Ahmet Hakan: SEVGİLİ Fazıl...
Hakkımda söylediklerinin hepsi doğrudur, iyi çözmüşsün beni... Hele benim için kullandığın "güvenilmez" sıfatına bayıldım. Biz köşe yazarları için "bitme", "erime", "tükenme" süreci ne zaman başlar biliyor musun Fazıl?
Bir sadakatsizin Fazıl Say'a yanıtı
SEVGİLİ Fazıl...
Son zamanlarda git gide artan oranda Bedri Baykam'laşmanı, "aktif agresif laik" sendromlar göstermeni, ifade-i meram sıkıntısı çektiğin halde kendini ifade etmek için sarf ettiğin acıklı çabayı, ayrı yazılması gereken "ki"leri bitişik yazmanı ve daha da kötüsü bu eksikliğini hiç önemsememeni, kendinde CHP'ye oy verenler adına racon kesme hakkını görmeni...
Hepsini ama hepsini kaygıyla izliyorum...
Ama bir "hüküm" vermiyorum...
Madem insani olan hiçbir şey bana yabancı değildir, o halde "ne oldu sana, ne oldu böyle" dememem gerekir...
Demiyorum...
* * *
Sevgili Fazıl...
Benim için yazdıklarını da okudum...
Hakkımda söylediklerinin hepsi doğrudur, iyi çözmüşsün beni...
Hele benim için kullandığın "güvenilmez" sıfatına bayıldım.
Biz köşe yazarları için "bitme", "erime", "tükenme" süreci ne zaman başlar biliyor musun Fazıl?
Hemen söyleyeyim:
Ne zaman ki çevre edinmeye başlarız, ne zaman ki arkadaş sayımızı artırırız, ne zaman ki herkesler tarafından "çok güvenilir adam" diye taltif ediliriz...
İşte o zaman biteriz...
Bizde "köşe yazarı bitirme süreci" şöyle işler:
Kafasına göre takılan acemi köşe yazarı, parlak bir çıkış yapmıştır... Önüne gelene çakmaktadır... Hemen etrafı sarılır bizim "acemi"nin... Sezen'le sırdaş olma, Ajda'yla kanka olma vaziyetleri... Kabineden en az dört bakanla samimiyet tesisi... Meslektaşlarla sosyalleşmeler...
Böylece tuhaf ve etkili konvansiyonlar oluşur...
"Kafasına göre takılan acemi köşe yazarı" gider, yerine, "çevresini kollayan usta ve tüccar köşe yazarı" gelir...
* * *
Sevgili Fazıl...
Teşvikiye kafelerinde birlikte içtiğimiz kahveler hatırına... Gittiğim Fazıl Say konserleri hatırına... Kurduğumuz dostluk hatırına...
Lütfen benden bir "sadakat" bekleme...
Benim yegáne sadakatim yazıyadır...
Onun dışında sonuna kadar "güvenilmez" bir adamımdır ben...
Mütekabiliyet esastır
ZAMAN'ın Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı, dünkü yazısında şöyle bir cümle kurmuş:
"Eminim Aydın Doğan, arada bir kurmaylarıyla bir araya gelip 'Niçin herkes bizden nefret ediyor?' diye soruyordur."
Madem mütekabiliyet esastır...
O zaman biz de şöyle bir cümle kuralım:
"Eminim Fethullah Gülen Hoca, arada bir Ekrem Dumanlı, Harun Tokak ve Hüseyin Gülerce gibi kurmaylarıyla bir araya gelip, 'Niçin birileri bizi çok severken, birileri de bizden acayip nefret ediyor?' diye soruyordur."
Yine ne varsa Arınç'ta var
AKP içinde, "Eğer bir hata yaparsan seni kılıcımla düzeltirim Ya Tayyip" diyecek kim kaldı?
Kim kalacak? Bülent Arınç...
Yandaş kalemlerin bile "Yüzde 38.6 da iyidir", "CHP kendine baksın", "Ders almayız, ders veririz", "Özeleştiri kitabımızda yazmaz", "Maksat Tayyip Abi'nin morali bozulmasın" havasını terk etmedikleri bir ortamda...
Bülent Arınç, "delikanlı" gibi çıkıp, Erdoğan'ı kızdırmak pahasına, Erdoğan'ın hatalarını sıralayabildi...
* * *
İşte dünkü Yeni Şafak'ta yayınlanan "Bülent Arınç röportajı"ndan altı çizilmesi gereken "üç baba özeleştiri":
RENCİDE ETTİK: "Seçimi mahalli seçim havasından genel seçim havasına soktuk. Rakibimiz CHP olması gerekirken hepsine aynı tavır ve üslupla yaklaşıp CHP'nin yanına ittik. Kavgacı ve sert üsluplar seçmeni tahrik etmiş olabilir. Muhalefetin hepsine birden aşırı yüklenmemiz onları beraberliğe itti. Mesela 'ruh ikizleri' söylemi... Rencide edici bazı söylemler de yakınlaşmalarına etki yaptı."
ŞIMARIK GÖRÜNTÜ: "AKP'li olduğu iddia edilen bazı insanların medyaya yansıyan özel hayatları, kulaktan kulağa geçen halleri, şımarık, haddini bilmez, herkesi küçümseyen bir görüntü vermiş olabilir."
BASINLA KAVGA: "Başbakan'ın basınla yaptığı kavganın AKP'ye de, Sayın Başbakan'a da faydası olmadığını düşünüyorum. Doğan Grubu, iktidarın kendilerini ezmek ve yok etmek istediğini yazarak mağdur rolüne girdi. Basınla ilişkileri de masaya yatırmak lazım."
http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=11379044&yazarid=131&tarih=2009-04-07
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.