: İnsanların büyük bölümü nereye gittiklerini ve ne yapacaklarını bilmiyordu. Ancak herkes birbirinden etkilenerek aynı telaşın ve aynı gürültünün parçası olmuştu.

Bugün CHP’nin yaşadığı sürece baktığımda zaman zaman o görüntü aklıma geliyor. Herkes konuşuyor, herkes birbirini suçluyor, her kafadan farklı bir ses çıkıyor. Ortaya çıkan tablo ise ahengi bozulmuş bir koroyu andırıyor.

Değerli arkadaşlar,

Bizler vatandaş olarak sizleri Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Türk halkının geleceği adına bir umut olarak gördük ve destek verdik. Millet sizi iktidar alternatifi olarak değerlendirdi ve önemli yerel yönetimlerin sorumluluğunu teslim etti.

Bunun doğal sonucu olarak sizlerden beklenen; liyakat sahibi insanları bir araya getirerek ülkenin geleceğine ilişkin somut projeler üretmenizdi. İç ve dış politikada yol haritaları hazırlanmalı, ekonomiden eğitime, hukuktan sosyal politikalara kadar ülkenin önünü açacak çalışmalar ortaya konulmalıydı.

Peki bugün geriye dönüp baktığımızda vatandaşın önüne konulabilen kaç somut proje vardır?

Muhalefetin görevi yalnızca mevcut sorunları anlatmak değildir. Halk zaten yaşadığı ekonomik ve sosyal sıkıntıları yakından bilmektedir. Asıl ihtiyaç duyulan şey, bu sorunların çözümüne ilişkin gerçekçi ve uygulanabilir önerilerdir.

Vatandaş olarak bizler, içinde bulunduğumuz karanlık tablodan çıkış için bir yol haritası görmek istiyoruz. Umut veren, güven veren ve geleceğe dair inandırıcı bir perspektif duymak istiyoruz.

Bir başka önemli soru da şudur:

Topluma birlik ve beraberlik çağrısı yapan bir siyasi hareket, kendi içinde birlik, dayanışma ve adalet duygusunu ne ölçüde sağlayabilmektedir?

Ben sizlerin düşmanı değilim. Yaşananlardan memnuniyet duyan biri de değilim. Aksine, bugüne kadar bu konularda yazmamak için uzun süre direndim.

Ancak hayatın gerçekleri bazen acıdır ve yapılan hataları kabul etmek de bir erdemdir.

Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş sürecinde önemli rol oynamış köklü bir siyasi kurumdur. Mustafa Kemal Atatürk’ün mirası hiçbir kişinin ya da grubun özel mülkü değildir. Atatürk de CHP de bu milletin ortak değerleridir.

Bu nedenle partiyi dar siyasi hesapların içine çekmek yerine, toplumsal sorumluluğun bilinciyle hareket etmek gerekir.

Dünya yeni bir dönemin sancılarını yaşarken Türkiye’nin de önünde önemli sınamalar bulunmaktadır. Böyle bir dönemde siyasi aktörlerin temel görevi, toplumu ayrıştırmak değil; çözüm üretmek, güven vermek ve geleceğe hazırlamaktır.

Vatandaş olarak beklentimiz budur.

Aksi halde bizlere düşen, gelişmeleri uzaktan izlemek ve olup biteni anlamaya çalışmaktır.

2 Haziran 2026

ŞİDDET ŞAHİN

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.