UFK'NIN Fındık raporu
Düzce ve Sakarya başta olmak üzere birçok işletme 2-B'ye göre değerlendirildiğinden, kayıt altına alınamamaktadır. Üreticiler fındığını TMO'ya verememekten yakınmaktadırlar
Ulusal Fındık Konseyi, Batı ve Doğu Karadeniz'de fındık üretilen tüm illerde yaptığı araştırma ve anket sonuçlarını bir rapor haline getirdi. Raporda emekli veya başka bir sektörde çalışan fındık üreticilerinin fındıktan başka geliri olmayan üreticilere göre, ekonomik durumlarının iyi olduğu, fındığa bağımlı olan üreticilerin ise bankalara veya tüccarlara borçlu oldukları, kredi alanların her yıl kredilerini kapatıp tekrar borçlandıkları ortaya çıktı.
UFK tarafından oluşturulan ve UFK Araştırma ve Danışma Kurulu Başkanı Prof. Dr. Turan Karadeniz, İhracatçılar Birliği'nden Ziraat Yüksek Mühendisi Şenel Öztürk, Ordu Ziraat Odası'ndan Ziraat Mühendisi Musa İşler, Ordu Tarım İl Müdürlüğü'nden Ziraat Teknikeri Temel Kotan'dan oluşan komisyon, Batı ve Doğu Karadeniz'de fındık yetiştirilen tüm illeri ve ilçeleri dolaştı. Yüzlerce üretici ile görüşen ve anket yapan komisyon, araştırma ve anket sonuçlarını bir rapor haline getirdi. 30 madde halinde sıralanan
raporda, şu araştırma ve anket sonuçlarına yer verildi:
- Bütün illerde hemen hemen üreticilerin yüzde 99'u fındık piyasasında FKB'yi görmek istemektedirler.
- TMO'da görevli fındık konusunda uzmanların olmaması, randıman alımında yeterince hassas davranılmaması, randımanı etkilemeyecek bazı parametrelerin randımana dahil edilmesi üreticilerin büyük tepkisini çekmiştir.
- TMO'nun belirlediği randıman ile tüccarın belirlediği randıman arasında, çiftçi aleyhine, önemli farkların olduğu, çiftçilerin TMO nezdinde devlete küstüğü belirlenmiştir.
- TMO'nun randımanı yüzde 40'ın altına düşen fındıkları almamasına bağlı olarak yüzde 50 gibi çok düşük fiyatlardan fındığı özel sektöre vermek zorunda kalınması, ayrı fiyat ve ayrı depolanmak üzere bu fındıkların TMO tarafından alınma yoluna gidilmesi sıklıkla dile getirilmiştir.
- Sinop ili Erfelek ve Ayancık ile Kastamonu ili İnebolu ve Doğanyurt ilçelerinde TMO'nun olmayışı üreticilerin mağduriyetine sebep olduğu görülmüştür.
- Fındık hasat işçiliği başta olmak üzere hemen hemen bütün safhalarda ücretli işçilerden yararlanılmaktadır. Zira, işletme sahiplerinin yaklaşık yüzde 90'ı 60 yaş ve üzerinde, emekli olduğu görülmüştür.
"ÜRETİCİLERİN YÜZDE 90'I İLKOKUL MEZUNU VE EMEKLİ"
- Fındık üreticilerinin tahsil durumunun yüzde 90 düzeyinde ilkokul mezunu olduğu tespit edilmiştir.
- Fındık gelirinin tüm gelirler içerisindeki payının Trabzon ilinde yüzde 40, Giresun ilinde yüzde 65, Ordu ilinde yüzde 50, Sakarya ve Düzce illerinde ise yüzde 30-35 olduğu belirlenmiştir.
- Emekli veya başka bir sektörde çalışan fındık üreticilerinin fındıktan başka geliri olmayan üreticilere göre, ekonomik durumlarının iyi olduğu, fındığa bağımlı olan üreticilerin ise bankalara veya tüccarlara borçlu oldukları, kredi alanların her yıl kredilerini kapatıp tekrar borçlandıkları görülmüştür.
- Özellikle bahçe altı ve hasat döneminde nakit paraya ihtiyaç olduğu, en çok bu dönemde banka veya piyasadan para alınma yoluna gidildiği, devletin veya TMO'nun kısa süreli avans verme durumunda, üreticinin fındığı pazarlama durumunda daha güçlü olacakları beyan edilmiştir.
- Üreticilerin tamamı fındıkta mutlaka devlet desteğinin olması ve serbest piyasaya bırakılmaması gerektiği yönünde görüş bildirmişlerdir.
-Fındıkla ilgili en önemli problemin ne olduğu sorusuna, ağırlıklı olarak, piyasada fiyat dengesizliği şeklinde cevap verilmiştir. Bir kısım üretici FKB'nin devre dışı kalmasını en önemli problem olarak göstermişlerdir.
-Akçakoca Kalkın köyünde bazı üreticilerin fındık bahçelerini satılığa çıkartmış olduğu, yine, son yıllarda fındıktan alınan paranın masrafları karşılayamamasına bağlı olarak fındık bahçelerini terk edilmeye başladıkları bildirilmiştir.
"GENÇLİK FINDIĞA İLGİSİZ"
- Gençliğin fındık yetiştiriciliğine fazla sıcak bakmadığı, özellikle Doğu Karadeniz Bölgesi'nde işletmelerin günden güne küçülmesi sonucu ekonomik olmamasına bağlı olarak zaman içerisinde terk edileceği dile getirilmiştir.
-Genel olarak fındık fiyatına göre fındık bahçelerine bakım ve gübreleme yapıldığı, fiyatların düşük olduğu yıllarda masraflardan kaçınıldığı görülmüştür.
- Genel olarak fındık üretim bölgelerinde besicilik ve mandıracılık dışında evlerde beslenen küçük ve büyük başhayvanların giderek azalması sonucunda, çoğu işletmelerde tel ve çit yapımına gerek duyulmadığı belirtilmiş, bahçelerden ot ve mantar geliri gibi ilave gelirlerinin olmadığı görülmüştür.
- Trabzon, Giresun ve Ordu illerinde gübrelerin hemen hemen tamamı yüzeye serpme şeklinde verildiği, Samsun, Sakarya ve Düzce yörelerinde uygun arazilere çapa makineleriyle toprağa karıştırılarak verildiği anlaşılmıştır.
- Düz alanlara sahip işletmelerde traktör ve diğer tarım aletlerinden yoğun bir şekilde yararlanılmaktadır. Bu da maliyetlerin düşmesine imkan vermektedir.
"İLAÇ KULLANIMI AZALIYOR"
- Fındık üretim bölgelerinde son üç yıldır gübre kullanım0rin mağduriyetine sebep olduğu ından her yıl yüzde 10-15 civarında azalacak şekilde vazgeçildiği görülmüştür. Özellikle TSP gübresinin kullanımında oldukça azalmalar olduğu, kireç kullanımı konusunda çiftçilerin duyarlı olduğu, imkanlar ölçüsünde 5-10 yılda bir kireç kullanıldığı belirtilmiştir.
- Fındık iç kurduna karşı kimyasal ilaç kullanımı konusunda Giresun, Ordu ve Trabzon'da herhangi bir değişiklik olmamasına karşılık, Samsun ve Akçakoca yörelerinde çoğu üreticilerin 3-4 yıldır ilaç kullanmadığı anlaşılmıştır. Bu durum belli yörelerde bitki hastalık ve zararlılarının popülasyonunda azalmalar olduğunu göstermektedir.
- Fındık maliyetine en fazla etki eden kalemlerin başında hasat işçiliği gelmektedir. Makineli tarımın yapılamadığı / yapılmadığı yörelerde maliyetin en az yüzde 50'ni sadece toplama işçiliği oluşturmaktadır. Buna ilaveten, yapılan tespitlere göre, işçilerin memleketlerinden intikali, evden bahçeye taşınması, barınma giderleri gibi birçok kalemin masraflara ilave edilmesiyle maliyeti artırdığı görülmüştür.
- Küresel ısınmaya bağlı olarak özellikle batı bölgesinde imkanı olan üreticilerin bahçelerine sulama sistemleri tesis etmeye başladığı belirlenmiştir. Samsun ve Sakarya yörelerinde tekniğine uygun sulama sistemleri göze çarpmıştır.
- Samsun-Tekkeköy ile Kocaeli-Kandıra, Sakarya-Kaynarca, Ferizli, Akyazı, Karapürçek ilçelerinde başta olmak üzere, fındık fiyatlarının 2004-2005 sezonunda 7 TL'ye çıkması fındığa olan talebi tetiklemiş ve sözü edilen bu yörelerde aşırı oranda yeni fındık bahçeleri tesisi yoluna gidilmiştir. Ancak üretici son yıllardaki fiyattan memnun olmadığını, birkaç yıl bu şekilde sürmesi durumunda fındığı sökeceklerini ifade etmişlerdir.
"SAMSUN SEBZE TARIMINA YÖNELİYOR"
- Samsun'un Tekkeköy, Salıpazarı, Terme ve Çarşamba ilçelerinde birçok üretici zoraki fındık yetiştirdiklerini, fındık bahçelerinde kurumalar olduğunu, fiyatının ise çok karlı olmadığını, devletin alternatif ve pazarı olan ürün göstermesi durumunda derhal fındık tarımından vazgeçebileceklerini bildirmişlerdir. Zira, Çarşamba ovası gibi taban arazilerde fındık bitkisi taban suyuna bağlı olarak 12-15 yıl gibi kısa bir sürede çürümektedir. Son birkaç yıldır Terme, Çarşamba ve Salıpazarı ilçelerinde fındık
bahçelerinin sökülerek yeniden çeltik, kavak ve sebze tarımına dönüştürülmekte olduğu tespit edilmiştir.
-İşletme büyüklüğünün Trabzon, Giresun ve Ordu'da benzerlikler gösterdiği ve ortalama 15-20 dekar düzeyinde, Samsun, Düzce ve Sakarya illerinde 30-35 dekar büyüklüğünde olduğu belirlenmiştir.
"GÜLEREK TOPLAYAN AĞLAYARAK PAZARLIYOR"
- Asıl fındık üreticilerinin fındığını heyecanla, dört elle sarılarak, bol ve kaliteli olması arzusu ile üretmeye alıştığı, ancak pazarlama safhasında heyecanın karamsarlığa dönüştüğü görülmüştür.
- Fındıkta hasat işçiliğinde kalifiye kavramı fazla öne çıkartılmadığından, özellikle Ordu ili gibi daldan toplamada gelecek yılın ürününe büyük zayiat verilmektedir. Ya yerden toplama ya da kalifiye işçi tercihine gidilmelidir.
- Düzce ve Sakarya başta olmak üzere birçok işletme 2-B'ye göre değerlendirildiğinden, kayıt altına alınamamaktadır. Üreticiler fındığını TMO'ya verememekten yakınmaktadırlar.
- Fındık arazilerinin intikalinde yaşanan sorunlar nedeniyle üreticiler fındıklarını kayıt altına aldıramamaktadır. Bu üretimde de fındık TMO'ya verilememektedir. İntikal masraflarının fazla olması nedeniyle bu sorun devam etmektedir.
- Doğu Karadeniz Bölgesi'nde sonbahar yağmurlarının hasata denk gelmesi harmanlamada büyük problemler yaşanmasına neden olurken, batı bölgesinde ciddi anlamda bir problemin olmadığı belirlenmiştir. Harmanda problem yaşayan yörelerde kurutma ünitelerine üreticiler yüzde 100 destek verebileceklerini beyan etmişlerdir.
UFK tarafından oluşturulan ve UFK Araştırma ve Danışma Kurulu Başkanı Prof. Dr. Turan Karadeniz, İhracatçılar Birliği'nden Ziraat Yüksek Mühendisi Şenel Öztürk, Ordu Ziraat Odası'ndan Ziraat Mühendisi Musa İşler, Ordu Tarım İl Müdürlüğü'nden Ziraat Teknikeri Temel Kotan'dan oluşan komisyon, Batı ve Doğu Karadeniz'de fındık yetiştirilen tüm illeri ve ilçeleri dolaştı. Yüzlerce üretici ile görüşen ve anket yapan komisyon, araştırma ve anket sonuçlarını bir rapor haline getirdi. 30 madde halinde sıralanan
raporda, şu araştırma ve anket sonuçlarına yer verildi:
- Bütün illerde hemen hemen üreticilerin yüzde 99'u fındık piyasasında FKB'yi görmek istemektedirler.
- TMO'da görevli fındık konusunda uzmanların olmaması, randıman alımında yeterince hassas davranılmaması, randımanı etkilemeyecek bazı parametrelerin randımana dahil edilmesi üreticilerin büyük tepkisini çekmiştir.
- TMO'nun belirlediği randıman ile tüccarın belirlediği randıman arasında, çiftçi aleyhine, önemli farkların olduğu, çiftçilerin TMO nezdinde devlete küstüğü belirlenmiştir.
- TMO'nun randımanı yüzde 40'ın altına düşen fındıkları almamasına bağlı olarak yüzde 50 gibi çok düşük fiyatlardan fındığı özel sektöre vermek zorunda kalınması, ayrı fiyat ve ayrı depolanmak üzere bu fındıkların TMO tarafından alınma yoluna gidilmesi sıklıkla dile getirilmiştir.
- Sinop ili Erfelek ve Ayancık ile Kastamonu ili İnebolu ve Doğanyurt ilçelerinde TMO'nun olmayışı üreticilerin mağduriyetine sebep olduğu görülmüştür.
- Fındık hasat işçiliği başta olmak üzere hemen hemen bütün safhalarda ücretli işçilerden yararlanılmaktadır. Zira, işletme sahiplerinin yaklaşık yüzde 90'ı 60 yaş ve üzerinde, emekli olduğu görülmüştür.
"ÜRETİCİLERİN YÜZDE 90'I İLKOKUL MEZUNU VE EMEKLİ"
- Fındık üreticilerinin tahsil durumunun yüzde 90 düzeyinde ilkokul mezunu olduğu tespit edilmiştir.
- Fındık gelirinin tüm gelirler içerisindeki payının Trabzon ilinde yüzde 40, Giresun ilinde yüzde 65, Ordu ilinde yüzde 50, Sakarya ve Düzce illerinde ise yüzde 30-35 olduğu belirlenmiştir.
- Emekli veya başka bir sektörde çalışan fındık üreticilerinin fındıktan başka geliri olmayan üreticilere göre, ekonomik durumlarının iyi olduğu, fındığa bağımlı olan üreticilerin ise bankalara veya tüccarlara borçlu oldukları, kredi alanların her yıl kredilerini kapatıp tekrar borçlandıkları görülmüştür.
- Özellikle bahçe altı ve hasat döneminde nakit paraya ihtiyaç olduğu, en çok bu dönemde banka veya piyasadan para alınma yoluna gidildiği, devletin veya TMO'nun kısa süreli avans verme durumunda, üreticinin fındığı pazarlama durumunda daha güçlü olacakları beyan edilmiştir.
- Üreticilerin tamamı fındıkta mutlaka devlet desteğinin olması ve serbest piyasaya bırakılmaması gerektiği yönünde görüş bildirmişlerdir.
-Fındıkla ilgili en önemli problemin ne olduğu sorusuna, ağırlıklı olarak, piyasada fiyat dengesizliği şeklinde cevap verilmiştir. Bir kısım üretici FKB'nin devre dışı kalmasını en önemli problem olarak göstermişlerdir.
-Akçakoca Kalkın köyünde bazı üreticilerin fındık bahçelerini satılığa çıkartmış olduğu, yine, son yıllarda fındıktan alınan paranın masrafları karşılayamamasına bağlı olarak fındık bahçelerini terk edilmeye başladıkları bildirilmiştir.
"GENÇLİK FINDIĞA İLGİSİZ"
- Gençliğin fındık yetiştiriciliğine fazla sıcak bakmadığı, özellikle Doğu Karadeniz Bölgesi'nde işletmelerin günden güne küçülmesi sonucu ekonomik olmamasına bağlı olarak zaman içerisinde terk edileceği dile getirilmiştir.
-Genel olarak fındık fiyatına göre fındık bahçelerine bakım ve gübreleme yapıldığı, fiyatların düşük olduğu yıllarda masraflardan kaçınıldığı görülmüştür.
- Genel olarak fındık üretim bölgelerinde besicilik ve mandıracılık dışında evlerde beslenen küçük ve büyük başhayvanların giderek azalması sonucunda, çoğu işletmelerde tel ve çit yapımına gerek duyulmadığı belirtilmiş, bahçelerden ot ve mantar geliri gibi ilave gelirlerinin olmadığı görülmüştür.
- Trabzon, Giresun ve Ordu illerinde gübrelerin hemen hemen tamamı yüzeye serpme şeklinde verildiği, Samsun, Sakarya ve Düzce yörelerinde uygun arazilere çapa makineleriyle toprağa karıştırılarak verildiği anlaşılmıştır.
- Düz alanlara sahip işletmelerde traktör ve diğer tarım aletlerinden yoğun bir şekilde yararlanılmaktadır. Bu da maliyetlerin düşmesine imkan vermektedir.
"İLAÇ KULLANIMI AZALIYOR"
- Fındık üretim bölgelerinde son üç yıldır gübre kullanım0rin mağduriyetine sebep olduğu ından her yıl yüzde 10-15 civarında azalacak şekilde vazgeçildiği görülmüştür. Özellikle TSP gübresinin kullanımında oldukça azalmalar olduğu, kireç kullanımı konusunda çiftçilerin duyarlı olduğu, imkanlar ölçüsünde 5-10 yılda bir kireç kullanıldığı belirtilmiştir.
- Fındık iç kurduna karşı kimyasal ilaç kullanımı konusunda Giresun, Ordu ve Trabzon'da herhangi bir değişiklik olmamasına karşılık, Samsun ve Akçakoca yörelerinde çoğu üreticilerin 3-4 yıldır ilaç kullanmadığı anlaşılmıştır. Bu durum belli yörelerde bitki hastalık ve zararlılarının popülasyonunda azalmalar olduğunu göstermektedir.
- Fındık maliyetine en fazla etki eden kalemlerin başında hasat işçiliği gelmektedir. Makineli tarımın yapılamadığı / yapılmadığı yörelerde maliyetin en az yüzde 50'ni sadece toplama işçiliği oluşturmaktadır. Buna ilaveten, yapılan tespitlere göre, işçilerin memleketlerinden intikali, evden bahçeye taşınması, barınma giderleri gibi birçok kalemin masraflara ilave edilmesiyle maliyeti artırdığı görülmüştür.
- Küresel ısınmaya bağlı olarak özellikle batı bölgesinde imkanı olan üreticilerin bahçelerine sulama sistemleri tesis etmeye başladığı belirlenmiştir. Samsun ve Sakarya yörelerinde tekniğine uygun sulama sistemleri göze çarpmıştır.
- Samsun-Tekkeköy ile Kocaeli-Kandıra, Sakarya-Kaynarca, Ferizli, Akyazı, Karapürçek ilçelerinde başta olmak üzere, fındık fiyatlarının 2004-2005 sezonunda 7 TL'ye çıkması fındığa olan talebi tetiklemiş ve sözü edilen bu yörelerde aşırı oranda yeni fındık bahçeleri tesisi yoluna gidilmiştir. Ancak üretici son yıllardaki fiyattan memnun olmadığını, birkaç yıl bu şekilde sürmesi durumunda fındığı sökeceklerini ifade etmişlerdir.
"SAMSUN SEBZE TARIMINA YÖNELİYOR"
- Samsun'un Tekkeköy, Salıpazarı, Terme ve Çarşamba ilçelerinde birçok üretici zoraki fındık yetiştirdiklerini, fındık bahçelerinde kurumalar olduğunu, fiyatının ise çok karlı olmadığını, devletin alternatif ve pazarı olan ürün göstermesi durumunda derhal fındık tarımından vazgeçebileceklerini bildirmişlerdir. Zira, Çarşamba ovası gibi taban arazilerde fındık bitkisi taban suyuna bağlı olarak 12-15 yıl gibi kısa bir sürede çürümektedir. Son birkaç yıldır Terme, Çarşamba ve Salıpazarı ilçelerinde fındık
bahçelerinin sökülerek yeniden çeltik, kavak ve sebze tarımına dönüştürülmekte olduğu tespit edilmiştir.
-İşletme büyüklüğünün Trabzon, Giresun ve Ordu'da benzerlikler gösterdiği ve ortalama 15-20 dekar düzeyinde, Samsun, Düzce ve Sakarya illerinde 30-35 dekar büyüklüğünde olduğu belirlenmiştir.
"GÜLEREK TOPLAYAN AĞLAYARAK PAZARLIYOR"
- Asıl fındık üreticilerinin fındığını heyecanla, dört elle sarılarak, bol ve kaliteli olması arzusu ile üretmeye alıştığı, ancak pazarlama safhasında heyecanın karamsarlığa dönüştüğü görülmüştür.
- Fındıkta hasat işçiliğinde kalifiye kavramı fazla öne çıkartılmadığından, özellikle Ordu ili gibi daldan toplamada gelecek yılın ürününe büyük zayiat verilmektedir. Ya yerden toplama ya da kalifiye işçi tercihine gidilmelidir.
- Düzce ve Sakarya başta olmak üzere birçok işletme 2-B'ye göre değerlendirildiğinden, kayıt altına alınamamaktadır. Üreticiler fındığını TMO'ya verememekten yakınmaktadırlar.
- Fındık arazilerinin intikalinde yaşanan sorunlar nedeniyle üreticiler fındıklarını kayıt altına aldıramamaktadır. Bu üretimde de fındık TMO'ya verilememektedir. İntikal masraflarının fazla olması nedeniyle bu sorun devam etmektedir.
- Doğu Karadeniz Bölgesi'nde sonbahar yağmurlarının hasata denk gelmesi harmanlamada büyük problemler yaşanmasına neden olurken, batı bölgesinde ciddi anlamda bir problemin olmadığı belirlenmiştir. Harmanda problem yaşayan yörelerde kurutma ünitelerine üreticiler yüzde 100 destek verebileceklerini beyan etmişlerdir.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.