Bugün karşımızda olan ve eleştirmekten, karşı koymaktan korktuğumuz devlet yetkilileri, bizim memurumuzdur.

Bülent BAŞARAN

Kanunlara, ahlaka ve anayasaya aykırı bir iş veya işlem yapmadığımız sürece herkesi ve her kurumu karşımıza alıp eleştirebiliriz. Doğrunun, adil ve hakkaniyetli olanın yanında olduğumuz sürece karşımızdakinin kim olduğunun bir önemi yoktur. Peygamber bile yaptığı bazı uygulamalar bakımından yer yer sahabe tarafından eleştirilmiştir.

Devletler halk yaratmaz, halklar devlet kurar. Halk devletin değil, devlet halkın hizmetkarıdır. Bugün karşımızda olan ve eleştirmekten, karşı koymaktan korktuğumuz devlet yetkilileri, bizim memurumuzdur. Onların maaşlarını ödeyen biziz. Birinin birini eleştirmekten veya rahatsız etmekten çekinmesi gerekiyorsa, bundan biz değil, onlar korkmalıdır.

Örneğin Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Hilmi Güler; bizim yaptığımız bir odada ve bizim satın aldığımız bir koltukta oturuyor. O, bizim koltuğumuzda oturabilmek için bizden 5 yıl izin istedi. O koltuğun sahibi değil, misafiridir. Onun evinin nafasını biz ödüyoruz. O bizim çalışanımız. Biz ona değil, o bize itaat etmek zorundadır. O beni eleştiremez. Biz onu eleştiririz. "Acaba bize kırılır mı" diye biz düşünmek zorunda değiliz, o bizi kırmaktan imtina etmelidir. O, kanunlara uygun da olsa birşey yaparken bize danışmak zorundadır. Biz ise hukuki bir sorun olmadığı sürece birşey yaparken ona danışmak zorunda değiliz.

Eğer bizler; "aman belediye başkanını karşımıza almayalım, üzmeyelim" diye, saçma sapan bir itaatkarlığın ve riyakarlığın içinde olursak, olacak tek şey şudur; "bize olan saygısını yitirir ve dalga geçerek bizi yönlendirmeye ve satın almaya kalkar" Ama biz, yanlış yaptığında "sen yanlışsın, bu yaptığının karşısındayız" dersek bize saygı duyar. Fütursuzca davranışlarını düzeltir.

Biz onun bir yanlışına karşı durduğumuz için, elindeki kamu gücünü kullanarak bizden birşeyleri esirgeyecek ve mahrum edecek olursa, bu onun ayıbıdır. Bu onun yanlışıdır. Ve hatta bu onun haddi bile değildir. Çünkü onu oraya "bizim isteklerimizi ve ihtiyaçlarımızı karşılaşın" diye biz getirdik.

Biz halk olarak doğru duracağız, dik duracağız ve emanetçi yöneticileri yanlış yaptıklarında uyaracağız. "Devletin dini, adalettir" meğer ki bu düstura inanıyorsak, adaletin ve doğrunun tesisi için mücadele etmeye devam edeceğiz.
@öne çıkar

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.