ORDU VE GİRESUN SINIRINDA MADEN KUŞATMASI: DEVASA RUHSAT ALANI İKİ İLİ TEHDİT EDİYOR!
Ordu genelinde toprakların yüzde 74’ünün maden sahası ilan edilmesinin yankıları sürerken, Altınordu-Gülyalı-Piraziz hattından gelen son veriler tehlikenin boyutunu gözler önüne serdi. Gümüştaş Madencilik tarafından yürütülen ve IV. Grup (Bakır, Kurşun, Ç
ORDU VE GİRESUN SINIRINDA MADEN KUŞATMASI: DEVASA RUHSAT ALANI İKİ İLİ TEHDİT EDİYOR!
ORDU (İHA) – Ordu’nun Altınordu ve Gülyalı ilçeleri ile Giresun’un Piraziz ilçesi arasındaki geniş havza, maden projelerinin kıskacına girdi. Yaklaşık 3 bin 400 hektarlık alanı kapsayan devasa ruhsat sahası; su havzalarını, fındık bahçelerini ve binlerce yıllık ekosistemi geri dönülmez bir yıkım tehlikesiyle karşı karşıya bıraktı.

Ordu genelinde toprakların yüzde 74’ünün maden sahası ilan edilmesinin yankıları sürerken, Altınordu-Gülyalı-Piraziz hattından gelen son veriler tehlikenin boyutunu gözler önüne serdi. Gümüştaş Madencilik tarafından yürütülen ve IV. Grup (Bakır, Kurşun, Çinko) maden arama/işletme faaliyetlerini kapsayan proje, bölgenin hem ekolojik hem de sosyal yapısını dinamitlemeye hazırlanıyor.
KÖYLER "MADEN PENÇESİ" ALTINDA
Edinilen bilgilere göre; Altınordu’ya bağlı Alınca, Bahariye, Erenli ve Ortaköy mahallelerinden başlayan tehdit hattı, Gülyalı’nın Kestane ve Saraycık (Osmaniye) kesimlerine, oradan da Giresun Piraziz’in Güneyköy, Balçıklı ve Bozat (Deregözü) köylerine kadar uzanıyor. Binlerce hektarlık ruhsat sahası, bölge halkının en büyük geçim kaynağı olan fındık bahçelerini ve yaşam alanlarını doğrudan kapsıyor.
SU HAVZALARI VE ORMANLAR HEDEFTE
Projenin en kritik noktasını ise su kaynakları oluşturuyor. Piraziz Deregözü ve Bozat bölgesindeki dereler, bölgenin can damarı niteliğindeyken; maden işletme süreçlerinde ortaya çıkacak ağır metal kirliliği riskine dikkat çekiliyor. Uzmanlar, açık ocak işletmeciliği yapılması durumunda Saraycık ve Kestane mevkilerindeki zengin orman dokusunun parçalanacağını ve bölgedeki biyolojik çeşitliliğin son bulacağını vurguluyor.
"BU BİR BEKA MESELESİDİR"
Bölge halkı ve çevre dernekleri (ORÇEV ve yerel inisiyatifler), projeye karşı hukuki süreç başlatmaya hazırlanıyor. Altınordu’nun iç kesimlerine açılan kapı niteliğindeki Alınca ve Erenli hattında yaşanacak bir tahribatın, tüm ilçenin hava ve su kalitesini etkileyeceği belirtiliyor. Tarım arazilerinin bütünlüğünü bozacak olan bu "maden kuşatması", yerel halk tarafından sadece bir çevre sorunu değil, bir "beka meselesi" olarak görülüyor.
GAZETECİ NEVZAT AKATA: "SESSİZ KALMAYACAĞIZ"
Konuyu yakından takip eden yerel kamuoyu temsilcileri, fındığın ve suyun madene kurban edilemeyeceğini ifade ederek yetkilileri göreve çağırıyor. Bölgedeki hareketlilik nisan ayı itibarıyla kritik eşiğe ulaşırken, çevre savunucuları ve köylüler topraklarını korumak için nöbet tutmaya kararlı.
Haber: Ordu Kent Gazetesi Haber Merkezi
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.