Kenan ÇEBİ:"AKP bir ABD projesidir"
AKP bir Amerikan projesi mi? Çarşaflı bir kadın CHP'yi temsil edebilir mi? CHP yerel seçimlerde birlik için DSP'den karşısında bir muhatap bulamadı mı?
AKP bir Amerikan projesi mi? Çarşaflı bir kadın CHP'yi temsil edebilir mi? CHP yerel seçimlerde birlik için DSP'den karşısında bir muhatap bulamadı mı?
CHP Ordu İl Başkanı Kenan Çebi, gündemdeki konularla ve yaklaşan yerel seçimlerle ilgili OrduKent Gazetesi'ne çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Kenan Çebi ile yaptığımız röportajın tamamını yayınlıyoruz.
Ordu mecliste temsil açısından en güçlü dönemini yaşıyor. Sizce AKP bu gücü Ordu için yeterince kullanabildi mi?
Bakın Öncelikle şunu belirteyim, AKP bir Amerika birleşik devletleri projesidir. Tüm amacı Türkiye Cumhuriyeti devletinde yaşayan insanları vatandaşlıktan çıkarıp kul yapmaktır. Bunun manası da bir sadaka toplumu yaratmaktır.
Bu fındık politikalarıyla birlikte uygulamaya çalıştıkları şey Fiskobirlik'i ortadan kaldırmak; bunun yerine Tayyip mahsulleri ofisi vasıtası ile bizim tüccarımızın manavımızın artı halkımızın yoksullaşmasını sağlamaktır. Halkın alım gücünü düşürerek kendilerine tarikatların ve aşiretlerin türlü vasıtası ile kul haline getirip belirli kişilerin tekelinde kalmalarını sağlamaktır. Zaten anayasa mahkemesinin kararıyla da laiklik karşıtı eylemlerin merkezi haline gelmiş bu parti devletin sosyal vasfını da ortadan kaldırarak tamamen vatandaşları vatandaşlıktan çıkarıp birilerinin kulları yapmak amacındadırlar. Kişiler vatandaş değil de kul oldukları zaman ne olur? Biat kültürü gelişir. Birilerinin söylediğini emir ve komuta zinciri içerisinde yapmak durumuna giderler. İşte AKP'nin politikası budur. O nedenle siz Ordu'da AKP"nin yaptığı her hangi bir icraat göremezsiniz. Bunun yerine ağır ceza davalarının dosyalarını görürsünüz raflarında. Yaptıkları sadece kendi yandaşlarına iş yaratmak artı belirli kişileri zenginleştirip kendilerine bağlamaktır.
Yıllardan beri bir Mesudiye Dere Yolu projesi var. Tam 100 yılı aşkın devam eden bir proje. Biz bunu bitireceğiz dediler. Bizim bir bakanımız var, bu yetmedi bir bakan daha var, bir de eniştemiz var. Bir de genel sekreter İdris Naim Şahin var.
Ordu mecliste bu kadar güçlüyken AKP'nin Ordu'da bitirdiği bir proje söyleyin bana. Hani Topçam Barajı bitti mi? Bitmedi. Ordu'ya kültür sarayı yapılacakmış. Bunları bırakın Ordu"nun kültür bakanı, Ordu'ya bir konser piyanosu alamıyor. Buraya dünyanın en ünlü klasik müzik sanatçılarını getirmek istiyoruz. Bize piyano var mı diyorlar. Yok diyoruz vazgeçiyorlar. 5 kuruş yatırımları yok Ordu'ya. Kültür sarayı yapacaklarmış. Bu palavraları bıraksınlar. Önce orduya bir piyano alsınlar. Bunların tek yaptığı yandaşlarına iş ayarlamak, ihale ve ihale yolsuzlukları yapmaktır.
Tamamladıkları bir iş söyleyin. Sakın bana devlet karayolu projesinden bahsetmesinler. SHP döneminde bizim başladığımız ve mecburen dış yardımlarla tamamlanmış bir projenin kurdelesini kestiler. Onlar değil de Ahmet oğlu Mehmet'in de iktidarı olsa onlar bitirecekti. Biz Ordu'da şu projeyi yaptık şu kadar iş istihdamı sağladık desinler. Bugün ordu da 120 bin ile 180 bin arasında nüfus göçü oldu.
Dere yolu ve baraj projesinden bahsettiniz. Zaman zaman dere yoluna gidiyor sayın bakan ya da milletvekilleri açılışlar yapılıyor kurdeleler kesiliyor. Ama ortada bir çalışma yok. Basın olarak biz bunu yazıyoruz ama siz ana muhalefet olarak neler yapıyorsunuz? Yani Ana muhalefet olarak CHP görevini tam olarak yapıyor mu?
Ordu'da biz bunları çıktığımız televizyon programlarında, gazetelerde söylüyoruz, yaptığımız basın açıklamalarında belirtiyoruz, ama medyanın çoğu bunları vermiyor. Ben baro başkanlığı yapmış bir hukukçuyum. Herhalde ben suç olan bir konuyu basına vererek gelin siz de suçuma ortak olun diyemem. Ben bütün basın bültenlerimi kendim hazırlarım. Altına imzamı atıp bütün basına e-mail atarım. Ama bası buradan benim bazı kelimelerimi cımbızla çekip öyle yansıtıyorsa, basın görevini tam yapmıyor demektir. Siz benim beyanatımı aynen yazarsınız altına yorum yazarsınız. Ama maalesef durum böyle değil. Ama bunun dışında da bir engelleme var Türkiye'de. AKP kendine sürekli yandaş medya yaratıyor bizim bunu yapacak gücümüz yoksa bizim arkamızda Soros vakıfları yoksa yanımızda Tüsiadçı işbirlikçiler yoksa tüm ulusalcılar bir olup birbirimize yardımcı olmamız lazım.
Genel Başkanınız Deniz Baykal'ın çarşaflı bir kadına parti rozeti takması çok konuşuldu. Acaba siz CHP il başkanı olarak, böyle bir taleple karşılaşsanız çarşaflı bir kadını parti üyesi olarak kabul eder miydiniz?
Gayet açık ve net olarak söyleyeyim eğer kendisi Cumhuriyet Halk Partisi"nin ilkelerine, Atatürk'ün ve Cumhuriyetin temel ilkelerine bağlıysa kafasındaki örtü beni hiç ilgilendirmez. Zaten Ordu'da CHP'nin iki tane türbanlı üyesi var zaten. Ama bunu suiistimal amacıyla, şike amacıyla, siyasal İslam'ın simgesi olarak kabul etmemiş. Ben şu inanıyorum bu arkadaşlar zaman içinde onu muhakkak çıkaracaktır. O insan Türkiye'de kuruluşun Cumhuriyet Halk Partisi'nde olduğuna inanıyorsa, partiye üye olmasında bence hiç sakınca yoktur. Sakınca nerededir? Türbanın ya da çarşafın kamusal alanda temsil edilmesindedir. Hiçbir Cumhuriyet Halk Parti'li o kıyafetin kamusal alanda temsil edilmesini kabul edemez. Hem genel başkanım hem ben böyle düşünüyoruz.
Peki türbanlı bir üyeniz CHP'yi herhangi bir yerde temsil edebilir mi?
Kamusal alana girmemek kaydıyla elbette olabilir. Sokaktaki çalışmalara etkinliklere katılabilir. Ama protokolde, resmi törenlerde partiyi temsil edemez.
Partiyi temsil edemeyecek bir kişi neden üye seçilsin?
Partiyi resmi olarak temsil edecek kişiler tüzüğümüzde bellidir. Protokolde partiyi temsil edecek kişiler için belirli kriterler vardır. Temsilciler buna uymak zorundadır.
Yerel seçimler yaklaşıyor. Yavaş yavaş bu konuya gelelim. Ordu'da belediyenin çalışmalarından memnun musunuz?
Türkiye'de solun birleşmesi için CHP elinden gelen her şeyi yapmıştır. Bunun günahı da sevabı da artık bize değil başkalarına aittir. Ordu'ya gelince, Ordu Belediyesi'nde CHP temsil edilmediği için Ordu"da yapılan her şeyin günahı da sevabı da bize ait değildir. Yani CHP'nin bu belediyenin yaptıklarında ne sevabı ne de günahı vardır. Biz 29 Mart'ta bembeyaz bir sayfayla işe başlayacağız. Dolayısıyla Ordu'da yapılan her şeyin günahı ve sevabı şimdiki belediye yönetimine aittir.
Geçenlerde sayın belediye başkanının bir demecini okudum. Bu benim çıraklık dönemimdi. Bundan sonra ustalık dönemim başlıyor. demiş. Seyit Torun Ulubey'de belediye başkanıydı. 5 yıldır burada görev yapıyor. Eğer bir insan 10 yıldır çıraklıktan ustalığa geçememişse bir insan bunun değerlendirmesini halkımız yapacaktır. Ben başka bir şey söylemeyeceğim. Halkımız mesajı almıştır.
CHP'nin yerel seçim çalışmaları nelerdir? CHP bir aday çıkaracak mı?
Ben şimdi burada bir şey söylemeyeceğim. Biz halkımızın karşısına çok yakında bir kitapçıkla çıkacağız. Bütün adaylarımız ve planlarımızı halkımız bu kitapçıkta görecekler. Bizim yerel seçimlerle ilgili düşüncemiz şudur: Bu yerel seçimler sadece bir yerel seçim değil, aynı zamanda Türkiye'nin geleceğini belirleyecek olan seçimlerdir.
En birinci ağızdan bilgi almak için soruyorum. Kenan Cebi'nin aday olması söz konusu mu?
Herkes benim milletvekili adayı olduğumu biliyor. Ben bundan sonraki seçimlerde partimin milletvekili adayıyım. Seçilemezsem bir daha aday olmam partime danışman olarak hizmet ederim. Şu an içim belediye başkanlığı gibi bir düşüncem yok. Ama genel merkezimiz aday olmamı isterse başımla beraber derim. Ama benim söylediğim gibi benim belediye başkan adaylığını düşünmediğimi herkes biliyor.
Son olarak, DSP il başkanı Murat Temel ile yaptığımız röportajda bahsi geçen bir konu vardı. Bu da genel seçimlerde DSP'nin CHP'yi desteklediği ve yerel seçimlerde de DSP'nin CHP'den destek beklediğiydi. Sayın Murat Temel'in, En azından CHP, DSP'nin belediye başkan adaylarının çok güçlü olduğu Ordu ve Eskişehir'de aday göstermeyerek DSP'yi destekleyebilirdi. şeklinde bir açıklaması oldu. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?
CHP genel merkezi DSP genel merkezine defalarca müracaat etti. Ancak kendi iç çekişmelerinden yani Rahşan Ecevit ve Zeki Sezer'in çekişmelerinden, karşımızda bir muhatap bulamadık. Hatta biz Ordu ve Eskişehir'de yine bir ittifak olabilir diye görüşmeler yaptık. Ama biz adaylarımızı kendimiz çıkaracağız dediler. Genel merkezleri toplanıp bir karar alamadı. Ankara'da adayımızın Murat Karayalçın olduğunu söyledik. DSP, Murat Karayalçın'ı bağımsız katılırsa destekleyeceğini aksi takdirde destek vermeyeceğini açıkladı. Biz daha ne yapalım. 13 milletvekili meclise girdi daha yemin törenini beklemeden istifa edip ayrıldılar. Burada da kaç defa teklif yaptık.
Sizin Ordu'da il başkanıyla bir görüşmeniz oldu mu?
Elbette. Genel Başkanımızın isteğiyle Seyit Başkan'a teklif yaptık. Bir birliktelik olsun manasında. Ama söylediğim gibi genel merkezlerinden bir muhatap bulamadık. Şimdi şöyle söyleyeyim, CHP il başkanlığı genel merkezden bağımsız değildir. Biz bir ortaklık olsun diye elimizden geleni yaptık ancak karşı taraf bizi sürekli oyaladı. En sonunda da biz durumun gereğini yaparak 81 ilde aday göstereceğimizi açıkladık. Bugün CHP ile görüşmeyenler buna hesap vermeli. Biz üzerimiz düşen her şeyi yaptık. Eskişehir konusu da böyle oldu. DSP"nin sol birlikten anladığı CHP dışındaki tüm sol partilerin DSP'ye destek vermesi.
Yani sonuç olarak CHP karşısında bir muhatap bulsaydı Ordu'da ve Eskişehir'de aday göstermeyecek miydi?
Genel merkezler anlaşmış olsaydı olabilirdi. Yalnız Ordu'da değil Türkiye çapında CHP karşısında Bir muhatap bulamadığından CHP ve DSP bu yerel seçimlerde birleşemedi.
Teşekkürler. Eklemek istediğiniz bir şey var mı?
Bende teşekkür ederim. Ben bizimle görüşmek isteyen herkese açığım. Her türlü platformda tartışabilirim. Yeter ki bize ulaşsınlar.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.