"Ne olacak bu üreticinin hali?"
Saadet Partisi Ordu İl Başkan Yardımcısı Ziraat Mühendisi Haluk Şensoy hükümetin fındık politikasını eleştirdi.Şensoy Saadet Partisi il binasında yapmış olduğu basın toplantısında...
Saadet Partisi Ordu İl Başkan Yardımcısı Ziraat Mühendisi Haluk Şensoy hükümetin fındık politikasını eleştirdi.Şensoy Saadet Partisi il binasında yapmış olduğu basın toplantısında AK Partili Milletvekillerine bu işi ya düzeltin yada istifa edin diyerek şu açıklamayı yaptı;
Yeni stratejinin tartışılacak çok yönü var
Bu günkü basın toplantımızda, AK Parti iktidarı tarafından açıklanan yeni fındık stratejisi hakkındaki görüşlerimizi ve fındık konusundaki görüşlerimizi sizlerle ve sizler vasıtası ile Ordu halkı ile paylaşmak istiyoruz. Toplantımıza hoş geldiniz diyor sizleri saygıyla selamlıyorum.Yeni sezona 15 gün kala, Hükümet, fındıkta radikal bir politika değişikliğine gitti. Ekonomiden sorumlu 5 bakan medyanın karşısına geçmiş ve 2009-2012 döneminde uygulanacak yeni fındık stratejisini açıklamıştır.
Yeni fındık stratejisi fındık dikim alanları 3 yıllık bir dönemde 580 bin hektardan 400 bin hektara indirilecek,fındıkta yıllardır devam eden destekleme alımları yerine alan bazlı destekleme sistemi uygulanacak,yasalarla belirlenmiş ruhsatlı alanlarda fındık üreten çiftçilere 3 yıl boyunca dekar başına 150 lira doğrudan ödeme yapılacak,ruhsatlı olmayan alanlarda fındık üreten çiftçilere fındıklarını sökmek şartı ile dekar başına 150 lira söküm desteği, 150 lira da alternatif ürün desteği olmak üzere iki yılda dekara toplam 600 lira destek verilecek,.toprak Mahsulleri Ofisi(TMO) veya herhangi bir kuruluş devlet adına fındık alımı yapmayacak. Devlet fındık fiyatı açıklamayacak, fiyat serbest piyasada belirlenecek,TMO"nun stokundaki 535 bin ton kabuklu fındık şimdilik piyasaya verilmeyecek,yeni fındık stratejisi çerçevesinde 3 yılda üreticiye toplam 2.8 milyar lira doğrudan ödeme yapılacak,üretici fındık toplamaya hazırlanırken aceleyle yapılan bu politika değişikliğinin tartışılacak çok yönü vardır.
Bu stratejiyi biz daha önce açıklamıştık
2002 yılından beri iktidarda olan AKP Hükümeti"nin fındık konusunda attığı her adım fındık üreticisine ve ülkeye yarardan çok zarar vermiştir. 2002 yılında belediye meydanında millete, fındığın kökünü sökmek istiyorlar. Var mısınız fındığın kökünü sökmek isteyenlerin kökünü kazımaya! diyerek milleti kandırmış, AKP iktidarı bu uygulama ile değil fındığın, fındık üreticisinin kökünü kazımak için Zapsu ve avanaesinin talimatlarını uygulamaktadır.
Bu politikanın son halkası olan yeni fındık stratejisi her şeyden önce yeni değildir. Uzun zamandan beri Cuneyd Zapsu ve avanesi ihracatçı arkadaşlarının sık sık gündeme getirdiği eski bir stratejidir. Kimsenin itiraz etmeyeceği dikim alanlarının sınırlandırılması adı altında fındık sektörünün tamamen serbest piyasaya, vahşi kapitalizme teslim edilmesidir. Nitekim birkaç gün öncesinden gazetelere verilen ilanlar, bu stratejinin nerelerde ve kimler tarafından hazırlandığını açıkça gösteriyor.
Stratejinin açıklanmasından hemen sonra televizyon kanallarına çıkan Fındık Tanıtım Grubu yöneticileri Bu stratejiyi biz daha önce açıklamıştık diyerek, bu stratejinin kimin ürünü olduğunu ortaya koymuşlardır.Üretici kuruluşu Fiskobirlik" in ve ziraat odalarının da görüşü alınmadan, Zapsu ve avanesinin talepleri doğrultusunda bu stareji hazırlanmış ve uygulamaya konulmuştur.Sektördeki hemen her kesimin görüş birliği içinde olduğu fındık dikim alanlarının sınırlandırılması konusunda bile ciddi eksiklikler var. Açıklanan stratejiye göre sınırlandırma yapılırsa üretimin az olduğu yıllarda Türkiye fındık ithal etmek zorunda kalacak.Çünkü, bu strateji, fındık üretiminin 800 bin ton gibi rekor seviyeye ulaştığı 2008"e göre planlanmıştır. Oysa, Türkiye"nin kabuklu fındık üretimi yıllık ortalama 600-650 bin tondur. 2004"te yaşanan don felaketi ile 350 bin tona kadar düştüğü yıllar var. Dolayısıyla dikim alanlarının sınırlandırılması, ortalama üretim verilerine göre yapılması gerekirdi.Üretici, ihracatçı ve Tarım Bakanlığı temsilcisinin de yer aldığı Ulusal Fındık Konseyi rekolte tespit heyeti 2009 ürünü için 410 bin tonluk bir tahmin yapmasına rağmen, bu rekolte tahmininin neden açıklanmadığı şimdi daha iyi anlaşılmaktadır.
Çünkü bu rekolteye göre bu strateji açıklanamazdı. Tarım Bakanlığı"nın bu yıla ilişkin tahmini 500 bin tondur. Şişirilmiş bu rekolte bile, yıllık ortalama 200 - 225 bin ton iç fındık ihraç eden Türkiye"nin ancak ihracatına yeter. Yıllık ortalama 100 bin ton kabuklu fındığın da iç piyasada tüketildiği dikkate alınırsa, bu strateji hedefine ulaşırsa, dikim alanlarının sınırlandırılması ile Türkiye, fındık üretiminde ve ticaretindeki liderliğini kaybedeceği gibi, fındık ithal etmek zorunda kalacaktır.
Türkiye fındık üretimini sınırlandırmaya çalışırken, Şili, Azerbaycan, Gürcistan, Rusya, Ukrayna, Romanya gibi ülkelerde yeni fındık dikim alanları oluşturulmaktadır. Açıklanan strateji yaklaşık 200 bin hektar alandaki fındığın sökülmesini öngörmektedir. Bu hedefe ulaşmak ta pek kolay değil. Daha önce Dünya Bankası alternatif ürün projesi kapsamında fındığını sökecek çiftçilere dekara 200 dolar ödemeyi taahhüt etmiş. Fakat, fındığını söken olmamıştır.Bu stratejinin amacı fındığın serbest piyasaya, vahşi kapitalizme teslim etmektir. Fındıkta piyasayı düzenleyen, üreticiyi koruyan hiç bir mekanizma bırakılmamıştır.
TMO ve FİSKOBİRLİK devre dışı kalmıştır. Fındık üreticisi ihracatçı veya tüccarın fiyatını kabul etmek zorunda bırakılmıştır. Başka bir seçeneği yok. Bu yıl en iyimser tahminle kabuklu fındığın kilosu üreticiden 1.5 - 2 liradan satın alınacak. Hükümetin vereceği alan bazlı destek kilograma ortalama 1 lira yansıyacaktır.
Fakat, üretici bu desteği ne zaman alacağı belli değildir. En iyi ihtimal 2010 yılının Mart-Nisan aylarında alabilecektir.TMO"nun depolarındaki 535 bin ton fındığın tamamı şimdilik piyasaya sürülmeyecek söylendiği gibi yağ yapılmayacaktır. 2005 ve 2006 ürünü fındıklar yağlığa ayrılsa bile, 2007 ve 2008 ürünü fındık ise, ihracatçıların baskısı ile stokta bekletilecek. Stokta bekletilen fındık hem fiyatların düşük oluşması için bir baskı unsuru olacak, hem de ihracatçılar ihtiyaç duyduğunda ucuza alıp ihraç edecek.
AK Parti bunun cevabını vermeli Yeni Fındık Stratejisi ile 750 rakımdan yüksek alanlarda doğrudan destekleme yapılmayacaktır. Şimdi bir soruyoruz; ortalama rakımı 800-1400 m arasında olan Gürgentepe, Kabadüz, Gölköy, Aybastı, Korgan, Akkuş ilçelerimizdeki halkımızın geleceği ne olacaktır? AKP iktidarı bunun cevabını vermelidir.
Üreticinin durumu ne olacak?
Tapulu araziler dışında kalan yerlere doğrudan destekleme yapılamayacaktır. Bir çok ilçe ve köyümüzün tapu kadastro çalışmaları tamamlanmamıştır. Kadastro çalışmaları yapılan yerlerde açılan davalar sebebiyle bir çok üreticimiz tapusunu alamamıştır. Tapusunu alamayan üreticinin durumu ne olacaktır?Anayasanın 169 ve 170. maddelerinde emredici hükümlere rağmen yaklaşık 30 yıldır çözülmeyen 2/B uygulaması yapılmadan, yani orman içi köyler ve orman bitişiği köylerimizdeki halkımızın sorunları çözülmeden yani Orman sınırları dışına çıkarılması gereken yerlere ilişkin sorunlar çözülmeden nasıl böyle bir uygulama yapıla bilir. Bu durumda olan binlerce fındık üreticisi vardır.
Erozyonu nasıl önleyeceksin
Türkiye Tarım Havzaları Projesi ve Yeni Fındık Stratejisi projesi kapsamında Ordu ilinde Kanola ve ayçiçeği ekiminin destekleneceği ifade edilmiştir. Gerek iklim, gerekse coğrafi ve topoğrafik özellikler dikkate alındığında bu projelerin uygulanması kabul edilemez. Ey AKP iktidarı Karadeniz bölgesinde erozyonu nasıl önleyeceksiniz, bir açıklama yapar mısınız?
Acilen bunlar yapılmalıdır
Yıllardır çağrıda bulunuyoruz; ne TMO ne borsa, ne Yeni Fındık Stratejisi, bunların hiç biri fındık üreticisinin dertlerine derman olacak çözümler değildir. Çözüm için, arzdeceğim şu hususların acilen yapılması gerekir; Fındık taban fiyat belirlenmek ve peşin ödeme yapılmak suretiyle mutlaka desteklenmelidir. Fındığa yapılacak destek dekar başına değil, ürüne göre yapılmalıdır. Bu destekleme sadece Ordu, Giresun, Trabzon, Düzse ve Sakarya illerinde yapılmalıdır.
Fiskobirlik ıslah edilmeli ve destekleme Fiskobirlik aracılığı ile yapılmalıdır.Fındığın üretim alanı olarak 13 ilin belirlendiği ifade edilmiştir. Bu yanlış bir uygulamadır. Taban araziden fındığın sökülmesi, fındık üretim alanlarının sınırlandırılması acilen yapılmalıdır. Fındık üretim alanı olarak Ordu, Giresun, Trabzon, Düzce ve Sakarya illeri belirlenmelidir.Dünya Fındık Ürün Borsasının Ordu"da kurulması sağlanmalıdır. Yıllık üretilen 500-600 bin ton fındığı 7 milyar nüfuslu dünyaya pazarlayamamak acizliktir. Dünyada AB ülkeleri haricinde de ülkeler vardır. Bundan dolayı özellikle D-8 ülkeleri başta olmak üzere fındığın pazarlanması için Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca özel çalışma yapılmalıdır.
Tarım bakanlığı tarafından açıklanan yeni fındık stratejisi, tam anlamıyla bir zulümdür
Türkiye"nin tarım ürünleri ihracatının tek başına %10"u olan fındıkla ilgili açıklanan bu strateji, AKP iktidarı 29 mart seçimlerinde belediyelerini alamadığı iki ili cezalandırmaktadır ve kendisini iktidara taşıyan sermaye sahiplerine ve özellikle Cüneyt Zapsu ve avanesine bedel ödemektedir.
Buradan AKP"li Ordu milletvekillerine sesleniyorum; ya en kısa sürede bu durumun düzelmesini sağlayınız veya milletten aldığınız vekaleti millete iade ediniz yani istifa ediniz.
Bir çağrımız da AKP Ordu il, ilçe, belde teşkilatlarına, belediye başkanlarına, belediye meclis üyeleri ve il genel meclis üyelerine; hükümet tarafından, fındık konusunda kesin bir çözüm üretilene kadar görevlerinizden istifa ediniz ve Ordu halkının yanında olduğunuzu gösteriniz. Bu vesile ile Ordu halkına da bir çağrımız vardır; AKP iktidarı, adaletten ve kalkınmadan habersiz bir iktidardır. Adaletli iktidar milletin hakkını veren bir iktidardır. Ancak Ordu halkı 7 yıldır hakkını alamamış, ezilmiş fakirleştirilmiş, açlığa mahkum edilmiştir. Zaman emeğe ve alınterine sahip çıkma zamanıdır. Zaman geleceğe ve ülkemize sahip çıkma zamanıdır. Fındığı yok saymak Ordu"yu, Karadeniz"i yok saymaktır. Karadeniz"i yok saymak ülkeyi yok saymaktır. Şimdi meydanlara inme ve hak arama zamanıdır. Tarım bakanlığı tarafından açıklanan yeni fındık stratejisi, tam anlamıyla bir zulümdür. Bu zulüm karşısında susmadığını, emeğine ve alınterine sahip çıktığı Ordu halkı herkese göstermelidir.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.