Bülent Hakan ALTUNCU

Bülent Hakan ALTUNCU

ŞİRKETE GELMİŞİZ

ŞİRKETE GELMİŞİZ

Ben daha ortaokul yıllarımda devleti anlamak üzere kafa yormaya başladım. Aslında o güne kadar ki bilgilerimle devlete şüpheyle yaklaşıyor, devletin nasıl olması gerektiği üzerine kafa yoruyordum.a0b25eb7-f5c1-41f7-bee4-236f538742d8.png

Ne zaman bunu çözmeye başladım; devletin başına birisi geldi ve “Devlet şirket gibi yönetilir” dedi. Bu sözü duyunca nedense şok oldum. Çünkü ben devletin, çocuklarına yani vatandaşlarına bir ana bir baba yaklaşması gereken bir aygıt olması gerektiği hayalini kuruyordum.

Bir örnekle bu konuyu açıklamaya çalışayım: Bir ana ve bir baba var. Bunlarında biri özürlü, diğeri ilkokul mezunu, bir diğeri de üniversite mezunu üç çocuğu var. İlkokul mezunu olan çok zengin bir tüccar, üniversite mezunu olanda devlet memuru.

Birinci soru şu: Bir baba çocuklarına diğer kardeşlerinin mal varlıklarını söylemekten çekinir mi? Bunu gizli saklı tutar mı? Yüksek ihtisas yapmış maaşına talim eden çocuğuna, ilkokul mezunu çocuğunun mal varlığını gizler mi?

Ama kapitalist devletler kişilerin yurt içindeki ve yurt dışındaki özel mülkiyetlerini, bankalardaki paralarını, birikimlerini kutsal bir sırmış gibi birbirlerinden gizlerler. Oysa devlet ana gibi baba gibi olsa bu dijital iletişim çağında her çocuğunun bir tıkla hangi kardeşinin ne malı mülkü olduğunu öğrensin istemez mi? Fakat tüm dünya ülkelerinde bu bilgiler tüm vatandaşlarından yani çocuklarından saklanır! Saklanmasa ne olur kapitalist sistem çöker. Bu sistem ayakta tutan ana direklerden biri vatandaşlarının zenginlerinin varlıklarından diğer vatandaşların haberdar olmamasından geçiyor çünkü.

İkinci soru şu: Bana göre miras hukuku bu dünyadaki sömürü düzeninin sürmesinin temel nedenidir. O anne ve baba ölünce maddi birikimleri bu üç çocuğuna da eşit dağıtılır bu düzende. Peki bu hakkaniyetli bir durum mudur? Özürlü çocukla, ilkokul mezunu zengin çocuğun mirastan aynı hakkı alması tanrının hoş göreceği bir durum mudur? O ölen anne baba böyle bir durumu hak görebilir mi çocuklarına? Görmez tabi ama devleti ana gibi baba gibi olmayan şirket kafasıyla yönetilen bir devlette bu normal durumdur.

Yıllardır ülkemizde kardeş kavgası diye bir şeyden bahsederiz, bunun bu ülkenin barışı, huzuru karşısında en büyük sorun olduğunu düşünürüz. “Hepimiz kardeşiz” edebiyatı yaparız. Peki bu ülke de birbirleriyle görüşmeyen hatta birbirlerine küs, düşman olan ve hatta birbirlerini öldürmeye kadar varan sonuçlara neden olan konu nedir: Miras kavgası! Dedim ya bu dünya düzenini bozan en önemli sorun bu “miras” sorunudur. Ana gibi baba gibi olan bir devlet özürlü çocuğu ile tahsilsiz ama zengin olan bir çocuğuna mirastan eşit hak alsınlar ister mi?

Üçüncü soru: Peki ana- baba değil şirket kafasıyla yönetilen bir devlet, halkın ( yani çocuklarının) verdiği vergilerle kurduğu fabrikalarını, kan dökülerek kazanılmış topraklarını, ormanlarını, derelerini, yer altı zenginliklerini değerinin çok çok altında rakamlara ilkokul mezunu zengin çocuğuna satıp, az biraz rahatlayıp nefes alıp keyfimi süreyim deyip bu varlıklarından özürlü çocuğunu mahrum bırakmak ister mi?

Dördüncü soru: Bir ana veya bir baba yaşlanıp elden ayaktan düşünce evin yönetiminin başına geçmesi için eğitimli tahsilli memur çocuğunun değil de ilkokul mezunu çocuğunun geçmesini mi ister?

İşte bizde de en çok oyu eğitimli kesimden alan CHP maalesef devlet yönetimini tahsilli çocuğuna değil voleyi vuran çocuğuna bırakmak istiyor kurulduğundan beri. Yoksa bir kere olsun memura siyaset yasağı kalksın demez miydi? Bir kere olsun böyle bir şey aklının ucundan köşesinden geçti mi?

Ben yanılmışım devleti ana baba gibi olacağını umduğum için; meğerse devlet öz çocuklarına zulmeden üvey bir babaymış, anaymış anlayamadım bu yaşa gelmeden. Şirkete gelmişiz de umut beslemişiz devletimizden işin gerçek yüzünü bilmeden.

Devlet ana gibi baba gibi olmalı her çocuğunu eşit gören; mağduru, eşit imkanları olmayanları öncelikleyen. Kahrolsun gerçek adaleti matematiksel dört işlem çerçevesinde görüp ilkokul kafasıyla ve şirket mantığıyla yöneten, Allahtan korkmaz, kuldan utanmaz ahlaksız sistem.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.