HACIBEKTAŞ'TA LAİKLİĞİ SAVUNMAK!

Bülent BAŞARAN

HACIBEKTAŞ'TA LAİKLİĞİ SAVUNMAK!
Siyasetçiler her yıl değişik zamanlarda Hacıbektaş'ı, Adıyaman Menzil Köyü'nü, Kıbrıs'ta ve yurdun dört bir yanına dağılmış merkezlerde "dini merkezleri" ziyaret ediyorlar. Bu doğru bir iş midir?

Eğer sen bir siyasetçi ve bir parti olarak yarın çıkıp meydanlara "Biz laiklik istiyoruz. Laiklik bizim için vazgeçilmez bir parti ilkelerimizdir." Diyorsan bu ziyaret yanlıştır. "Biz laiklikten ödün varmeyiz." Deyip, yarın bir şeyhin, pirin yada dedenin ettiği duaya el açıp katılıyorsan yine yanlıştır.

Herşeyde olduğu gibi burada da bir ikiyüzlülük var. Örneğin; bir hükümet temsilcisi Menzil'e gidip Nakşi şeyhi önünde diz çökünce, kıyamet koparılıyor. "Burası laik bir ülkedir. Bu nasıl olur." Diye boğazını patlatıyorsun. İki gün sonra kendin Hacıbektaş'a gidip, Alevi piri yada dedesi önündd aynı şeyi yapıyorsun. Sonra da "TÜM CEMAATLER KAPATILSIN / Türkiye Laiktir, Laik kalacak" diye slogan atıyorsun. Yahu o zaman senin Hacıbektaş'ta ne işin var! Hacıbektaş'ta, dünya ticaret merkezi açılışına mı gidiyorsun?

Menzil'deki dergah ne ise Hacıbektaş'taki de odur. İkisi de bir dini merkezdir. Belli bir inanç formuna sahip insanların kutsalıdır. Ziyaretgahıdır. Sen hem "Tarikatlar cemaatler kapatılsın" deyip, hem Hacıbektaş'ı ziyaret edemezsin. Bunu yapıyorsan ikiyüzlüsündür. Bir Alevi siyasetçi, siyasetçi kimliği ile değil yalnızca Alevi kimliği ile orada olabilir. Bunu anlarım. Ama Alevi olmayan birinin salt siyasetçi kimliği ile orada bulunmasını en hafifinden küstahlık olarak görürüm. Samimi laik olan parti önce Diyanet İşleri Başkanlığı'nın kapatılmasını parti programına alır.

Alevi kurumları da aynı hamasetle hareket ediyor. Onlar da hem laiklik savunusu yapıp, hem de öte yandan dini dergahlarını Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan geri almaya çalışıyorlar. Yahu senin o dergahının şu an Alevilerin kontrolünde olmamasının nedeni laikliğe ilişkin "Tekke ve Zaviyelerin Kaldırılmasına İlişkin" kanunlardır. Hem bir dergahı hem de laikliği savunamazsın. Binlerce caminin devlet tarafından finanse edildiği bir ülkede laiklik savunusu komiktir.

Deniz Göktaş'ın dediği gibi "Alevi oyları kadar kısa bir ziyaret" olacak yarın Hacıbektaş'ta!!! Bir insan hem Türkiye'de tanımlanan laikliği savunup, hem dergah ziyareti yapamaz. Tanımlı olan bu laikliği savunuyorsa, bu dergahın kapatılmasını savunuyordur. Dergahta siyasetçi istemiyoruz. Orası biz Alevilerin kutsalıdır. Hem bunu yapıp hem de yarın Menzil'i şurayı burayı ziyaret edenlere laf edemezsin.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.