Necdet TOPÇUOĞLU
ALLAH KORKUSU İLE ALDATANLAR
ALLAH KORKUSU İLE ALDATANLAR
Necdet Topçuoğlu
Adamın biri eve geldiğinde, evde tek başına yaşayan eşini ağlar halde görünce, ağlamasının sebebini sorar.
-Kadın: Evimizin önündeki ağaca konan kuşlar beni türbansız görebiliyor ve bu durumda Allah'a karşı günah işlemiş olabilirim; onun için ağlıyorum, der.
Adam karısının Allah korkusu duyarlılığından çok etkilenir. Karısını kucaklar, alnından öper, kazma kürek hazırlar ve karısını rahatsız eden kuşların konduğu ağacı kökünden söker.
Adam çalışıyordu; işe gidiş dönüş saatleri belliydi, günlerden bir gün çalıştığı yerde olan bir arızadan dolayı eve erken gelir, kapıyı açar ve karısına sürpriz yapmak için sessizce içeri girer. Maalesef hayatının sürpriziyle karşılaşır. Kuşların onu türbansız görmesinin iffetine halel getireceğini düşünen eşi, aşığının koynunda gününü gün etmektedir.
Adam gördüğü durum karşısında şaşkındı, eşi ve aşığına hissetirmeden ihtiyaç duyabileceği birkaç parça eşyayı alır, evden çıkar. Önüne çıkan ilk yoldan dönmemek üzere yaşadığı şehri terk eder.
Uzun bir yolculuktan sonra kendisini; kalabalık bir halk toplulu içinde bulur. Kalabalıkta herkes şaşkındır ve anlaşılmaz bir uğultu vardır, adam birine yaklaşır ve "kalabalığın nedenini" sorar.
Kalabalığın nedeni; kraliyet hazinesi çalınmış ve fail bulunamamıştır. Kral; sarayının önüne halkı toplamış ve fail bulununcaya kadar herkesin sarayın önünde kalmasını emretmişti.
Kalabalıkta adamın ilgisini; ayak parmakları üzerinde yürüyen biri çekmısti. Adam, bu ayak parmakları üzerinde yürüyen adamın kim olduğunu sorar.
Ona; bu adamın kraliyetin din adamı olduğu, ayağını tam basarsa, istemeyerek karınca ezebileceği, Allah korkusuyla ayak parmakları üzerinde yürüdüğünü söylediler.
-Adam: "Allah'ım hırsızı buldum beni krala götürün" diye çığlık atar. Adamı krala götürürler ve adam krala, "hazineyi çalan hırsızın, kraliyetin din adamı olduğu, o değilse benim başımı kesin" der.
-Kraliyetin din adamını getirirler; kısa bir sorgudan sonra, karınca ezmemek için parmakları üzerinde yürüyen din adamı hazineyi çaldığını itiraf eder. Ancak kralın kafasında bir soru kalmıştı, kral döndü ve hazineyi çalanın din adamı olduğunu söyleyen, daha önce hiç görmediği bu şahsa, "din adamının hazineyi çaldığını nereden bildin" der.
"Ey kral! sevap kazanmak iddiasıyla davranışlarında Allah korkusunu abartanlar, abartılarını başka suçlarını örtmek için yaparlar" diye cevap verir.
Son fon dolandırıcılığını yapanlara bir bakarmısınız. Dindarlığı yere göğe bırakmamaktadırlar. Bu yaratıklar başka suçlarını örtmek için böyle davranmaktadırlar. Aslında en büyük günahkârlar bunlardır.
Günlük hayatlarında, kameralar önünde Allah korkusu pazarlayıp, perde arkasından hakka ve halka ihaneti yaşayanları her toplumda görmek mümkündür. Bu sahtekârlık içinde bulunanları halka tanıtmak en isabetli yoldur.
10, Ekim, 2026-Ordu)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.