Necdet TOPÇUOĞLU
AL SİZE FAİZSİZ SİSTEM
AL SİZE FAİZSİZ SİSTEM
Necdet Topçuoğlu
Faiz reel ekonominin bir gerçeğidir. Faizsiz sistem arayışı, reel ekonominin dışına çıkmak demektir. Faiz, para sahibinin parasından ayrı kalmasının karşılığı olarak alınan bir paydır. Ekonomiyi din kurallarına göre yorumlayarak, bir sistem arayışı içinde olmak, çıkmaz sokaktır. Bir zamanlar "Nas" varsa size bana ne oluyor denildi, bu millet bedelini kur krizi olarak ödemek zorunda kaldı. Şimdi de faizsiz finansman modeli önerenler, fon yolsuzluğu ile yatırımcıları soymuşlardır. İnsanların inançları sömürülmüştür. Bankacılık sistemine para yatırıldığı zaman, paranın belli bir miktarı sigortalanmaktadır. Paranın başına bir hal gelirse, sigortalanan miktar ödenmektedir. Faizsiz finansman modeli diye ortaya çıkan şirketlerde bu güvence yoktur.

Paramı bankaya yatırıp, günaha girmek istemiyorum diyenler, faizsiz ev ve araba kredisi vermek vaadi ile kurulan, " Katılım evim" ve "Katılım arabam" finansman şirketlerine birikimlerini yatırmışlardır. Bu model daha önce milleti kazıklayan "Titan Saadet Zinciri" modeline benzemektedir. Gerçekten ilk katılanlara, sonradan katılanların paraları ile ev ve araba verilmektedir. Öyle bir sofra ki, ilk oturanlar karınlarını doyurmakta, son oturanlar ise yemek yemedikleri halde tüm hesabı ödemektedirler. Sisteme katılımlar devam etmezse, sonradan katılanların paraları batmış demektir. Sistemin yasal bir güvencesi olmadığı için, üstüne bir bardak su içmek gerekebilir.
Zaten kontrolsüz olan katılım şirketleri, biriken paraları yüksek getirisi olan popüler fonlara yatırmışlar, daha sonra borsaya yönelmişler, derinliği olmayan sığ hisseleri toplayarak, hisselerin aşırı yükselmesine sebep olmuşlardır. Anlaşılan Sermaye Piyasası Kurulu tehlikeyi görmüş olacak ki,16 Temmuz 2026 tarihinde, Yatırımcı Tazmin Merkezi Yönetmeliğinin 19'uncu maddesini değiştirerek, Merkezin mal varlıklarının kamu alacakları için bile olsa, haczedilemeyeceğini karara bağlamıştır. Böylece batan yatırımcının güvence yolları kapanmıştır. Borsada manüplatif hisseler öylesine şimiştir ki, tek bir hisse ile taşınan miktar 3,5-130 milyar TL arasında değişmeye başlamıştır.
Sermaye Piyasası Kurulu 28 Ağustosta karar değişikliği yaparak, tek bir hisse ile taşınacak miktara limit getirmiştir. Bu karar paniklemenin fitilini ateşlemiştir. Bunun üzerine yüksek pozisyonlu hisselerin satışı başlamıştır. Satışlar arttıkça değer düşmüş ve panik kaosa dönüşmüştür. Biriken paraları yurt dışı projelere aktaran şirketler, likidite darboğazına girmişlerdir. Küçük hisselerin satışını gerçekleştiremeyenler, banka ve THY hisselerini satmaya başlamışlardır. Domino taşı etkisiyle panik borsaya da sıçramıştır. Söz konusu kriz, beklenmeyen bir durum olarak söylenemez. Faizsiz sistem arayışı içinde olan küçük yatırımcının parası, bilerek ve isteyerek çarpılmıştır.
Dün hıyarın birisi beni aradı, kardeşim sana ne, soyan bizimkiler, soyulan bizimkiler, sana ne oluyor dedi. Bu olayın ana parası 100 milyar TL. öder kurtuluruz. Sen işine bak diye aklınca ayar verdi.
Dikkat ederseniz Devleti yönetenler ağız birliği yaparak, vurgunu önemsizleştirmeye çalışmaktadırlar. Tecrübelerimden bilirim, çözülmesi istenmeyen işler komisyona havale edilir. Komisyon soyguna kılıf raporu hazırlar. Ayrıca bu konu Devlet Denetleme Kurulunun işi değildir. Orası bir kurum değil, Kuruldur. Verilen emir neyse onu yapar. Raporu nasıl yazmamızı emredersiniz diye de sorarlar.
Borsa özerk bir yapıdır, aylardır Borsa kayıtlarından adlarının silinmesi için uğraşanlar bunu başaramamışlardır. Şimdi bu isimler gizli servislerin bilgisindedir. Bunları tehditle devletin aleyhine kullanacaklardır. Ayrıca kaçırılan paralara yabancı mafya çökecektir. Hep öyle olmuştur.
İşin içinde olanları muhalefet bile bilmektedir. Ancak kimse topa girmek istememektedir. Onlardan da pay alanlar olduğu söylenmektedir. Hırsızlığın partisi ve ideolojisi yoktur. Maalesef siyasi ikbal sahipleri oğulları ve maşaları üzerinden halkı soymuşlardır. Bunun bedelini hepimize ödeteceklerdir.
Bütün dünyada geçerli ve Hukuk güncesine sahip olan meşru finans sisteminin dışına çıkılırsa olacağı budur. Neymiş efendim, faizsiz bankacılıkmış, alın size faizsiz sistem. Nas ekonomisi ile soyulmuştuk, şimdi de fon vurgunu ile soyulduk. Tedbir alınmazsa devrilen domino taşları bankalara kadar uzanacaktır. Dijital kayıt sisteminde bu vurgunu yapanlar ayna gibi ortadadır. İnanın yetki noktasında olsam 24 saatte hepsini bulurum. Üstüne gitmeyelim kimse çözülmesinler politikası izlenmektedir. Eğer gerçekten haberim yoktu deniliyorsa bu fon darbesi iktidara yapılmıştır. Soygunun ekonomiye yansımalarını işsizlik, enflasyon, hayat pahalılığı ve kur krizi olarak hep birlikte yaşamak zorunda kalacağız. Ne talihsiz bir döneme rastladık değilmi?
(03, Ekim, 2026-Ordu)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.