İstanbul Barosundan Açıklama

İstanbul Barosundan Açıklama

Bitmek tükenmek bilmeyen ucu açık soruşturmalarda seri ve uzun zaman aralıklı dalgalarla demokratlar, yurtseverler, Atatürkçüler, çağdaş ve aydınlık Türkiye’ den yana olanlar korku, sindirme ve yılgınlık içine itilmek istenmektedir.

HUKUK İHLALLERİNDEN YARA ALACAK YARGI KURUMU VE DEMOKRASİMİZDİR

Sevgili Arkadaşlar,

Atamızın dediği gibi “Memleketin bütün kaleleri fethedilmiş, bütün tersanelerine (ve de dershanelerine) girilmiş” durumdayız. Bu nedenle bir kısmı açıkça ABD Sermayesinin eline geçen ve diğerleri de satılmışların yönetiminde olan medya organlarında yer almayan aşağıdaki Basın Açıklamasını okumanızı dilerim. Okuyup da ne olacak diyeceksiniz belki. Ama Yargının ne durumda olduğunu öğrenmiş olacaksınız. Biraz düşüneceksiniz ve neler yapmak gerektiğine kendiniz karar vereceksiniz. Demokrasi budur. Biz sizi eyleme yöneltirsek bu düzende suç olur. Ama insanlar bilinçlendikçe demokratik yolları kendileri bulur.

Sevgilerle…Av.Ömer YASA (212) 275 22 28 (532) 736 96 08

13.04.2009 Günü sabah saatlerinde başlayan ve adına 12. Dalga denilen gözaltı ve ev arama operasyonları ile bu kez Üniversite rektörleri, bir kısım Dernek ve Vakıflar ile medya kuruluşları hedef alınmıştır.

Bitmek tükenmek bilmeyen ucu açık soruşturmalarda seri ve uzun zaman aralıklı dalgalarla demokratlar, yurtseverler, Atatürkçüler, çağdaş ve aydınlık Türkiye"den yana olanlar korku, sindirme ve yılgınlık içine itilmek istenmektedir.

Yargının Bağımsızlığından söz edilmesi olanağının bulunmadığı ülkemizde makul şüphe olmadan, kuvvetli suç şüphesi varmış gibi davranılmakta, yasalardaki açık hükme rağmen sanıktan delile gidilmektedir. Nitekim 5271 sayılı CMK.nın açık hükmüne rağmen içeriği itibariyle sınırları belirsiz bu kadar geniş ve süresi uzun arama kararları verilmesi kanunun amacına aykırıdır. CMK. 116 ve devamı maddelerinde arama ve el koyma hükümlerine ilişkin düzenlemeler mevcut olduğu halde, soruşturmada bu hükümlere aykırı uygulamalara yer verilmekte ve tüm bunlar alışkanlık haline getirilmektedir.

CMK.119. maddesinde arama kararı, Adli ve Önleme aramaları yönetmeliğinin 11. maddesinde arama kararı ve adli arama tutanağının ne şekilde tanzim edileceği belirtilmektedir. Oysa bu soruşturmada gerek arama kararı ve gerekse arama sonucunda tutulan arama tutanakları da ilgililere gizlilik kararı olduğu gerekçesi ile verilmemektedir. Yasanın 153. maddesinin 3ncü fıkrasında hakkında arama kararı verilenlerin ve arama işlemi yapılanların yapılan işlem ve tutanaklara ilişkin suret alma ve bilgi edinme hakkının mevcut olmasına rağmen bunun engellenmesi gizlilik kararı ile açıklanamaz. Hele hele arama esnasında savcının yada hazır bulunacak kişilerin yasada belirtilmesine rağmen bu kişilerin arama mahallinde olmaması ve aramaların sadece kolluğa bırakılması yasaya açıkça aykırılık teşkil etmektedir.

Keza arama işleminin nasıl yapılacağı ve özellikle arama mahallinde bir sıra ile ve biri bittikten sonra diğerine geçilmek suretiyle aramanın gerçekleştirilmesi gerekir iken bütün odalara aynı anda girilmesi ve arama işleminin bütün odalarda aynı anda yapılması da denetlenemez olup açıkça yasanın ruhuna aykırıdır. Aramalarda ele geçirilen ve el konulan belgeler ile bilgisayarlardaki bilgilerin birer suretlerinin de ilgilisine ve müdafilerine isteme rağmen verilmemesi hem yasaya aykırılık hem de savunma hakkına ciddi bir müdahaledir.

Süreçte hukuka aykırı yakalama, arama ve gözaltı kararları hak ihlallerine neden olmakta, bu durum da toplumda yargının siyasallaştırıldığı düşüncesine ağırlık kazandırmaktadır. Yapılacak ilk iş bağımsız ve tarafsız yargı ile tüm iddiaların en hızlı, en adil şekilde inceleme ve irdelenmesinin sağlanması, adil yargılanma hakkına gereken önemin verilmesidir. Bunun için ilk adım tüm soruşturmalarda temel hak ve özgürlüklere duyarlı davranılması, anayasa ve temel yasaların hükümlerine uygun hukuk içinde çözümler üretilmesidir.

Bu ağır ve ciddi hukuk ihlallerinden en başta yara alacak olan yargı kurumu ve demokrasimizdir. İstanbul Barosu her olayda olduğu gibi burada da serinkanlı, nesnel, hukuka ve insan haklarına saygılı davranılmasını istemekte ve beklemektedir. Toplumun ve baromuz üyelerinin hukuka olan inançlarının sarsılmaması için beklediğimiz. Adil yargılanma ilkelerine uygun davranılarak, somut ve inandırıcı kanıtların bir an önce açıklanması, savunma hakkına saygı gösterilmesidir.

İstanbul Barosu Avukatlık Yasasının 95/ 4 ve 95/21. maddelerinin kendisine verdiği “ görev ve yetkiye” dayanarak yapılanlardan, hukuka aykırılıklardan duyduğu derin üzüntü ve kaygılarını bir kez daha meslektaşlarımız ve kamuoyu ile paylaşmayı kendisine yüklenen görevin gereği saymıştır.

Saygılarımızla.

İSTANBUL BAROSU BAŞKANLIĞI

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.