Tartışmalar alevleniyor. Aleviler, kendi içlerinde bir kimlik arayışı çabası gösteriyor. Elbette ciddi fikir ayrılıkları var. Ama güzel olan şu ki; bu kimlik tartışmasını bizzat Alevilerin kendisi yapıyor. Yükselen asimilasyon dalgası ile birlikte hükümet tarafından satın alınan işbirlikçi Hızır Paşaların artması, Alevileri daha belirgin bir kimlik oluşturma sürecine itiyor. Bu tarihsel zorunluluk Alevi örgütlülüğünü de yeni model arayışına yöneltti. Çalıştaylar yapılıyor ve Alevi örgütlülüğünde yeni bir reorganizasyona gidiliyor.
Hacı Bektaş merkezli inanç önderliği (postnişi), içinde bulunulan bu asimilasyon baskısına karşı bir refleks gösteriyor. Onlar da dedelik kurumuna bir çeki düzen vermeye çabalıyor. Dedelerin, Aleviliğin gerçek değerleri ile temel ilkelerini benimsemiş ve öğrenmiş, eğitimli dedeler olması için bir yapı oluşturmak istiyor. Dedelerin bölgesel tarikat şeyhlerine dönüşmesini engellemeye çalışıyor. Kişisel müritlerini yaratan, Aleviliği salt cem ritüellerine sıkıştıran, Aleviliğin felsefesinden ve tarihinden bihaber dedelerin artık ortalıkta dolaşmasını istemiyor. Bunu bir yeterlilik kriterine bağlamaya çabalıyor. Postnişi, bu konuda Alevi örgütleri ile sürekli temas halinde ve dağınıklığın giderilmesini istiyor.
Aynı şekilde Alevi "dernek yapıları" ile cemevleri arasında oluşan içiçeliğin yarattığı karmaşa düzeltilmeye çalışılıyor. Dernekler birer sivil toplum örgütüdür, cemevleri ise bu sivil toplum örgütünün sadece aynı binayı kullandığı ayrı bir birimidir. Dernek yönetimleri bir STK gibi hareket etmelidir. Bu iki şey birbirine karıştırılmamalıdır. Cemevi, cem sahibinin istediği bir dede tarafından sadece inançsal ritüellerin yapıldığı bir mekandır. Dernek yönetimi ile cemevi yönetimi farklı şeylerdir. Bunlar birbirine müdahale etmez ve karışamaz.
Dedeler, postnişine karşı sorumludur, onların denetimi de Hacı Bektaş'taki inanç önderliğine aittir. Dernek yönetimleri ise kendi genel merkezlerine ve bağlı olduğu federasyon yönetimine karşı sorumludur. Bu ikisi birbiri ile karıştırıldığı için sürekli biri diğerine müdahale etmeye çalışıyor.
Dedelerin cemi nasıl yönettiği dernek yönetimlerini ilgilendirmez. Aynı şekilde derneğin nasıl yönetildiği de bir dedeyi ilgilendirmez. Bu anlamda hem dernek yönetimleri hem de dedeler merkezi yapıya kavuşturularak denetlenmeye ve bir disipline bağlanmaya çalışılıyor.
Ben kişisel olarak, eksikliklerine rağmen inanç önderliği ile Alevi örgütlerinin birlikte ve koordinasyon içinde yürüttüğü bu çalışmalardan çok güzel sonuçlar çıkacağına inanıyorum.
Yol, cümleden uludur. Aşk ile...
@öne çıkar