Bülent Hakan ALTUNCU
ŞAŞIYORUM!!!
ŞAŞIYORUM!!!
Normalde pek okuduğum veya dinlediğim birisi değil. Çünkü videosunun sesini kıs ve onu hiç tanımayan birine sadece izlet…Kim izlerse izlesin, konuşurken gözlerinin bir yana kaymasını kafasında kırk tilki dolanıyor diye, dudaklarının öbür bir yana kaymasını kafa karışıklığı var diye veya ukalalık, alaycılık yapıyor diye yorumlar. Gülüşünü ise dünyanın tüm kültürleri iki saniye içinde “yavşak” gülüşü olarak değerlendirir. Videonun sesini aç; karşınızda bir baltaya sap olmamış, İzmir ara sokaklarında ahkam kesip dolaşan, bıçkın bir metropol serserisi diliyle karşılaşırsınız.
Oturmuş elli dakikalık video çekmiş. Bende izledim. Konu başlığı önemliydi çünkü: Akın Gürlek’in tapuları
Bir gazetecinin ortaya atılan böyle bir iddiaya hemen inanmaması gerektiğini söylüyor, bence de haklı… Son 15-20 yılda gazetecilerin AKP ve CHP sözcüsü olarak ikiye bölündüklerini söylüyor, bu da kısmen doğru. Peki kendisi ne yapıyor: Akın Gürlek sözcülüğü. CHP’ye vuruyor, Özel’e vuruyor… Daha önce de İmamoğlu’na, Kılıçdaroğlu’na vuruyordu. Bir video boyunca hiç mi Gürlek hakkında ortaya atılan iddianın doğru olup olmayacağı hakkında kelam edilmez. Bu mudur bağımsız ve tarafsız gazeteciliğin senin?
Ben zaten ne mal olduğunu biliyordum ama gene bir hata yapıp bir saatimi harcadım kendisine. Fakat ülkemizde kendilerini demokrat, aydın, çağdaş, muhalif hatta solcu sayan milyonlar yıllardır bu adamı dinliyor, videolarına, yazılarına, kitaplarına reyting rekorları kırdırıyor. İşte yıllardır buna çıldırıyorum. Ülkemizdeki emek sömürüsüne, işçi ölümlerine bir kere olsun sınıfsal açıdan bakmamış; Kürtler ve diğer etnik unsurlar ne yaşarsa yaşasın, ne çekerse çeksin hiç tınmamış; sadece İzmir’in seküler ve laik yaşamından taviz vermemiş bu tipin neyini dinliyorlar bunca yıldır.
Sadece o da değil sözde demokrasi oyunumuzda ülkemizi yöneten dış ve iç güçlerin ortaklaşa senaryosunu yazıp oynattığı, sözde muhalif diye millete dayatılan, ne zaman sayfasına girsem, bir yandan muhalifmiş gibi görünen bir yandan da sinsice iktidarı reklam eden Sözcü gazetesini ve avanesini takip etmeyi muhalefet olmak zanneden milyonlara şaşıyorum. Bugün bu haleysek bunun baş müsebbibi "sözcü" gazetesini muhalif gazete gibi görüp okuyanlardandır.
Bu tarz muhalefet emekçi halkı sadece burjuva tiyatrosunun figüranı eder; tiyatronun yapımcısına, senaristine, montajcısına, ışıkçısına, elektrikçisine, baş rollerde, yan rollerde oynayan oyuncularına dünya hayatını cennet eder. Figüranlarına ise cehennem.
Bir de şu "yavşak" gülüşle bunu başarmaz mı? Onda kabahat yok; kabahat Tanrının, yüzüyle, gözüyle, sözüyle karşımıza ibretlik bir örnek olarak çıkardığı bu sureti anlayabilme kabiliyeti sıfır olan AKP perestlerden daha fazla putperest olan sözde CHP perestlerde.
Ve şu an konu Adalet bakanının üzerine kayıtlı olduğu iddia edilen tapuların gerçek olup olmadığı değil; tapuların gerçek olup olmadığını sorgulayanların tespit edilmeye çalışılması üzerinden yürüyor. Dünyada bugüne kadar görülmemiş, bundan sonra da görülmeyecek bir araştırma süreci bu ve işin bu kısmı "bağımsız ve tarafsız" gazeteciyi hiç ilgilendirmeyen bir konu.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.