Ömer ÖDEMİŞ
Güle güle Hocam, çok, üzgünüm..
Antep Özel Tip Cezaevinde, 1989 yılında Üniversite sınavına girmiştim. Dört tercih yapmıştım, 4'ü de degişik üniversitelerde ki Felsefe bölümleriydi.
İkinci sırada Hacettepe Felsefe vardı, onu tutturmuştum.(İlk tercihim ODTÜ Felsefe idi)
Yıllar sonra birden dışarda buldum kendimi, cezaevi kapısından askere götürmeye kalktılar, direndim.
15 gün izin verdiler bana.
Doğruca Ankara'ya gidip Hacettepe Felsefe bölümüne kayıt yaptırdım ve kaydımı bir dönem dondurdum.
Arkasından askere gidip 3 ay bedelli askerlik yaptım..
Sonrasında okula geldim.

İoanna hanım bölüm başkanımızdı, beni odasına çağırdı ve "senin niyetin ne" diye sordu.
Ben de :böyle bir soruyu neden sorduğumu" sordum.
"Sen biricisi cezaevinden yeni çıkmışsın, ikincisi örgüt işlerine yönelmeyip, okumaya gelmişsin, üçüncü olarak, Mühendisliklere girilecek bir puanla Felsefe bölümünü tercih etmişsin"dedi ve ekledi.; Ben de kaygılandım , bu çocuk ya geri zekalı, ya da art niyetli diye aklımdan geçirdim" dedi.
Bende ukalaca; " Hocam ben okumaya geldim, cezaevinde Meteryalist Felseyi ögrendim, biliyorum, ama İdealist Felsefeyi bilmiyorum. Onu öğrenmeye geldim " dedim.
Gülümseyerek "Hadi bakalım, hoşgeldin o zaman" dedi.
Kısa bir süre sonra İoanna hanım ile ilişkimiz çok mükemnel bir düzeye geldi ve hep öyle şürdü. Bana hep sıcak ve ilgili davrandı.
Bu arada bende, Felsefe eğitimine başlar başlamaz, aslında Felsefi olarak, değil Meteryalist ve İdealist felsefeyi, aslında hiç bir şey bilmedigimi ögredim.
İyi ki sizin ögrenciniz olma onurunu yaşadım hocam, yaşamıma ve insan değerine çok şey kattınız, ışıklar içinde uyuyun,
Güle güle Hocam, çok, üzgünüm..
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.