ÇAYBAŞI İLÇE MİLLİ EĞİTİM ŞUBE MÜDÜRÜ E. A .NIN YURT ZİYARETİNDE, TARİKATA BAĞLI BİR DERNEK GÖREVLİSİ TARAFINDAN DARP EDİLDİ

ÇAYBAŞI İLÇE MİLLİ EĞİTİM ŞUBE MÜDÜRÜ E. A .NIN YURT ZİYARETİNDE, TARİKATA BAĞLI BİR DERNEK GÖREVLİSİ TARAFINDAN DARP EDİLDİ

Ülkemizde cemaat örgütlenmelerinin ne denli büyük bir tehlike olduğuna dair 15 Temmuz sürecinde yaşananlardan ders çıkarılmadığını ve aynı anlayışın devam ettiğini görüyoruz. Anayasamıza göre devletin görev ve sorumluluk akanı içerisinde yer alan eğitim

ÇAYBAŞI İLÇE MİLLİ EĞİTİM ŞUBE MÜDÜRÜ E. A .NIN YURT ZİYARETİ YAPTIĞI ESNADA TARİKATA BAĞLI BİR DERNEK GÖREVLİSİ TARAFINDAN DARP EDİLMESİNİ KINIYORUZ VE ŞİKAYEÇİYİZ.

Bu münferit bir darp olayı değildir, laik eğitime sistemli bir saldırının parçasıdır.

Ordu eğitim Sen Şube Başkanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada:

Çocuklarımızı karanlığa terk etmeyeceğiz!

Yıllardır eğitimde gerileşmenin, dinselleştirmenin ve ticarileşmenin yarattığı tehlikelere dikkat çekiyor ve laik, bilimsel, kamusal eğitim mücadelesi veriyoruz.

Ülkemizde cemaat örgütlenmelerinin ne denli büyük bir tehlike olduğuna dair 15 Temmuz sürecinde yaşananlardan ders çıkarılmadığını ve aynı anlayışın devam ettiğini görüyoruz. Anayasamıza göre devletin görev ve sorumluluk akanı içerisinde yer alan eğitim hizmeti tarikat ce cemaatlere ve özel teşebbüse devredilmiş bulunmaktadır. Çeşitli adlar altında yol verilen, desteklenen, korunan bu karanlık yapılar eğitimin esas unsuru haline getirilmek istenmektedir.

img-6181.png

Eğitimde cemaat okulu, tarikat yurdu kabul edilemez!

Ülkenin kaynakları geleceğimiz olan çocukların eğitim, beslenme ve barınma hakkını karşılamak için kullanılmalıdır. Dün Çaybaşı ilçemizde İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü olan arkadaşımız E. A. yanında Halk Eğitim Merkezi Müdürü ilebirlikte görev ve sorumluluk alanı içindeki Özel İlküvez Erkek Öğrenci Yurdunu ziyaret etmiştir. Ziyaret esnasında yurtta,Milli Eğitim Bakanlığı Ortaokul Öğrencileri Barınma Hizmetleri Yönetmeliğine göre ( yaş ve öğrenim çağı itibarıyla ) bulunamaması gereken iki küçük öğrenci( ilkokul çağında) tespit edilmiştir. Yurtta kayıtlı öğrenciler ile MEBBİS kayıtları karşılaştırıldığında söz konusu öğrencilerin isimlerinin kayıtlı olmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca yaşları tutan ama yurtta kaydı olmayan 4 öğrenci daha tespit edilmiştir.Yurtta yasa dışı ve kayıtsız olarak tutulan bu öğrencilerin ailelerine teslim edilmesi ve konunun tutanak altına alınması için jandarma çağrılmıştır. Ancak düzenlenen tutanağa sorumlu jandarma personeli imza koymaktan imtina etmiş ve olay yerinden ayrılmıştır. Bu sırada cemaat yurdunda bulunan kişilerin örgütlenmesi ile yurt çevresi abluka altına alınmış ve kimliği belirsiz kişiler yurt içerisinde İlçe Milli Eğitim Şube Müdürümüzü darp etmiştir.

Değerli basın mensupları

Bu olay yalnızca çocuklarımızı korumaya çalışan ve yasaların üstüne görev kıldığı sorumlulukları yerine getirmeye çalışan bir eğitimcinin darp edildiği bir olay değildir. Bu olay yasa tanımazlığın, hukuksuzluğun vardığı cüretin boyutunu göstermektedir. Bu apaçık kalkışmadır ve siyasetten asla bağımsız değildir.

Tarikat, cemaat yurtlarında çocuklarımızın yaşadığı istismar vakalarını bir defadan bir şey olmaz, münferit, çocuğun rızası vardır gibi akıl almaz ifadeler ile geçiştirip kafasını kuma sokanlar bu olaydan birinci derecede sorumludur. İktidarın cemaat ve tarikatları muhatap alıp, meşrulaştıran ve aynı zihin yapısına sahip anlayışı çocuklarımızın içine sürüklendiği karanlığın kaynağıdır.

Olay esnasında kanunları korumak ve kanunsuzluğa izin vermemek ile yükümlü jandarmanın tavrı ise gereği yapılmadığı koşullarda iktidarın artık devletleştiğini gösteren bir kanıt olarak nitelendirilecektir.

Cumhuriyet Savcılarını göreve davet ediyoruz.

Olayda ihmali, açık kusuru ve sorumluluğu bulunan, açık bir biçimde kanunsuzluğa imza atan ve bir eğitimcimizin darp edilmesine yol açan tüm şahıslar ve kurumlar hakkında gereğinin yapılmasını talep ediyor ve bekliyoruz. Yurttaşlarınhukuka olan inancını korumak ve adalete güvenini sağlamak açısından hayati bir sorumluluk ile karşı karşıya bulunmaktasınız.

Bir çağrımız da milli eğitim bakanlığınadır. Bu kanun ve kural tanımaz yurt derhal kapatılmalıdır. Mafyatik ve şiddet örgütlenmesi içinde olan bu şebeke dağıtılmalı, yurtta kalan çocuklarımız kamuya ait mekanlarda barındırılarak eğitim hakları tesis edilmelidir.

Sayın bakan bir sınav ile karşı karşıyasınız. Bir seçim yapacaksınız. Ya tarikat ve cemaatlerden yana tavır koyacaksınız ya da çocuklarımızdan ve onları koruyup kollamaya, eğitimleri için kendini ömrünü vakfetmiş eğitimcilerden yana olacaksınız. İkisinin arasının olmadığını belirtmek isteriz. Eğitim Sen olarak dün, bugün ve yarın laikliğe ve kamusal eğitime yönelik bu tür saldırıların takipçisi olacağız.

Değerli basın mensupları

Sizler aracılığıyla halkımıza seslenmek istiyoruz. Biz çocuklarımızın düşlerinin peşinde koşan halkın öğretmenleriyiz. Çocuklarımızın iyi yetişmiş bireyler olarak yaşamı ve geleceği kucaklaması için sizlerin yanındayız. Bilimsel, laik ve kamusal eğitim her çocuğumuzun hakkıdır diyoruz. Sizleri çocuklarımıza ve memleketimize sahip çıkmaya birlikte mücadele etmeye davet ediyoruz, denildi

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.